Dadaş Ahmet ağa.
https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/10159743165827700?notif_id=1635847542252395¬if_t=feedback_reaction_generic&ref=notif
Sabah, hava puslu..
Adeta bulut yere inmiş..
Güneş. belli belirsiz..
Her gün teras köşkünden inerek
"çoluk çocuk aç.. Beni behliyor" diye çevredeki kuşlara ekmek-su veren Erzurumlu Ağmed ağamız henüz ortaya çıkmadı..
..
Neyse güneş pus ve sis içinden sıyrılıp biraz yüzünü göstermeye başlayınca binanın soğuk gölgesinden güneş vuran duvarın sıcak duldasına kendimi attım..
Ahmed ağayı bekleyen ve adeta mahalle bekçiis konumunda ki “sarı kedi”, biraz naz ve keyf gösterisinde bulunup “ilgilen der” gibi davrandı, pozlar verdi..
Bu ara da kucak dolusu ekmekle Akın sitesi tarafından Ahmed ağamız çıka geldi..
Geldi ama sokaklara atılan tüm tüm ekmeklerin üzüntü ve kızgınlığı ile..
"şuna bak..
Hiç dokunmadan ve bayatlamadan bunları çöpe atmışlar..
Bir de bu memleket de fakirlik var diyorlar..
Şu israfa bak..
Olacak iş mi?"
diye söylenerek sokaklardan topladığı ekmekleri parçalayıp ıslatarak kuşlara, kedilere ikram etti.
Ahmet ağa, " elimizden başka bir hayır gelmiyor.. Hiç değilse kuşlara yedirmek için Sokaklar atılan ekmeği topluyor.. Evden getirdiğim suyu kuşlara veriyorum" diyor..
Her sabah, aynı işi aksatmadan yapıyor..
………
Kim neyi nasıl bilecek ki?
Her şeyin bileni, sahibi, alim Allah..
Daha önce başka yere kapılanmıştık, nasip oldu Ahimesud /Alsancak zirveye taşındık..
Demek nasip de Dadaş Ahmed ağayı yakından tanımak varmış..
Üstelik aynı bina da ALS AVM'nin komşusu...
.............
Erzurumlu Ahmed ağa, Ahimesud da bölgenin en yüksek tepesine kurulmuş binasının teras katında oturuyor.
Terasına çektiği bayrağın altında bağrını poyraza verip, kahvaltısını yapıyor .
Serde DADAŞlık var.
Sanki Palandöken zirvesinden enginleri seyreder gibi, angara hilali ve Sincan ovası Abduselam dağına kadar ayakları altında.
İlk zamanlar ,”çoluk çocuk “aç kalmasın dediği kuşlar için teras da ekmek ve su veriyormuş..
Ancak kuşların sık sık Ahmed ağayı ziyaretinden alt komşu şikayetçi olunca “kul hakkına girmeyeyim” diye ..
Kuşlara, kedilere yem su için karşıdaki boş alanı mekan tutmuş..
Her gün çevreden topladığı ekmekleri onlara ikram ediyor..
Ahmed ağanın çevreden ekmek toplamasına aile “laf ederler… Kendi evi için “ topluyor zannederler diye karşı çıksa da
“Ameler; niyete göredir” dusturu gereği “kim ne derse desin.. Hiçbir hayrımız yok. Hiç değilse böyle bir sevap işleyelim diye” Hak’kın dilsiz kullarına ikram da bulunuyor.
Ha aslında hal dileri ile onlarda bu hizmet karşılığı olarak Ahmed ağaya teşekkürü unutmuyor.. gerek hal ve hareket gerekse çıkardıkları seslerle sevinçlerini belli ediyorlar..
Anlayna…
/////////////////////////////////////////////////////
https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/10159734353267700
Güldane ablanın güzelleri..
Ve Erzurumlu Ahmet emmi...
Köyde üretim alışkanlıklarından uzaklaşıp "Söz de şehir" de "kutu hapsanelere" tıkılan ANADOLU insanı,
"Kursak kavurgasını ister" kabilinden yine de ruhuna uygun yol bulmaya çalışıyor..
//////////////////////////////////////////////////
Ahimesut, Suvari mahallesinde karşılaştığımız tavuklar...
https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/10159740493872700
//////////////////////////////////////////////////////////
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder