https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/10157913582592700
Şu manzarayı görünce iki KELAM edeyim dedim..
Bizde çoğu okullar artık hapsane oldu.
Sabah, çocuk servisle alınıp "paket olarak" oku denen binalara kilitleniyor..
servis imkanı olmayanlar da gelir gelmez, sanki hapsane girişi gibi GÜVENLİK kulübesiyle karşılaşıp içeri hapsediliyor..Ve okul çıkışına "mesai bitimine" kadar DIŞARI yasak...
Okul denen yapıların çoğuda bahçeli değil.Bahçesi olanda beton kaplı..Ne ağaç ne kuş.
Tabiattan, insandan uzaklar..
ne hayatı tanıyorlar..ne iyi ne kötüyü bilip mukayese edebiliyorlar..
Hepsi tek tip..
Hepsi aynı düzeyde.
ne beceri ölçen var.Ne kabiliyet değerlendirmesi..Hepsine aynı müfradat..
Yanımız da yeni açılan bir İmam - Hatip ortaokulu var.. hemen yanında da camii..
Çocuklar, Cuma günleri camiye gelip vatandaşla aynı yerde ibadet ediyorlar.Cami sanki onlar için uygulama alanı idi..
hem halk içinde nasıl durulur, nasıl davranılır eğitimin ide alıyor.
Vatandaş da yeni nesille berber olmanın huzurunu yaşıyordu.
Birden ayakları kesildi..
"Güvenlik" gerekçesiyle adeta birer "Hapsane Müdürü" ve de "gardiyanı" konumunda davranan idareciler içeri mescit yaptırtarak çocukları okula hapsetmişler..
ve bununla da övünüyorlar..
yanında milletin yaptığı hazır cami varken onca masrafla camiye eş değer 150 kişilik mescit yaptırmışlar.
ne olacak.
sadece öğrenciler, halktan kopuk öğreticiler; ibadet edecekmiş.
Halk ise girmesi yasak..hatta veliler bile özel izinle içeri girebildiği bir yapıda;
Özgürlük.
Serbest düşünce
Kendini geliştirme
İyi ve kötüyü ayırt etme mümkün mü..?
Artık "okul "denen binalardan uzaklaşıldığı,
bilginin saniyede 300 bin km hızla dolaştığı,
"öğrenici" diye betonlara mahkum edilen alanlarda çoğu "öğreticilerinden "fazla bilgi sahibi olduğu bir zamanda
Hayattan kopuk olarak - Paket olarak teslim alıp paketlenerek gönderilen masum yavruların - Hepsine aynı şeyleri yükle ve paketle.. Bu ana da öğretim de..
Sadece evde ana babasının kontrol edemediği çocukları oyalar, bir şeyler yüklersiniz..
karşıdaki amcaya, yandaki nineye SELAM verip hatır sormayan.
Yağmur, çamur, yeşillik bilmeyen..Kuş sesi duymayan
Herhangi bir esnafla karşılaşıp -alım satım yaptırmayarak- , (cebindekinin hesabı kitabı bilmeyen (cebindekinin değerini bilmeyen),
rekabeti anlamayan ..
-"Güvenlik" diye egonuzu tatmin için Camiden bile çekip alarak dört duvara hapsederek - Hayatın gerçekliklerinden habersiz,
hatırası, hikayesi olmayan..
sadece idareden yılan , ürkek..
duygusuz ve bencil bir nesil olarak hayattan kopuk olarak sudan çıkmış balık gibi topluma sürersiniz..
...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder