29 Aralık 2023 Cuma

Anlayana "NEREYE GİDİYORLAR?"

 

Geçmişte

"Anayurt gazetesi nde yayınlanan KÖŞE YAZIlarımdan..

Anlayana "NEREYE GİDİYORLAR?"

NEREYE GİDİYORLAR?

İstanbul’da Ermeni konferansı.

İçerde;  farklı fikirlere tahammül yok.. Dışarıda, protestoculara..

Adı demokrasi.

 Türkiye’de şu an bir Ermeni problemi mi var ?

Ermeni problemi var ve bu gün Karabağ’da var.

Bu anlı şanlı  sözde akademisyenler, aydınlar!..

Neden aynı konferansı  Karabağ’da yapmıyor,  birilerinin  kendi yaşamadığı, hatta   uydurduğu hikayeleri İstanbul’da dinliyor da,  haydi Erzurumlu Müslüman’ın acıları sizi  sarmıyor, unuttunuz.  Karabağ’da  hala acılar içinde kıvranan mağdurları  neden  dinlemiyorsunuz?..

İstanbul’da oynanan tiyatroya  Başbakan da destek vermiş..

Durur mu  daha dün Mecliste  -bunların ölçüsüne göre “Monolog” şeklinde - Ermeni  paneli düzenleyen ve  Meclise diktirdiği, ateşi sönünce yüksek kazıktan ibaret kalacak olan,  şimdilik iki milyar masrafla yakılan ateşle, gerçekten demokrasi meşalesi  yaktığını  sanan  Bülent Arınç’da sözde konferansı  protesto edenleri ” bir avuç” diye nitelemiş.

Evet protesto edenler bir avuç  ve yürekleri çok büyük  insandı.

 Ya kanattığınız    vicdanlar?..

Onlar  milyonlardı.

 Siz artık milletten esen rüzgarlara kapalı ancak ABD’den AB’den esen rüzgara göre yön değiştirdiğiniz için  farkında değilsiniz.

Hatay’da  bilmem ne toplantısı  tertipliyorlar.

Öne iki “resmi sarıklı “dizmişler yanlarında  onlarca papaz ve kippalı hamam..

Neymiş?

Hatay medeniyetlerin buluşma yeri...

Evet.. Ama.. Hatay, medeniyetlerin dövüşme yeri  değil ki...

Neden gidip aynısını  Kudüs’te yapmıyorsunuz.?..

 Bağdat’ta yaparak “Ey zalimler ne yapıyorsunuz “demiyorsunuz?

Sahi, Hatay neden seçildi?..

Misak-ı Milli İçinde kaldığı halde bizden koparılan ancak, son katılan vatan parçası olduğu için mi? AB’de  nazlanan Fransız’a  rüşvet için mi seçildi...

Gerekçeniz ne?

Kime neyi ispat etmek için çırpınıyorsunuz?..

                  11

Halkın, birikimleri, malları  birilerine pazarlanıyor!..

 

“Satacağız da  satacağız “diyorlar.

”Hak, hukuk tanımadan illa da satacağız..

 

Nereden getirirseniz getirin. Kime hizmet ederseniz edin, gayeniz ne olursa olsun.

Yeter ki parayı verin alın gidin” demeye getiriyorlar.

Yanlarındaki  Karartıcılar..

 

Çantacılar..

O kuruluşlar özelleştiğinde   yeni sahipleri nezdinde beş para etmeyecek  

sözde “adamlar”, “tabi efendim ne yaparsınız doğru “diyebilir.

Ama millet sıkıntısını çeker..

 

Elin oğlu özelleştiriyor ancak kendi adamını veriyor.Daha iyi işletecek birilerine.. 

Ha çağırıp genel müdür olarak kuruluşun başına geçirmişsin Mustafa’yı ha, sahibi olarak ona 

emanet etmişsin.

Yabancıların yaptığı bu.

Ama sen ne yapıyorsun.

Paravan arkasında  başkalarına

  teslim ediyorsun milletin birikimlerini......

 

Gerçi oda başka bir şey..

Çünkü  çoğu tarikat eğitimi, erkanı aldığı söylenen  bir   guruh; hak  

hukuk, insan ve İslam hakları deyince kulaklarını sağır ediyor.

Sadece çıkarına, bu gün ne kadar 

götürürüm , yandaşlarımıza ne kıyak yaparız onun derdindeler.

Belki elin oğlu daha  bir ahlak

esasına, yasa  bağlığına sahiptir. Zira , İsrailli silah satıcısı-kumarhane işletmecisi 

Bay OFER’er belki hala Tevrat’a bağlıdır da bunlar gibi  Ramazan ayında insanları açlığa, 

 

üç aylarda  parasını ödediği suyunu keserek  susuzluğa, elektriğini keserek  karanlığa  belki 

 boğmazlar..

Kendi çıkarlarına, eş dost  yararına iktidar gücünü kullanıyoruz diyerek çeteciliğe 

soyunmazlar..

Belki  bay Ofer, yatğı iş ve işlemlerde  yasalara daha bir  saygılı olur.

Çünkü onların  hala unutmadıkları bir kitapları vardır

.

Bunlar; Kitab’ıda, inancıda  her kutsalı kendi işlerine geldiği gibi kullanıyorlar. Kullanmaya devam ediyorlar... Ha  biz olanları duymadık diyebiliyorlar.

Kat kat örtüler örtükleri makamlarına, evlerine perdeleri geçerek, ulaşıp duyurduğunuzda da   kulaklarını tıkıyorlar.

Hakşinaslığı değil, tarikat birliğini, parti bağlarını öne çıkarıyorlar.

Haksızlıkları es geçerek zulmün devamını sağlıyorlar.

Başbakan, sürekli geziyor aşağıda ise adama iş buldukları  işe yaramaz takımı kendi işlerine bakıyor.

Gerçek bir İslam anlayışına sahip olsalar her halde  en ufak haksızlık karşısında  irkilir,  kendilerine çeki düzen verirlerdi.

Eskiden tasavvuf önderleri kendilerine verilenleri yanlarına bırakmaz, başaklarına ikram edermiş, kendi geçimlerini kendi emekleri ile sağlarmış.

Şimdikilerde kelpler  gibi ne gelirse yiyorlar.

Onun için onların şakirtleri de  kendi önlerine gelen kemikleri kemirmekle  meşgul, eğer yağlı kemik yoksa milletin işlerini güçlerini bıkıp kendilerinedaha yağlı kemik bulma peşindeler..

Dün “hırsız” diye  afişe ettiklerinin adamları ile  her an hem haller.

Yüzlerinin perdesi sıyrıldığı içinde hiç utanmadan  “Görüştük.. Konuştuk..Yaptık.. Devam edeceğiz” diyebiliyorlar.

Ben anlamıyorum.

Ama  bir yerlere gidiyorsunuz.

Daha önce yazmıştık:

İçerde kimi çevrelerce 

 zaten meşruiyetiniz yok.

Dışarıdaki desteğiniz ise  vereceğiniz ödünlere bağlı.

Milletle arasızdaki

tek bağ, hala dürüst olduğunuza inanması.

 

Bu gün diyorum ki, milletle aranızdaki bağ  çok hızlı bir şekilde kopuyor.

İş başına getirdiğiz işe, güce yaramaz  takımı ve kapıkulları sayesinde batıyorsunuz..

milletin 

birikimlerini ucuz pahalı  ne idiğü bilinmezlere pazarladığınız için batıyorsunuz.

Sizin batmanız 

bir şey değil de, sıkıntısını millet çekecek..

Zira zulümle kimse abat olmamıştır.

Ve zulmün  

sonu da yoktur. Millete zulmetmeyin, sağa sola yerleştirdiğiniz yeni yetmelere dilim 

varmıyor...”p..”lere  ortalığı bırakıp uzaylarda dolaşmayın ,milletten kaçmayın.milleti dinleyin..

Başvekil Konuşmuş:  “Ben, özgürlüklerin en geniş anlamda

yaşandığı bir Türkiye'de yasamak istiyorum” 

Bende istiyorum ama sizin idarenizde  hiçbir emare de görmüyorum...

 

İktidar gücünü yanlış yerlerde kullanarak,  karanlıklar içinde satılan kamu mallarından..

 Meydanlarda  biraz konuşacak olanların  ağzını kapattırıp, alanlardan  uzaklaştırdıklarınızdan.. 

Parasını ödediği halde suyunu, elektriğini  kestiğiniz/ kestirdiğiniz.. İnsanları aşsız ekmeksiz 

bıraktığınız/ bıraktırdığınızdan  olumlu bir  icraat göstermiyorsunuz.. Durup dururken boş yere 

 milleti üzüyor, fırsat  bekleyenlere koz veriyorsunuz..

Gidişatınız iyi değil, yönünüz yön değil..Tez elden aklınızı başınıza alın.İktidar gibi davranın..

İnşallah gideceğiniz yer  sadece Yüce Divan’la sınırlı olurda, millete birde yasınızı tutturmazsınız..

  Necati Çavdar –26.09.2005 

 https://www.facebook.com/notes/954600031616542/

Geçmişte

"Anayurt gazetesi nde yayınlanan KÖŞE YAZIlarımdan..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BU da BAŞBAKAN.... ve yorumlar

 https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/113784615410249 BU da BAŞBAKAN.. Mehmed Zahid Çalışkan S n s r d o o t p e 8 i   7 h 6 2 1 2 k...