Bilal Sürgeç, Mahmut Çırak ile birlikte.
Mahmut Çırak Abi
Aslında Arkadaşlarımı anlatmıyorum anlattığım Türkiye'nin hikâyesidir.
Mahmut Çırak abi Malatyalıdır, kendisi ile Malatyadayken Said çekmegil abinin vasıtasıyla tanışmıştım. Daha sonra yerleştiğim bir başka vilayete Telekom baş müdür olarak geldi. Geldiğini de rahmetli Said çekmegil abi haber vermişti: Hoş geldine git, diye. Mesleğinde iyi yetişmiş bilgili sosyal yönü güçlü kültürlü kıymet verdiğim bir değerli ağabeydir.
Mesleğinde Çok iyidir. Çok iyi bir yöneticidir. Hakkaniyet sahibidir, adam seçmesini çok iyi bilir adam çalıştırmasını da. Fakat bu hususiyetler kamuda Türkiye'nin politik ortamında başa beladır, kurum içerisindeki görevlendirmede Telekom'un 't'esinden, teknik işten anlamayan, mevzuattan anlamayan partilerin il yöneticilerinin, üyelerinin, hatta oy verip parti teşkilatlarını rehin alan sıradan seçmenin kurum dışından gelen istekleri ve talepleri karşılanmadığı için
Mahmut Çırak
abi görevden el çektirildi, yani kızağa çekildi, yani merkeze alındı. Merkezi alımlar Türkiye'de şu demektir: sen çalışma yat aydan aya git maaşın al. Bu düzeni değiştirmeyen siyasilerimiz suçu kendilerinde arayacaklarına, suçu kurumları batıran kurumları iflasa süren bu anlayışta arayacaklarına, menfaate dayalı politik hedeflerine varmak için toplumun geneline zarar veren bu anlayıştan vazgeçeceklerine suçu devletin kurumlarında gördüler. Birçok kurumu bu yüzden satılığa çıkardılar birçok devlet kurumu bu yüzden batırıldı. Mahmut Çırak abi de aynı şekilde mağdur edildi.
Bendeniz gibi hem devlette çalışan Hem de özel sektörde çalışan biri devletin yaptığı işlediği bu düzene bir türlü akıl fikir etdiremedi yani Özel sektörde bir insan nasıl bir yöneticinin işine yetkisi bilgisi o konuda birikimi olmadan karışabilir Özel sektörde olsa o sektör hemen batmaz mı ancak devlet kurumlarında karışılır.
Demokrat Parti devri anlatılırken demokrasi geldi işte filan köydeki Demokrat Partili üye karakol komutanını çok rahat görevden alırdı, deniliyordu. Cumhuriyet Halk Partisi dönemindeki bir onbaşı'nın halkın başına diktatör kesilmesinin ne kadar yanlışsa Demokrat Parti Dönemindeki bir köylünün de gelişigüzel bir karakol komutanı görevden el çektirilmesi de o kadar yanlıştır.
Mahmut Çırak abinin durumunu iktidar değişince yerine gelen iktidarın merkez ilçe başkanını anlattık dedi ki "onun yeri hala boş. vekaletle yönetiyorsunuz kendisi henüz şehirden ayrılmadı lütfen göreve iade ediniz. Bu uygulamanız hem kuruma hem de bu şehri menfaatine olur" dediğimizde verdiği cevap şuydu "Banane şehrin menfaatinden ben kendi menfaati mi ve Partimin menfaatini düşünürüm. Bakalım o göreve geldiğinde eski huyunu devam edecek mi yine mevzuat deyip kendi kafasına göre mi hareket edecek yoksa ona göreve getiren biz partilerin kafasına göre mi hareket edecek' Bu sözleri söyleyen taşra politikacısına canım çok sıkılmıştı fakat sonra Türkiye'nin durumunu bu kadar güzel özetleyen bu adamı samimiyetinden dolayı bu bilgiyi verdiği için takdirimi ifade etmiştim anlattığı Türkiye'nin manzara-i Umumiyesiydi. Ayrıca 'demokrasi ayak takımının despotizmidir' diyen Volter'i doğruluyordu.
Bu konuları Mahmut çırak abi ile konuştuğumuzda politikacıların tamamının böyle olmadığını bir zamanlar başında bulunduğu Bitlis Telekom başmüdürü iken bu ilin milletvekili olan Kamuran İnan'ın bir defa kendisinden bir talepte bulunduğunu, Öncelikle talebinin işine müdahale edileceği şeklinde anlaşılmamasını önemle istirham ettiğini, mevzuata uygun olmasını Erğet mevzuata uygunsa bu talebin karşılanmasını o kadar nazik ve kibar bir dille ifade etmişti ki bu insan nasıl bir ortamda bir incelikle yetiştirildiğini çok merak ediyorum, demişti
Ülkede gerçekten siyasi bir mücadele yok Bir fikirler yarışması yok bir proje yarışması yok partiler niçin tutulur, ülkenin genel menfaati için mi , ülkenin süperleşmesi için mi, yoksa benim partim iş başında olsun sadece benim insanım işe girsin benim insanım görev alsın diğer vatandaş onlar ne olacak olsun hiç önemli değil anlayışı için mi?
Halbuki doğru olan yeteneğe göre insan iş almak olmalı Değil mi?
Mahmut abi daha sonra Bursa'ya yerleşti orada çok güzel bir arkadaş çevresi var O şimdi genç bir delikanlı bir dacı bir doğa tutkunu her hafta sonu Uludağ'a çıkışları güzel manzaralar paylaşan resimleri ile onu Facebook'tan takip ediyorum


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder