8 Kasım 2021 Pazartesi

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Metin Hülagü: "Harflerin değişmesi gibi bir çok uygulama yeni rejimin oturması için yapılmıştır."

 https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/494487790584561

8 Kasım 2012 
Herkese Açık ile paylaşılıyor
Herkese Açık
Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Metin Hülagü: "Harflerin değişmesi gibi bir çok uygulama yeni rejimin oturması için yapılmıştır."
İNÖNÜ:
"Harf devriminin tek amacı ve hatta en önemli amacı okuma yazmanın yaygınlaşmasını sağlama değildir.Okur-yazar oranının düşük oluşunun yegâne sebebi alfabenin öğrenilmesinin zor olduğu değildi.Devrimin temel gayelerinden biri yeni nesillere geçmişin kapılarını kapamak,Arap-İslam dünyası ile bağları koparmak ve dinin toplum üzerindeki etkisini zayıflatmaktı.Yeni nesiller, eski yazıyı öğrenemeyecekler, yeni yazı ile çıkan eserleri de biz denetleyecektik.Din eserleri eski yazıyla yazılmış olduğundan okunmayacak, dinin toplum üzerindeki etkisi azalacaktı.
İnönü, Hatıralar C.II s 22 "
Bir 1 kişi görseli olabilir
Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Metin Hülagü:
29 Ekim 1923 sadece sembolik bir tarihtir. Cumhuriyete giden yol 1683 den başlıyor.
Askeri vesayet dönemi; Yeniçeri teşkilatının kaldırılmasıyla başladı. Cumhuriyetle zirve yaptı.
Bizde ki cumhuriyet de ideal cumhuriyet değil...
SERVER Vakfı "Çarşamba Sohbetleri" programına konuk olan Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Metin Hülagü, cumhuriyete gelinen süreci anlattığı toplantıda, " 29 Ekim 1923 sadece sembolik bir tarihtir. Cumhuriyete giden yol 1683 den başlıyor." diyerek Cumhuriyete giden yolda yaşanan hadiseleri aktardı.
"Cumhuriyet bir süreç. Viyana bozgunundan bu yana gelen Tanzimat'la devam eden bir sürecin son noktası. Cumhuriyette yapılanların tümünün kökü Osmanlı da vardır. Osmanlı'da yapılmak istenip de yapılamayanlara Cumhuriyet ile nokta kondu.... Yeniçeri teşkilatının kaldırılması sadece bir askeri operasyon değil, yönetimin el değiştirmesidir. Yönetimin; Ulama sınıfının elinden çıkarak askeri sınıfa geçmesidir.Askeri vesayet dönemi Yeniçeri teşkilatının kaldırılmasıyla başladı Cumhuriyetle zirve yaptı.... Dünyada uygulanan Komünizmin ve diğer izim uygulamalarının da versiyonu var. Cumhuriyetin de var.Bizdeki cumhuriyet de ideal cumhuriyet değil. " değerlendirmesinde bulunan özetle şu fikirleri ileri sürdü:
- Cumhuriyet, hemen olmuş bir şey değildir.Birileri çıkıp ilan etti, diğerleri alkışladı şeklinde bir günde ilan ettiği bir şey değil.Uzun zaman ve ciddi sıkıntılar olmuş, karışık olaylara neden olmuştur.. Barajın dolma sürecine benzer bir şeydir. Barajı yaparsınız. Dereler ırmak olur. Irmak, barajı doldurur. Dolması için bir zaman geçer. Cumhuriyete de böyle bir süreç sonunda gelindi.
Viyana bozgunu ile başlayan öz güven eksikliği ve devleti yeniden eski gücüne ulaştırmak için ıslahat hareketlerinde Batı'ya yönelindi. Batı modeliyle değişim ve yenilikler şeklinde Devlet politikası olarak sürdü. Osmanlıdaki yenilik hareketleri lll. Selim, ll. Mahmut ve Abdülhamit dönemlerinde zirve yaptı.
1918'e kadar Osmanlıda yaşananlar fikri süreci oluşturdu. 1918 den sonraki çeşitli olaylar bu sürece temel teşkil etti. Osmanlıda tebaanın en sonda olduğu piramit Tanzimat ve ıslahat hareketleri ile önce yana yattı Cumhuriyetle pitamit ter dönerek Tebaa en üste geçti.
Daha önceleri yönetime ulama hakim idi. Ulama, kendi yapamadıklarını Yeniçeriye yaptırarak yeniçeriyi kullandı. Yeniçeri kaldırılınca ulama pasifize edildi.Yeniçerinin kaldırılmasında askeri teşkilatlanma yapıldı. Fakat yeni teşkilata , Asakir-i Mansure-i Muhammediye ismi verilerek batı tipi İslami kılıfa sokuldu.Ulamanın ve halkın tepkisi önlendi. Sonuç da ulama, yönetimden pasifize edildi.. Yeniçeri Ocağı'ın kaldırılması askeri bir yenilik olarak gösterilse de aslında yönetimin el değiştirmesidir. Ulama gücünü kaybetti. Yönetim dini olmaktan çıkarak dünyevi oldu. ll. Mahmud'dan sonra ulama değil askeri yönetim başlamıştır.
ll. Mahmut'tan sonra yönetim asker elindedir ve hiç bir zaman Ulamanın eline geçmemiştir.
Yeniçeri teşkilatının kaldırılması sadece bir askeri operasyon değil, yönetimin el değiştirmesidir. Yönetimin; Ulama sınıfının elinden çıkarak askeri sınıfa geçmesidir.Askeri vesayet dönemi Yeniçeri teşkilatının kaldırılmasıyla başladı. Cumhuriyetle zirve yaptı.
- ll. Mahmud'dan sonra ulama değil askeri yönetim başlamıştır.
ll. Mahmut'tan sonra yönetim asker elindedir ve hiç bir zaman Ulamanın eline geçmemiştir. Ancak askeri vesayet dönemin içinde 1950, 1980 ve 2002 de kırılma yaşanmıştır.
- Fransız ihtilali Osmanlıyı da temelden etkiledi. Fikri ve kültürel olarak bizi en çok etkileyen ülke Fransa'dır. Bir çok kanun ve düzenleme Fransa'dan alınmıştır.
1839 dan sonra Batı değerleri paralelinde çıkarılan fermanlar ile Osmanlı devleti yarı yarıya laikleşmiştir.
- Abdülhamid'in iktidardan uzaklaştırılması Abdülhamid'in tahtan uzaklaştırılması değil; bir düşüncenin, kültür ve medeniyet anlayışının yönetimden uzaklaştırılmasıdır.
Meşrutiyet yönetimleri ile oluşturulan Meclis, seçim, siyasi parti gibi uygulamalar Cumhuriyete giden yolda Osmanlı devletinin zihniyet değişimidir.
Cumhuriyette ne var ise ne yapıldı ise Osmanlıda konuşulmuştur. Tüm ithal izimler Osmanlıda da vardı. Çeşitli fikri akımlar içinde "Batıcılık" fikri, Cumhuriyet döneminde harfi harfine uygulanmıştır. Osmanlıda da var olan "Batıcılık" ve "Türkçülük" fikir akımları Cumhuriyette temel ideoloji oldu. Laiklik, hukuk değişikliği, okullar vs gibi yapılan hiç bir inkılap yoktur ki Osmanlıda temeli atılmasın..Cumhuriyette yapılanların tümün kökü Osmanlı'da vardır. Osmanlıda yapılmak istenip de yapılamayanlara Cumhuriyet ile nokta kondu. Osmanlıda başlayan ancak bitirilemeyen konular Cumhuriyette tercih yapılıp sadece nokta konmuştur. 29 Ekim 1923 sadece sembolik bir tarihtir. Cumhuriyete giden yol 1683 den başlıyor.
- Başkentin değişmesi, Harflerin değişmesi gibi bir çok uygulama yeni rejimin oturması için yapılmıştır. Her rejim değişikliğinde kurbanlar olabilir.
- Vahdeddin , Vatan haini değil.
Damat Ferit'de vatan haini değil gafil olabilir, yanlış yapabilir fakat vatan haini değil.
Osmanlı dada "Vatan haini" diye damgalanan kişilerin hepside samimi insanlardı. Kendi fikirlerini dile getirmiş olabilirler. Yanlış yapmış da olabilirler. Gafil de. Ancak vatan haini değillerdi.
- Vahdeddin - Mustafa Kemal çatışması kişisel bir çatışma değil. Temsil etikleri dünya görüşünün yansımasıdır. Düşünce beyanlarıdır. Vahdeddin , gelenekçi..Mustafa Kemal Yenilikçidir..Mustafa Kemal ve Vahdettin birbirlerini çok ağır kelimelerle suçladılar. Ancak küfür etmediler. Çünkü onların makamlarına küfür etmek yakışmazdı.
- Osmanlıca zor bir dil idi. Bunun değişmesi için Midhat Paşa ve Enver Paşa çalıştılar. Hatta Abdülhamit, "Osmanlıca ; Türkçe- Farsça- Arapça dillerinden karma ve zor bir dil diyerek doğrudan Arapça'ya geçilmesini savundu. Ancak Said Paşa, " Osmanlıca gider ise Türklük biter" diyerek Abdülhamid'i ikna etmiştir.
- Saddam, Kaddafi ve Esad gitmediler. Ülkeleri ne hale geldi. Gerek Abdülhamid gerekse Vahdettin , "İstemiyorsanız çekiliyoruz" diye çekip gittiler.. Ülkede, iç savaş, kaos ve yıkım olmadı. Abdülhamid direnmedi.. Abdülhamid, isteseydi gitmezdi. Çatışma olurdu.. Vahdettin gitmeseydi belki Ankara ile İstanbul savaşırdı.."Kan akmasını, iç savaş çıkmasını , ülkenin ağır tahribata uğramasını" önlediler.
Saddam, Kaddafi ve Esad'ın gösteremediği öz veriyi Abdülhamid ve Vahdettin göstererek devlet ve milletin huzuru için kendilerini feda etmişlerdir.
- Osmanlının eski gücüne kavuşması için yaptığı batı modeli , ithal değişim ve yenilikler işe yaramadı, Osmanlı yıkıldı.
- Komünizmin ve diğer izim uygulamalarının da versiyonu var. Cumhuriyetin de var.Bizde ki cumhuriyet de ideal cumhuriyet değil.
(Necati Çavdar)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BU da BAŞBAKAN.... ve yorumlar

 https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/113784615410249 BU da BAŞBAKAN.. Mehmed Zahid Çalışkan S n s r d o o t p e 8 i   7 h 6 2 1 2 k...