4 Temmuz 2021 Pazar

Bilal Sürgeç bey aradı.. Aylar sonra hem konuştum, hem yürüdüm Taki BAĞLICA da Ekinler in içine dikilen "ozan city" denilen beton sıtunlara kadar.. ....Bilal Sürgeç bey, Simalar çönkünde şöyle yazmış... :

Necati Çavdar, 79 fotoğraf ve bir video ekledi. 2 Temmuz, 21:04 · Bilal Sürgeç bey aradı.. Aylar sonra hem konuştum, hem yürüdüm Taki BAĞLICA da Ekinler in içine dikilen "ozan city" denilen beton sıtunlara kadar.. ....... https://www.facebook.com/media/set/?vanity=necati.cavdar&set=a.10159515327257700 Bilal Sürgeç bey, Simalar çönkünde şöyle yazmış... : " Necati Çavdar ağabeyi 15 yıl öncelerde Ankara'da avukat M. Selami Çekmegil abinin bürosunda tanıdım o yıllarda kendisi gazetecilik yapıyordu. Biz Ankara'da yeniydik. Mecliste şahit olduğu ilginç olayları hatıraları anlatıyordu. Zaman geçtikçe, geçmişte şunu yapmalıydım demeye başladığımda bazı ihmalkarlıklarım ortaya çıkıyor ve bendeniz üzüyor. Şimdi şu münzevi hayatımda o üzüntüyle yaşıyorum. En azından sağlık sorunlarım başlamadan bu ulkenin mağdurlarını neden yazmamışım neden hatıralarını dinleyip kitap haline getirmediğime o kadar üzülüyorum ki. Altı kitabım yayınladı dört kitabım hatırat'tır. Kendimi anlatmıyorum şahit olduğum olayları anlatıyorum. Adıyaman'da Bir On yıl, Bir Şehri Şekillendiren Adam Said Çekmegil, Genç Ozanlar Hareketi, Adıyaman'da Bir Filozof diğer ikisi ise tarih araştırması ve denememden oluşan Hüseyin Avni Paşa ve Boşa Akan Irmak . Hatıraları yazarken sadece yakın çevrem ilgilenir, pek önemsenmez demiştim ancak hiç de öyle değilmiş. Genç Ozanlar Hareketi Dr Kutalmış Yalçın Bey'in doktora tezinde Adıyaman'da Bir 10 yıl ve Üçüncü Bin Yılın Başında Adıyaman'da bir Filozof isimli kitabım ise kültür ve sanat etkinliği olan Harfhane geceleri üzerine akademik çalışma yapan Ahmet Çakar beyin yüksek lisans tezinde kaynak gösterilen eserler arasına girdi. Bunun nedeni şudur anlattığım ve yazdığım olayların orijinal olması kaynak gösterilecek bir kitap haline gelmesi. Necati Çavdar Bey ile ilgili ihmalkarlığım o bu ülkenin mağdurlarından. Hem de iki kez mağdur edilmiş. Kendisi 12 Eylül hareketi gerçekleştiğinde subaydır ve askeri darbenin mağduru olur daha henüz mesleğinin 5 yılında iken resen emekliye sevk edilir. 20 li yaşlarda bir insan resen emekli et! bunda Türkiye'nin ne kazancı var, millete ne faydası var ülke iğne ucu kadar bir kazanç elde ediyor mu? diye sormayın çünkü mağduriyeti yaratan eller yerli değildir. Türkiye değildir ruhen kalben bu ülkeye mensup değillerdir. Ancak bu ülkenin beynini kontrol ediyorlar. Necati Bey daha sonra teknik bir uzman olarak Milli Kütüphane'de çalışmaya başlar. Bu sefer 28 Şubat süreci başlar oradan da ihraç edilir. Milletvekili danışmanı olur kendisinden sormadım ama yazılarından anladığım şudur Milli kütüphanedeki ihraç meselesinde Başbakan y. Ecevit'in bile mağduriyeti giderecek bir gücü yoktu diye yazmıştı. Onun şu satırlarını bir kitabın kapağı yapmak lazım: "MİLİ KÜTÜPHANE DEN 28 şubat uygulaması ile bakanın, başbakan yardımcısı ECEVİTin bile dahlinin olmadığı, engelemelerinin mümkün olmadığı (ECEVİTin makamına bıraktığım ültimatom) "YUKARDAN GELEN LİSTEDE" kim var ise mini etekli kızlar dahil "irtica" gerekçesiyle "Attılar"" Yıllardır bu topraklarda ihraç edilen tasfiye edilen insanlar üzerinde düşünüyorum aslında insanlar tasfiye edilmiyor. Bir ülkenin birikimi tasfiye ediliyor.Bir ülkenin değeri tasfiye ediliyor Bir ülkenin en yetenekli evlatları tasfiye ediliyor şimdiye kadar tasfiye edilenlerde gördüğüm özellik gerçekten yetenekli bir kabiliyete ve ehliyete sahip olmalarıdır. Eyyamcı olup hiçbir milli sancısı olmayan hiçbir davası olmayan günübirlik yaşayan dünya yansa; içinde nasıl olsa bir avuç zamanım yok, diyen, ülkeye hiçbir katma değer katma derdinde olmayan insanlara hiçbir şey olmuyor. Ancak bu ülkenin cevval evlatları sürekli tasfiye edilmiş mesela 28 Şubat sürecinde o gün zorlukla üniversiteye girilirdi basit bir meseleden dolayı başörtüsünden dolayı niye ülkede karışıklık meydana getirdiniz meslek liselerinde okuyan öğrenciler kaç sayısından dolayı hayatları karartıldı mağdur edildi. İhraç edenlere hiç kimse sormadı; neden yüzlerce askeri ordu'dan ihraç ettiniz Bu süreçte Malatya'da İsmail Özer arkadaşımızdı üstelik özel sektörde çalışıyordu 28 Şubat'ın işkence odakları silindir gibi üzerinden geçtiler. O işkenceci haydutlar ne kadar kaba saba canavarlaşmış ruhlara sahip idilerse, aksine İsmail Özer Bey de o kadar beyefendi, nazik, zarif bir insandı. Malatya o dönemde çok orijinal fikir üreten bir fabrika gibiydi. O şehirde ne kadar değer üreten insan varsa susturuldu. 12 Eylül döneminde 1402'likler teker teker ele alınız toplumun en seçme insanları yine işkencehanelerde geçirilen sağcı olsun solcu olsun bu ülkenin o yıllarda çok az olan eğitimli insanlarıydı genç insanlarıydı idealist insanlarıydı 12 Mart hakeza 27 Mayıs'ta ihtilalden hemen sonra Türkiye'nin en seçme beyinleri olan ve o günlerde de sayısı çok az olan 147 akademisyenin üniversiteler ile ilişiğinin kesilmesi 1940'lı yıllar cadı avı aydınların başta Niyazi Berkes olmak üzere yurt dışına çıkmaları Bir başka ülkede var mıdır tasfiyeler Necati çavdar abi ve onun gibi bu ülkenin mağdurları ile alakalı hiçbir ciddi çalışma yok maalesef. Hayıflanıyorum neden 10 yıl önce lerde kitap yazama hevesim varken bu ülkenin hangi görüşte olursa olsun yüzde yüzü suçsuz olan hiçbir ceza almamış olan mağdurlarıyla örselenmiş olanlarıyla söyleşiler yapmadım o konuşmaları kitap haline getirmedim işte bunun pişmanlığını yaşıyorum bu ihmalkarlığı acısı içimde.. " .... Hem yürüdük hemde hayat kesitlerinden bazı bölümleri anlattık... Bu arada dönişte Kuşların şarkılarını dinleyerek Belki iletinin şehir tarihçilerin, Ekonomistlere Sosyal araştırmacılara lazım olur diye Resim çektim..
//////////////////////////////////////////
Bilal Sürgeç, Necati Çavdar ile birlikte. 2 Temmuz, 08:16 · https://www.facebook.com/bilal.surgec/posts/10159205566188006 Necati Çavdar ağabeyi 15 yıl öncelerde Ankara'da avukat M. Selami Çekmegil abinin bürosunda tanıdım o yıllarda kendisi gazetecilik yapıyordu. Biz Ankara'da yeniydik. Mecliste şahit olduğu ilginç olayları hatıraları anlatıyordu. Zaman geçtikçe, geçmişte şunu yapmalıydım demeye başladığımda bazı ihmalkarlıklarım ortaya çıkıyor ve bendeniz üzüyor. Şimdi şu münzevi hayatımda o üzüntüyle yaşıyorum. En azından sağlık sorunlarım başlamadan bu ulkenin mağdurlarını neden yazmamışım neden hatıralarını dinleyip kitap haline getirmediğime o kadar üzülüyorum ki. Altı kitabım yayınladı dört kitabım hatırat'tır. Kendimi anlatmıyorum şahit olduğum olayları anlatıyorum. Adıyaman'da Bir On yıl, Bir Şehri Şekillendiren Adam Said Çekmegil, Genç Ozanlar Hareketi, Adıyaman'da Bir Filozof diğer ikisi ise tarih araştırması ve denememden oluşan Hüseyin Avni Paşa ve Boşa Akan Irmak . Hatıraları yazarken sadece yakın çevrem ilgilenir, pek önemsenmez demiştim ancak hiç de öyle değilmiş. Genç Ozanlar Hareketi Dr Kutalmış Yalçın Bey'in doktora tezinde Adıyaman'da Bir 10 yıl ve Üçüncü Bin Yılın Başında Adıyaman'da bir Filozof isimli kitabım ise kültür ve sanat etkinliği olan Harfhane geceleri üzerine akademik çalışma yapan Ahmet Çakar beyin yüksek lisans tezinde kaynak gösterilen eserler arasına girdi. Bunun nedeni şudur anlattığım ve yazdığım olayların orijinal olması kaynak gösterilecek bir kitap haline gelmesi. Necati Çavdar Bey ile ilgili ihmalkarlığım o bu ülkenin mağdurlarından. Hem de iki kez mağdur edilmiş. Kendisi 12 Eylül hareketi gerçekleştiğinde subaydır ve askeri darbenin mağduru olur daha henüz mesleğinin 5 yılında iken resen emekliye sevk edilir. 20 li yaşlarda bir insan resen emekli et! bunda Türkiye'nin ne kazancı var, millete ne faydası var ülke iğne ucu kadar bir kazanç elde ediyor mu? diye sormayın çünkü mağduriyeti yaratan eller yerli değildir. Türkiye değildir ruhen kalben bu ülkeye mensup değillerdir. Ancak bu ülkenin beynini kontrol ediyorlar. Necati Bey daha sonra teknik bir uzman olarak Milli Kütüphane'de çalışmaya başlar. Bu sefer 28 Şubat süreci başlar oradan da ihraç edilir. Milletvekili danışmanı olur kendisinden sormadım ama yazılarından anladığım şudur Milli kütüphanedeki ihraç meselesinde Başbakan y. Ecevit'in bile mağduriyeti giderecek bir gücü yoktu diye yazmıştı. Onun şu satırlarını bir kitabın kapağı yapmak lazım: "MİLİ KÜTÜPHANE DEN 28 şubat uygulaması ile bakanın, başbakan yardımcısı ECEVİTin bile dahlinin olmadığı, engelemelerinin mümkün olmadığı (ECEVİTin makamına bıraktığım ültimatom) "YUKARDAN GELEN LİSTEDE" kim var ise mini etekli kızlar dahil "irtica" gerekçesiyle "Attılar"" Yıllardır bu topraklarda ihraç edilen tasfiye edilen insanlar üzerinde düşünüyorum aslında insanlar tasfiye edilmiyor. Bir ülkenin birikimi tasfiye ediliyor.Bir ülkenin değeri tasfiye ediliyor Bir ülkenin en yetenekli evlatları tasfiye ediliyor şimdiye kadar tasfiye edilenlerde gördüğüm özellik gerçekten yetenekli bir kabiliyete ve ehliyete sahip olmalarıdır. Eyyamcı olup hiçbir milli sancısı olmayan hiçbir davası olmayan günübirlik yaşayan dünya yansa; içinde nasıl olsa bir avuç zamanım yok, diyen, ülkeye hiçbir katma değer katma derdinde olmayan insanlara hiçbir şey olmuyor. Ancak bu ülkenin cevval evlatları sürekli tasfiye edilmiş mesela 28 Şubat sürecinde o gün zorlukla üniversiteye girilirdi basit bir meseleden dolayı başörtüsünden dolayı niye ülkede karışıklık meydana getirdiniz meslek liselerinde okuyan öğrenciler kaç sayısından dolayı hayatları karartıldı mağdur edildi. İhraç edenlere hiç kimse sormadı; neden yüzlerce askeri ordu'dan ihraç ettiniz Bu süreçte Malatya'da İsmail Özer arkadaşımızdı üstelik özel sektörde çalışıyordu 28 Şubat'ın işkence odakları silindir gibi üzerinden geçtiler. O işkenceci haydutlar ne kadar kaba saba canavarlaşmış ruhlara sahip idilerse, aksine İsmail Özer Bey de o kadar beyefendi, nazik, zarif bir insandı. Malatya o dönemde çok orijinal fikir üreten bir fabrika gibiydi. O şehirde ne kadar değer üreten insan varsa susturuldu. 12 Eylül döneminde 1402'likler teker teker ele alınız toplumun en seçme insanları yine işkencehanelerde geçirilen sağcı olsun solcu olsun bu ülkenin o yıllarda çok az olan eğitimli insanlarıydı genç insanlarıydı idealist insanlarıydı 12 Mart hakeza 27 Mayıs'ta ihtilalden hemen sonra Türkiye'nin en seçme beyinleri olan ve o günlerde de sayısı çok az olan 147 akademisyenin üniversiteler ile ilişiğinin kesilmesi 1940'lı yıllar cadı avı aydınların başta Niyazi Berkes olmak üzere yurt dışına çıkmaları Bir başka ülkede var mıdır tasfiyeler Necati çavdar abi ve onun gibi bu ülkenin mağdurları ile alakalı hiçbir ciddi çalışma yok maalesef. Hayıflanıyorum neden 10 yıl önce lerde kitap yazama hevesim varken bu ülkenin hangi görüşte olursa olsun yüzde yüzü suçsuz olan hiçbir ceza almamış olan mağdurlarıyla örselenmiş olanlarıyla söyleşiler yapmadım o konuşmaları kitap haline getirmedim işte bunun pişmanlığını yaşıyorum bu ihmalkarlığı acısı içimde 10 Yorum Cemalettin Beydoğan Olaylara ve olgulara neslen bakışınız sizi okunur kılıyor hocam. Devam.. · 2g Bilal Sürgeç Cemalettin Beydoğan hocam çok teşekkür ederim sağ olunuz · 2g Abdurahman Zeynel Üzgünüm. Keşke yazabilseydik. Yarına bir şeyler bırakabilirdik. · 2g Azmi Tat Darbeler nasıl yapılıyor neden yapılıyor siyasi otorite zaafa düşüyor devleti iyi yönetemiyor görevini iyi yapamıyor bir takım güçleri çıkıyor bunu biraz abartarak biraz istismar ederek biraz provoke ederek siz görevinizi yapamadınız o zaman biz göre yaparız diyerek olayı el koyuyor yetişmiş kaliteli millet evlatlarını tek tek temizliyor onların mahkum ediyor onlara her türlü zulmü yapıyor ihraç ediyor onların yerine de kendi piyonlarının yerleştiriyor · 2g · Düzenlendi Necati Çavdar Şükrannnn · 1g Osman Özdemir Hocam tarih alanındaki çalışmalarınıza göre Osmanlı imparatorluğu nün çöküş nedenleri nelerdi sizce bir yazinizda da bunu özet olarak paylaşırsanız sevinirim. · 1g Bilal Sürgeç Osman Özdemir Bey birçok nedeni var bunlardan birisi tasfiye hareketleridir misal devletin en güçlü olduğu dönemlerde bile hatası görülen Devlet adamının boynunun vurulması devlete de millete de zarar vermiştir · 1g Osman Özdemir Bilal Sürgeç teşekkürler hocam. · 1g Sabahattin Göktekin Tecrübenin, yetişmiş beyin gücünün çok ucuz olduğu hatta bozuk para gibi harcandığı ülkelerde gelişme hayaldir! ///////////////////////////////////////////// Sacit DUMAN Muallim SACİT Son görülme bugün 15:13 [09:40, 02.07.2021] Sacit DUMAN Muallim SACİT: Necati Çavdar abiye 15 yıl öncelerde Ankara'da avukat M. Selami Çekmegil abinin bürosunda tanıdım o yıllarda kendisi gazetecilik yapıyordu. Biz Ankara'da yeniydik. Mecliste şahit olduğu ilginç olayları hatıralar ı anlatıyordu. Zaman geçtikçe, geçmişte şunu yapmalıydım demeye başladığımda bazı ihmalkarlıklarım bendeniz üzüyor. Şimdi şu münzevi hayatında o üzüntüyle yaşıyorum. En azından sağlık sorunlarım başlamadan bu ulkenin mağdurlarını neden yazmamışım neden hatıralarını dinleyip kitap haline getirmediğime o kadar üzülüyorum ki. Altı kitabım yayınladı dört kitabım hatıratır. Kendimi anlatmıyorum şahit oldum olayları anlatıyorum. Adıyaman'da Bir On yıl, Bir Şehri Şekillendiren Adam Said Çekmegil, Genç Ozanlar Hareketi, Adıyaman'da Bir Filozof diğer ik… [12:27, 02.07.2021] Sacit DUMAN Muallim SACİT: Necati kardes arada bir mesajlarina bak.yogun islerin olabilsede [18:35, 02.07.2021] Necati: Şükrannnn [18:40, 02.07.2021] Sacit DUMAN Muallim SACİT: Kim oldugumu bilmezsin necati.en az 20 yildir tanisikligimiz var [23:45, 02.07.2021] Sacit DUMAN Muallim SACİT: Ah necati cavdar kardes nede cabuk unuttun. [12:49, 03.07.2021] Necati: Ağbi, hiç unutmadım.. Sesten anlayamadım.. Özür dilerim [12:51, 03.07.2021] Necati: Telefon kafayı yeyip, eski kayıtları sildi.. O yüzden isim görülmedi [13:19, 03.07.2021] Sacit DUMAN Muallim SACİT: Necati biraz latife babindan yazdim ben onlari.sacit duman

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BU da BAŞBAKAN.... ve yorumlar

 https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/113784615410249 BU da BAŞBAKAN.. Mehmed Zahid Çalışkan S n s r d o o t p e 8 i   7 h 6 2 1 2 k...