Mustafa Özel "Üniversiteli gençlere şunu söyledim: Ben sizin sıralarınızda iken, SSCB diye devasa bir yaratık vardı. Ekonomik bakımdan Çin’in dört misli (kişi başına gelirde 16 misli!), Güney Kore’nin yüz misli büyüklükte idi. Aradan ancak çeyrek yüzyıl geçti. Şimdi Çin, Rusya’nın beş misli (eski SSCB’nin dört misli), Güney Kore ise Rusya’nın bir buçuk misli ekonomik değer üretiyor. Bir sıfır ilavesiyle, 25 yerine 250 yıl geriye gittiğimizde çok daha ilginç gerçeklerle karşılaşıyoruz. Bugün Bangladeş denince aklımıza açlık ve sefalet geliyor. Oysa 18’inci yüzyıl ortalarında dünyanın en yüksek kaliteli üretim bölgesi Bengal Körfezi çevresindeki alandı. Angus Maddison’ın OECD tarafından yayımlanan The World Economy: Historical Statistics (Paris, 2003) başlıklı çalışması, 1820 yılında bile dünya hasılasının yarısının Hind ve Çin kaynaklı olduğunu gösteriyor; ABD’nin üretim gücü Hind’in henüz dokuzda biri kadardır. Yüz yıl sonra, 1913 yılında ise ABD, Çin ile Hind’in toplamından daha fazla ekonomik değer üretmektedir! Kapitalist sanayi devrimi bütün dengeleri alt üst etmiştir.
Coğrafî keşiflerin eşiğindeki 1500’e gittiğimizde, Çin ile Hind’in her biri dünya hasılasının dörtte birini, yani toplam olarak yarısını sunmaktadır. Bin yıl geriye gittiğimizde ise, hesaplanabilir dünya hasılasının %33’ü Hind’de, %26’sı Çin’de üretilmektedir. 1950 yılı, Batı dışı dünya için uçurumun dibini, 2000 başları ise yukarı doğru yükselişin eşiğini gösteriyor. 1950’de ABD’nin payı %27’yi geçerken, Çin ile Hind’in her biri %4 dolaylarına gerilemiştir. 2001 verileri ise ABD payının %21’e gerilediğini, 15 üyeli AB’nin %20’lik paya ulaştığını, Çin’in %12, Japonya’nın %7, Hindistan’ın ise %5’lik payları geride bıraktığını gösteriyor. SSCB’nin payı 50 yılda %10’dan %4’ün altına inmiştir.
Görüldüğü üzere, iktisadî canlılık belirli bir coğrafyada sabit kalmıyor. Talih kuşu, toplumdan topluma uçup duruyor. Bin yılı özetlersek, önce Çin yükseliyor, ardından Hind. Sonra Akdeniz dünyasının çiçeklenmesine tanık oluyoruz. 16’ncı yüzyıldan itibaren üstünlük Kuzey ve Batı Avrupa’ya geçiyor, Atlantik dünyasının yükselişini seyrediyoruz. 20’nci yüzyılda merkez Pasifik’e kayıyor. Yüzyılın son çeyreğinde ise Pasifik’in batı tarafına, yani yine Çin’e. Düşmez kalkmaz bir Allah!"

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder