18 Ekim 2021 Pazartesi

Nihat Ergün’le “Adım Adım Siyaset”

 

https://www.facebook.com/servervakfi/photos/a.998855286802036/998855846801980/


Nihat Ergün’le “Adım Adım Siyaset”
Server Vakfı’nın “Bir yazar & Bir Kitap” konulu programına katılan Bilim ve Sanayi eski Bakanı Nihat Ergün “Adım Adım Siyaset” ismini verdiği hatıra, tespit ve önerilerini anlattığı kitabını tanıttı.
AK Parti Kurucusu, Kahramanmaraş eski milletvekili ve SERVER Vakfı başkanvekili Av. Mehmet Ali Bulut yönetiminde yapılan oturumda gençliğinde sosyalist, aşırı milliyetçi, liberel düşünce akımlarını değil de “İslamcı “ düşünceyi tercih ederek RP de siyasete başlayan ve AK Parti kadrosu içinde yer alan, Belediye Başkanı, İl Başkanı, milletvekili- Grup başkan vekili , Genelbaşkan Yarımcılığı ve Bakan olarak çeşitli siyasi kademelerde bulunan
Nihat Ergün, kitabında yer verdiği konular hakkında bilgi verdi.
“Siyaset hayatında her anının hesabını vermeye hazır “olduğunu, “giydiği çorabın bile nereden aldığını, faturasıyla ispatlayabileceğini” söyleyen Ergün, siyasetin pahalı olduğunu belirterek bunun siyaseti yozlaştırdığını öne sürdü.
" Daha önce..Gençlik yıllarımızda ve siyasi faaliyetlerimizde savunduğumuz bazı yanlışlar var. O gün için savunduk. Yine savunuruz. Fakat yanlıştı. O yanlışları yaptığımız, savunduğumuz için pişman da değilim.. İnsanlar yaşadıklarını kayda almaz ise unutulup gidiyor.. Çünkü Yaptıklarımız var. Yapamadıklarımız var. Yanlış yaptıklarımızda var. Bunlar kayda geçsin. Bu tür işler kayda geçilmediği için bekli de tarih tekerrür ediyor. Yoksa kayda geçse insanlar bundan ders alsalar, analiz yapsalar yanlışlar tekerrür etmez.. " diyerek kitap yazdığını belirten Nihat Ergün, konu başlıkları ile kısa kısa şunları söyledi:
BASKI:
İnsanlar baskı altında..
Kendi gurubunuzda Troller.. Karşıda ise muhalefetin baskısı var.
Kendi gurubunuz da “vay neden böyle konuştun” diyorlar. Muhalefet de işin özünü değil de karşı tarafı sıkıntıya sokacak çıkarımlar yapıp, olayı farklı sunabiliyor.
Hakikat; baskı altında olmamalı. Yoksa toplum, çürür.
Büyüklerimiz, “ bir yanlışım olursa Allah için söyleyin” der. Yanlışı söyleyene de kırılıp, alınmazlardı. Emr-i bil maruf yaparlardı.
İSLAM İDEOLOJİ DEĞİL
İslam, ideoloji değil. İdeoloji ile inancı yarıştırmamak gerek. İnanç, ideolojiye dönüştürülmemeli. Bu yanlışı geçmişte yaptık. İnanç ideolojiye dönüşünce ahlak yönü yok oluyor.
SOSYAL HAYATA DAİR:
İslamcı çizgi de yol aldık. Ancak hayatın akışında da bazı olaylara çözüm bulamadık. Mesela evlilikler, düğün yapılacak. Düğünde de “Yasin” okundu.Cenazede de. Hâlbuki aralarında fark olmalıydı. Bize düğün nasıl yapılacağı değil de nasıl yapılmayacağı anlatıldı. Daha o noktayı geçemedik. Köylerde düğünler, at yarışı, cirit..Güreş vs şeklinde şenliklerle yapılıyordu. Onu şehir hayatına da taşıyamadık..
MİLLETVEKİLİ:
Milletvekili tayin terfi işiyle uğraşmamalı. Problemlere köklü çözüm üretmek olmalı.
BELEDİYELER RANT KAPISI OLMAMALI
En önemli yetki kişinin mülkiyet hakkı ile alakalı yetkidir. Belediyeler, yaptıkları imar deşikliği ile insanları zenginde edebilir, fakirde yapabilir.
Belediye başkanı istediği gibi imar yapamaz. Ben yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı yaptım. Bu konuda başarılı olamadım. İmar yetkisiyle ilgili düzenlemeyi yapamadık.
BAŞKANLIK SİSTEMİ:
Mevcut sistemin ne olduğu belli değil. Sisitem belli olsun. Tartışarak buna karar verelim.
Başkanlık sitemi teklifinin içi doldurulamadı. O yüzden tartışılamıyor..
SİYASET İNSANİLEŞMELİ.
Parti liderleri, birbirleri ile ailece görüşmüyor. Karşı parti milletvekilleri pikniğe beraberce gitmiyor/gidemiyor.
Buda siyasette gerginlik ve kutuplaşmaya neden oluyor.
OKUMADAN İMZA ATIYORUZ:
Bakanlar Kurulunda saatlerce imza atarsınız. Konuyu tartışmazsınız. Çoğunu okumadan imzalarız. Eve götürüp inceleme imkânı da yok. İşler güven esasına dayanıyor. Konuyla ilgili olan bakan imzaladı diye sizde imzalarsınız. Bakanlar Kurulu, imza yükünden kurtarılmalı.
SİYASET DE .. CEMAAMAT DE.. SPOR DA ŞEŞFEFLAŞMALI
Bir başka konu da vakıflar, dernekler, birtakım hayır-hasenat işlerinin, siyasetin finansmanıdır. Bunlar da ne yazık ki finansman kaynakları itibariyle birtakım yanlış yerlerden finanse edilmektedir. Finansman kaynakları şeffaf değil. Pahalı siyaset yapılıyor. Siyasetin para kaynağı belli değil. Kaynağı da kirli. Siyasetin maliyeti düşürülmeli. Spor, ucuzlatılmalı. Siyaset, spora kaynak bulmaktan uzaklaştırılmalı.
Siyasetten, futbol takımına. Deneklerden cemaatlere sivil toplum kuruluşlarının finansman şekli; kurumları, birçok insanı yanlış yollara sevk eden mekanizmalardan biridir. Buda yozlaşmaya yol açıyor.
PARTİLER ŞİRKETLEŞİYOR
Siyasi liderler başarılıda olsa başarısız da olsa gitmiyor. Buda partilerin cemmat..Şirket olmasına yol açıyor.
SİVİL TOPLUM:
Sırtını devlete dayayan, devletten beslenen sivil toplum olmaz. Olsa olsa sivil toplum adıyla devletin başka bir faaliyeti olur. Vakıflar dernekler, Sivil toplum, gönüllülerden oluşturulmalı,. Finansmanı ile devletin dışında bir yapıda olmalı. Finansmanını gönüllüler karşılamalı. Kimsenin kimseye tuzak kurmayacağı yapı oluşturulmalı.
CEMAATLER – TARİKATLAR DA DÜZEN YOK
Bu her dinde her ülkede var.
Bizde Tekke ve zaviyeler kapatıldı. Ama fiilen var. Yok deyince yok olmuyorlar. Varlıklarını değişik isimlerle sürdürüyorlar. Eski düzen lav edildi. Yerine düzen konmadı. Cemaatler – Tarikatlar da düzen yok. Bunlar hakkında hiçbir düzenleme yok. Düzenleme yapılmalı. Cumhuriyet döneminde tarikat ve cemaatlerle ilgili hiçbir bilimsel çalışma yok.
Hangi düzende..
Kim yönetiyor.
Kimin eli kimin cebinde belli değil.
Yeni bir şeffaflık düzeni kurulmalı ki Türkiye'nin tarikat ve cemaatleri de şeffaf bir düzene sahip olsunlar.
Kayıt dışılık kabul edilemez. O yüzden bazı cemaatler gayesinden uzaklaşıp, devletleşmek istiyor.
PARALEL YAPI:
AK Parti olarak daha dikkatli olmalıydık. Ak parti, kendisini ayakta tutmak çabası içinde olduğu dönemde bazı şeylere yer veremedi. Ancak 2010 referandumundan sonra ilgilenir oldu. 2012 Şubat ayında yaşananlar bir dönüm noktası. Bu tarihte Cemaat başka bir politikayı ortaya koydu. Net olarak bu farklılık görüldü.
28 ŞUBAT:
Bizim büyüklerimiz, 28 Şubatta gösterilmesi gereken tavrı gösteremedi. AK partinin 27 Nisan da gösterdiği tavır gösterebilinirdi.
Bir 12 kişi görseli olabilir
Burak Koçak, Ayse Köylü ve 6 diğer kişi
Paylaş

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BU da BAŞBAKAN.... ve yorumlar

 https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/113784615410249 BU da BAŞBAKAN.. Mehmed Zahid Çalışkan S n s r d o o t p e 8 i   7 h 6 2 1 2 k...