30 Temmuz 2021 Cuma

Op. Dr. Cabbar Çalışkan, " Google den Allah razı olsun"

Vanlı Op. dr.Cebbar ÇALIŞKAN: " Google'den Allah, razı olsun" diyor.. Necati Çavdar, ALSANCAK KIRTASİYE - OYUNCAK - ÇANTA - Sahaf - AKVARYUM albümüne 3 yeni fotoğraf ekledi. 30 Temmuz, 18:18 · Vanlı Op. dr.Cebbar ÇALIŞKAN: " Google'den Allah, razı olsun" diyor..

22 Temmuz 2021 Perşembe

Mithat ve Yunus hocalar, kara kaplı defter...

..
....................... Bayramın 3. günü.. işe geldik Dışarıdaki masaya bir poşet kitaplar konmuş.. İlerinde Kur'an da var Acaba kim der iken .. Mithat hoca geldi...Kitaları camiden getirip ben koydum dedi. iyi de nasıl yapacağız.. Aradım "Hocam bunları nasıl yaacağız " diye sordum.. Ya yakılmalı..Yada torağa gmlmeli.. Benim imkanım yok.. Caminin bahçesi var yasa yasa sen yaarsın dedim.. iyi ikindiye geleyim de götüreyim dedi. Geldi.. kitapları aldı.. " Diyanet harici kitap bırakmyoruz.. Bunları çöpe koyayaım..Geri dnmcer alır" dedi. Korkup caiye götrmedi. Alahım ne gnlere kaldık.. Cami kitapdan korkuyor... ............................... Bu arada çoraplar unutmuum..ora var mı diye srdu.. Var aha sndalye de..Kendi oralarım var.. Bende camiye gidersem giyerim diye yanımda getirdim..dedim.. orabı aldı ve "cemmaat olsa arkada saf olur..Ama ben imma olduğuğum iin nse çılak ayak olmaz"diyerek çoralarımı alıp gitti.. .... çoraplar ya da anaos.. Bir delikanlı geldi.. Kayın validemin kuu kayboldu..İlan yazdıracağım dedi. Adı yılmaz.. Camiden anas etirseydin dedim.. o da yatırmak istedik de yamadılar dedi.. Yunus hoca izinde yerne mithat hoca bakıyor.. Dedim ya çoraplar ya da anaos.. dedi ki olmaz.. .... Geldi Yunusu aradı... Miieleti ba edemeyiz dedi. Karakalı defterin br yzne bakın dedik.. Bu gn bayram doayısıyla yatık bayramdan sonra yamayın desek ede olmaz dedi. Mithat hoca " kyde imammım.. Muhtar ilan ya dedi.Ben de olmaz, mtlk emri var dedim.. Muhtar o zaman anfi bozulunca koltuğuna al , mfye gtr o yatırsın dedi" yani arayı veren atron.. Ama bura da bu işler olmuyor.. .... Akam namazına giden Mithat hoca aradı.. Cuma hutbesini unutmuum dedi. Hoca ya ilan ya da hutbe diye şaka yaptık.. Ama yine korkup ilan yatıramadık.. Delianlıya dedik i ne yasak lmadı , ne yaalım sonra gelince bu defa da Hutbede oku bari.. Bayramdan, canlıdan sevatan bahset Glerek o olur yle uaalım diye akayı karşıladı.. .............................. D İ K K A T..! Muhabbetlerimiz kayboldu….. Görenlerin, bulanların; 0539 221 07 77 nolu telefona haber vermeleri rica olunur..
.................................................................................... Tarih: 23.07.2021 MÜSLÜMAN’IN MÜSLÜMAN ÜZERİNDEKİ HAKLARI Muhterem Müslümanlar! Yüce Rabbimize hamd ü sena olsun ki böylesine güzel bir Kurban Bayramını daha idrak ediyoruz. Birlik ve beraberliğimizi perçinlediğimiz bayram namazımızı eda ettik. İslam’ın nişanelerinden biri olan kurbanlarımızı Cenâb-ı Mevla’mıza takdim ettik. Rabbim kabul buyursun. Bayramlar, bir yandan Rabbimize kulluğumuzu arz etme, diğer yandan da birbirimizin gönlünü kazanma, kardeşliğimizi pekiştirme günleridir. Geliniz, bu Cuma günü Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in asırlar öncesinden tarif ettiği kardeşlik ahlakına kulak verelim. Aziz Müminler! Peygamber Efendimiz (s.a.s), Müslümanları birbirlerine bağlayan ve muhabbete dayalı ilişkiler kurmalarına vesile olan güzellikleri şöyle haber vermiştir: “Müslüman’ın Müslüman üzerindeki hakkı beştir: Selâmı almak, hastayı ziyaret etmek, cenazeye katılmak, davete icabet etmek ve aksırana dua etmek.” Evet, Peygamberimiz (s.a.s)’in öğütlediği ilk görev, Müslümanların birbirlerine selam vermesidir. Selam; gönülden gönüle muhabbet köprüsü kurmaya vesile olur. Güven ve huzuru gerçekleştirmenin, dostluk ve kardeşliği pekiştirmenin yoludur. İmanın gereği, güvenin teminatı ve sevginin kemalidir selam. Kıymetli Müslümanlar! Allah Resûlü (s.a.s)’in öğütlediği ikinci görev, hasta ziyaretidir. Sağlığımızı her an kaybedebileceğimizi ve birbirimize muhtaç olduğumuzu hatırlatan bu ziyaret, Yüce Rabbimizin sonsuz rahmetine ulaşmaya vesiledir. Allah rızası için hasta ziyaretinde bulunan müminler için melekler şöyle dua ederler: “Ne iyi ettin! Attığın adımlar hayırlı olsun, cennette bir yerin yuvan olsun.” Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in öğütlediği üçüncü görev, cenazeye iştirak etmektir. Kardeşimizin cenaze namazını kılmak, onun için hüsn-i şehadette bulunmak, defnetmek ve yakınlarına taziyede bulunmak hem dini hem de insani bir vazifedir. Ancak, bu vazifeyi yerine getirirken de günümüz şartlarının gerektirdiği sosyal mesafe ve maske gibi tedbirlere uymak, hem kendimiz, hem de çevremizdekilerin sağlığı açısından önem arz etmektedir. Her zaman olduğu gibi hüzünlü gününde de mümin, Rahman olan Rabbine sığınır. Yüce Allah’ı hoşnut eden şu ilâhi kelamla teselli bulur: اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّٓا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ “Şüphesiz biz Allah’a aitiz ve muhakkak ki O’na döneceğiz.” Muhterem Müslümanlar! Peygamber Efendimizin öğütlediği dördüncü görev, davete icabet etmektir. Bir Müslümanın, şartlar ve imkânlar ölçüsünde davet edildiği yere icabet edip kardeşinin gönlünü kazanması Peygamber ahlakındandır. Sevgili Peygamberimizin öğütlediği beşinci görev ise, aksırdığında kardeşimize dua etmektir. Nitekim Allah Resûlü (s.a.s), aksıran bir mümin ile ona şahit olan diğer müminin karşılıklı olarak birbirleri hakkında sıhhat ve hidayet temennilerinde bulunmalarını şöyle öğütlemiştir: “Biriniz aksırdığı zaman اَلْحَمْدُ لِلَّهِ desin. Mümin kardeşi da ona يَرْحَمُكَ اللَّهُ ‘Allah sana merhamet etsin’ diyerek karşılık versin. Aksıran, bu defaيَهْدِيكُمُ اللَّهُ وَيُصْلِحُ بَالَكُمْ ‘Allah sizlere hidayet eylesin ve hâlinizi, işinizi de iyileştirsin’ desin.” Değerli Müminler! Elbette kardeşlik hukukumuz bu beş görevle sınırlı değildir. Ailemize, komşumuza, akrabamıza iyilikte bulunmak, yetimlere kol kanat germek, ihtiyaç sahiplerini gözetmek gibi sorumluluklarımız da bulunmaktadır. O halde geliniz, birbirimizden sevgimizi, şefkatimizi ve merhametimizi esirgemeyelim. Kardeşlerimizin sevinçlerini paylaşalım, hüzünlerine ortak olalım. Son nefesimize kadar kardeşlik ahlakına ve hukukuna riayet etmeye gayret gösterelim. Hutbemi Rabbimizin Kur’an-ı Kerim’de bize öğrettiği şu dua ile bitiriyorum: “Rabbimiz, bizi ve bizden önceki iman etmiş kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma. Şüphesiz sen çok şefkatlisin, çok merhametlisin.”

HİÇ ve Ahmed

Kurban bayramı 1. gün; Nergz parkı saat akşam 6 sıraları Karşşı da oturan ve kaıt tolayan kadınar; park da otururen birbirine girdi.. adının biri bayılı katıldı uraştılar düzetemediler 112 yi aradım.. .. Mazlumiyeti yznden okunan Kadının kocası "Mazlumlarla uğraşıyorlar" diyerek Allah'a sıınıyor.. Yerde kıranan kadının başına biriken tanıdıkları olaya çok soukkkanlı yalaıp baırma çağırma yamadılar .... Kavga eden , dven kadının ocası olduğunu söyleyen şirret adam; mazlum olan kişiye " niye olise çağırdın "diye çıkışıyor.. ..................... ................... bayramın 2. günü

13 Temmuz 2021 Salı

tarihin akışı içinde çok ama ÇOK BÜYÜK bir DEĞİŞİM

Necati Çavdar bir anı paylaştı. 9 Temmuz, 16:42 · Herkese Açık ile paylaşılıyor 3 Yıl Önce Anılarını Gör Necati Çavdar 9 Temmuz 2018 · Herkese Açık ile paylaşılıyor tarihin akışı içinde çok ama ÇOK BÜYÜK bir DEĞİŞİM Hayırlı olsun Tarihin bu asrında yapılan “Büyük değişiklik” MİLLETE HAYIRLI OLSUN.. Daha önceki değişiklikler hep yukardan aşağı dayatmalar idi.. İlk defa milleti hür oyu ve seçimiyle aşağıdan yukarıya bir değişiklikle DEVLET organize ediliyor. 23 de yapılan değişiklikde Demokrasi ve Cumhuriyeti eş değer sundular Oysaki meşruti yönetim vardı . demokratik değerler Cumhuriyetten çok ama çok ileri idi. “Çok partili” hayattan “Tek partili “ diktaya geçildi. 2. 1960 gece baskınıyla Milli İradeye set çekildi. : Cumhuriyetin kurulmasından 1946 yılına kadar “tek parti rejimi” sürdü. Bu süre içinde şehir nüfusunu oluşturan burjuvalar, aydınlar, askeri ve sivil devlet bürokrasisi, ellerindeki jandarma baskısıyla işi kendi arasında götürüyordu. Nufusun büyük kesimini oluşturan KÖYLÜ bunlara çalışıyordu.Ve seslerini iktidar duyma ihtiyacı hisetmiyordu. 1946 yılındaki çok partili parlamenter sisteme geçişle birlikte, taşra ve KÖY’ün sesine kulak veren bir yapı ve sivil siyasal bir güç ortaya çıktı. Taşra kökenli ve geniş köylü kesimi, CHP’nin ifadesiyle “ baldırı çıplakların “desteğini alan bu güç, 1950 yılında Demokrat Parti olarak iktidara geldi. Buna tahammül mümkünmüydü?Millete hesap verme adına ABD ve Avrupa’ya istedikleri tavizi verme konusunda isteksiz davranan ve “baldırı çıplakların” desteğine dayanan DP iktidarına karşı ABD destekli CHP zihniyeti, milletin namusuna emenet ettiği silehlerı millete ve onun temsilcilerine doğrultan çeteleri fişekleyerek 27 Mayıs gece baskınını yaptılar. “61 Anayasası’nın getirdiği hak ve özgürlükler…” diyerek reklam yapılarak her türlü milli yürüyüş engellenerek “tek parti” diktasının “seçimi “ dayatıldı. Halbu ki... Osmanlı doğumlu Tüm subaylar tasfiye edilip “Milli ordu tarumar” edilerek sözde “silahlı kuvetler idareye el koydu “yalanı ile iş başına gelen 27 Mayıs Cuntası, daha ilk bildirgelerinde “NATO, CENTO” ya bağlılık yemini ederek Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa'nın bekçiliği ve işbirlikçiliğini öngören anlaşmalara kesinlikle sadık kalacağını ilan ediyordu. “CHP+ ordu + aydınlar” şeklinde oluşan bir yapıyla Solun ve CHP’in detek verdiği 1960 çeteleri; "Adnan Menderes, Ardahan'ı Ruslara verip, karşılığında kredi alacaktı" suçlamasıyla yargılarken Cuntanın devşirme lideri Cemal Gürsel, "Aslında biz sadece ülkemizi korumakla kalmadık, NATO'nun Güneydoğu Kanadı'nı da kurtardık" sözleriyle cuntanın ABD ve NATO ile olan ilişki düzeyini de ortaya koyuyordu. Atatürkcülük adına yola çıktığı yalanını yayan Cunta ve destekçileri Mustafa Kemal’in ortaya koyduğu “Anayasa”yı rafa kaldırarak başta "Hâkimiyet kayıtsız şartsız Milletindir" ifadesiyla sağlanan millet birtliğini "Hâkimiyet kayıtsız şartsız Türk Milletinindir" biçiminde açıkça ırkçılık temelinde değiştirerek bu gün içinden çıkılmaz hal alan bir çom meseleye kapı açarak PKKnın istimar ve dayanağını oluşturdu. Hiçbir şekilde ne cuntacılar ne de onların akıl hocaları hukukçular, aydınlar; milletin ahyrına bir tedbir almayıp, millete tuzak kurdular. Fakat her seferinde millet, çok acılar çekme pahasına sabıyla tuzakları boşa çıkardı. Çeşitli sosyal -ekonomik düzenlemeler ve beyin yıkamalarla ordu –milllet kaynaşması önlenerek Ordunun özellikle yüksek bürokratlarının çoğunlukla sivillere kuşku ve şüphe ile bakan ve sivilleri güvenilmez unsurlar olarak algılası ve halktan kopması sağlandı. 1980,28 Şubat müdahaleleri hep halkı; yukardan yapılan ayarlarla şekillendirmenin eylemleri idi. Fakat bu gün hayata geçen büyük değişiklik, aşağıdan yukarıya oluşan dalganın her alanda hayata hakim olmasıdır Belki şimdi içinde yaşanılan durumda olayın çok fazla farkında olunamaz/ olunamıyor.Ancak tarihin akışı içinde çok ama ÇOK BÜYÜK bir DEĞİŞİM olduğu görülecektir. İLK BAŞKAN:: Bu gün yemin ederek İşbaşına gelen Tayyip Erdoğan , seçmle iktidar olan “İlk cumhurbaşkanı.. “dır. Çünkü diğerleri seçilmedi... İlan edildi.. Bu gerçek seçimle halktarafından seçildi... Diğerleri resmi temsil açısından cb densede hakikatte birilerinin ilanı ile gelmiş ya da tayin edilmiş kişiler di.. Necdet sezer seçilmiş olsaydı onda ilk seçilen derdim Ancak ilandır.. Yani Birilerinin hatırlatmasıyla Eco,Yılmaz ve de Kutan’ın aralarında anlaştığı , meclisinde onayı resmileştirdiği bir durum. .Kamal ve İnönü’de ise tamamen ilan.. Bayar’da parti ataması.. Cemal aga ve de netekim Kenan’da benzeri... Seçim olabilmesi için hür adayların serbestçe aday olması ve millletin ya da meclisin birini tercihi gerkir Bu hadisenin kutsanması değil.. Hele hele “ cumhurbaşkanı seçiminde “ taraf tutmamak ve eleştiri hakkını koruma, milletin isteğini baştacı etme adına oy vermek için sandığa gitmemiş bizim olayı “kutsama “ gibi bir düşüncemiz olamaz. Fakat durum tespiti yapmak da gerek..Bu eskilerin bu ülkenin gerçeği olduğunu da değiştirmez..Ancak unutulmamalıdır ki "milletin hür iradesiyle doğrudan yaptığı seçimle" bir yönetim biçimi ve de yöneticisi ilk defa seçiliyor.. Diğer malum değişiklikler "yukarıdan aşağıya" halka dayatma şeklinde idi.Bu değişiklik aşağıdan yukarıya "halk"eliyle yapılan "iradeye dayalı" bir değişikliktir. Hayırlı olsun.. //////////////////////////////////////////////// https://sairinyeri.blogspot.com/2006/09/pi-de-gel.html "PİŞ" DE GEL! “Bu şarkı burda bitmez” "PİŞ" DE GEL Saltanat ne yüce olsa; halka inmek Fazilettir, erdemdir; halkla birlik Marifet, halk içinde Hak’la olmak Git yiğidim; tez elden “piş’’ de gel Uzaklaş; biraz ahbab, yarandan Silkin; fani dünyanın varından Korkun olmasın; hiç yarınından Git yiğidim; tez elden “piş’’ de gel Git gör; asıl karanlıklar neresi? Neden millete terslik, gönül karası? Geçer zaman; ne ki, iki direk arası Git yiğidim; bekliyorlar ‘’piş’’ de gel Nice sultanlar; daha önce hapse girdiler Çok mazlumlar; maksuduna orda erdiler Mülkün; emanet olduğunu orda gördüler Git yiğidim sultanlık beratını al da gel 26 Mart 1999 Cuma 0 Yorum ⁠ Necati Çavdar bir anı paylaştı. 9 Temmuz, 16:41 · Herkese Açık ile paylaşılıyor 2 Yıl Önce Anılarını Gör Necati Çavdar 9 Temmuz 2019 · Herkese Açık ile paylaşılıyor Eskiden mabetler; şehirlerde en büyük ve gösterişli mekanlardı.. Yolların "işaretleri" minareler idi.. Yüksek ruhların, mabedi yücelerdedir.… Devamını Gör 0 Yorum ⁠ Necati Çavdar 9 Temmuz, 16:41 · Herkese Açık ile paylaşılıyor Necati Çavdar, Mc Samet ile birlikte. 9 Temmuz 2019 · Herkese Açık ile paylaşılıyor 0 Yorum ⁠ Necati Çavdar 9 Temmuz, 16:41 · Herkese Açık ile paylaşılıyor Necati Çavdar 9 Temmuz 2019 · Herkese Açık ile paylaşılıyor 0 Yorum ⁠ Necati Çavdar 9 Temmuz, 16:40 · Herkese Açık ile paylaşılıyor Necati Çavdar 9 Temmuz 2019 · Herkese Açık ile paylaşılıyor 0 Yorum ⁠ Necati Çavdar 9 Temmuz, 16:38 · Herkese Açık ile paylaşılıyor HIRA Yaylasında Osman Ağın kırat... Yeni sahibine hayırlı olsun Necati Çavdar 9 Temmuz 2019 · Herkese Açık ile paylaşılıyor ................................ Necati Çavdar 8 Temmuz, 20:53 · Herkese Açık ile paylaşılıyor Necati Çavdar 8 Temmuz 2013 · 0 Yorum ⁠ Necati Çavdar 8 Temmuz, 20:53 · Herkese Açık ile paylaşılıyor Necati Çavdar 8 Temmuz 2013 · 0 Yorum ⁠ Necati Çavdar bir anı paylaştı. 8 Temmuz, 20:51 · Herkese Açık ile paylaşılıyor 7 Yıl Önce Anılarını Gör Eczane Haber 23 Nisan 2014 · 1 Paylaşım, 1 Damla Su'yu Kurtarmaktır ! #1paylaşım1damlasu etiketi ile paylaş, destek ver... 0 Yorum ⁠ Necati Çavdar bir anı paylaştı. 8 Temmuz, 20:50 · Herkese Açık ile paylaşılıyor 5 Yıl Önce Anılarını Gör Necati Çavdar, 81 yeni fotoğraf ekledi. 16 Ekim 2016 · Yıldırım Bayazıt Mah birkaç hatıra ve Yıldırım Beyazıt Camileri 9- 14 Ekim 20016 tarihlerinde Dışkapı Hastanesinde "refakatçi "olarak misafirlik yaptık Bu vesile ile geçmişten bazı hatıraları yad edip yeni bilgiler edindik.… Devamını Gör 0 Yorum ⁠ Necati Çavdar bir anı paylaştı. 8 Temmuz, 20:50 · Herkese Açık ile paylaşılıyor 4 Yıl Önce Anılarını Gör Necati Çavdar, 11 yeni fotoğraf ekledi. 8 Temmuz 2017 · Angara'nın ilk (çıplak) heykeli Bu gün SBÜ olarak kullanılacak olan ilk Başbakanlık sonradan Maliye ve Gümrük bakanlıkları olarak kullanılan binanın bahçesine diktirilir.. Şu an (6 Temmuz 2017) çevrede temizlik ve yenilemeler yapılmasına rağmen Çıplak kadın heykellerine dokunulmadı/dokunulamadı..… Devamını Gör 0 Yorum ⁠ Necati Çavdar bir anı paylaştı. 8 Temmuz, 20:50 · Herkese Açık ile paylaşılıyor 2 Yıl Önce Anılarını Gör Necati Çavdar 8 Temmuz 2019 · Herkese Açık ile paylaşılıyor Sıcak havalarda GÜL ŞURUBU ihmal etmeyin İmalatı, çok basit

28 Şubatçıların cezası onaylandı

Necati Çavdar bir anı paylaştı. 10 Temmuz, 10:50 · Herkese Açık ile paylaşılıyor 1 Yıl Önce Anılarını Gör Necati Çavdar 10 Temmuz 2020 · Herkese Açık ile paylaşılıyor MİLLETİMİZE ALEM-İ İSLAM'a Cümle MAZLUMLARA Ve İNSANLIĞA HAYIRLI OLSUN ALLAH' a sonsuz ŞÜKÜRLER olsun KAMALİST Dikta marifetiyle uygulanan bir İNGİLİZ kilidi daha kırıldı.. Başta Doduğum yer Hüseyinova daki SEYİT HÜSEYİN GAZİ VAKFI Ve ikametim olan AHİMESUD da AHİMESUD VAKFI Angara da KARACA BEY KIZIL BEY YEĞEN BEY vakıfları olmak üzere TALAN edilen diğer İSLAM VAKIFLARINA Bu karar tüm soyulan,mtalan edilen İSLAM VAKIFLARI için de emsaldir.. İdare, ayrı kararalar beklemeden tabiii HUKUK yani ADALETİ behamahal UYGULAMALIDIR.. Bu KARAR ve ADIM, TARİHİDİR TARİHİDİR, milletimizin Mazlum milletlerin kendinden bildikleri eliyle boğazına atılan ilmeklerden birinden daha KURTULUŞTUR MÜBAREK OLSUN vesile olanlardan ALLAH, ebediyen RAZı olsun Yedi ceddi CEHENNEMden kabir azabından ebedi https://sairinyeri.blogspot.com/2006/09/ayasofya.html Ayasofya Sen! .. Suskunken; sızlamaz mı, kemikleri Fatih'in Sen! .. Mahzunken; bükülmez mi boynu Eyub'un Sen! .. Kilitliyken; kırılmaz mı gönlü milletin Razı olur mu? .. Fethi emreden Resul'un.. Ey müminler! .. Açın ellerinizi semayı inletin Bu gün geldim.. Yine kilitlisin, mahzun, hüzünlü.. Sende yüklü; Milletimin talihi, düğümlerin çözümü Cihan sultanlarının secdeye vardığı mabet Senden.. Kıtalara saf saf ordular gönderirdi, ümmet Sende gizli.. İnananların kaderi, şarkın mukadderatı Diner; Mazlumların ahı, senden alır kurtulanlar beratı Ağlarım gülmezsen; başımız değmez göğe Sustursalar da seni; Yetmedi güçleri şahadetlerine! ... Dilin susmuş, bülbüller ötmez olmuş ne gam? Benden ayrısın güya; Milletin kalbindesin her an Cihan sultanlarına su veren çeşmeler Kurumuş menbağı, mesken tutmuş yosmalar! .. Ne deriz, Sultanlar Sultanı'na dönünce feleğin çarkı Dibinde meyhane, rengin ne; Kalmamış Bizans’tan farkı? ... Ey Ayasofya! ... Sen mi hicran et, yoksa ben mi? .. Susturdular aldılar; Sende sembolleşen cevherimi Kızılay'da başörtüsüne ağlayan bacı! ... Ayasofya ile ancak diner, gözlerinin yaşı Maddenize değil, ruhunuza zincir vurmuşlar Ebediyen kurtardım diyenler; Düzen, kurmuşlar Çağ açan Hakan yok; Alnına hilali kim assın, Ümit şairi Akif yok; Hicranını kim yazsın? ... Bu ülkeye, bu millete; Melekler intizar etmez mi, Yüce davaların varisi devlet! Bir kararname yetmez mi? Ayasofya, Elbet açılacak; açın, kurtarın! .. Açın ki; Milletin gönül tahtına oturun Ey vekiller; Kaldırın parmağınızı Ayasofya'nın zincirleri kırılsın Halktan aldığınız iradeyi kullanmazsanız; Tutulsun diliniz, 'Kurusun elleri'niz Söyleyin; Sizi bağlayan nedir, bilelim? ... Çözemezsiniz, Bırakın millete çözelim Kıralım zinciri, Boğum boğum ezelim. 21.12.1989 Sultanahmet Senden dağılır müjdeler; cihana dalga, dalga Senden name bekler mahzun Üsküp, Bükü, Buhara Bey uykuda; uyku ölüm değil iyi bilin uşaklar Gözler sende; haber bekler beş kıtada ulaklar Sökemezler etle tırnak gibiyiz, ne yapsalar nafile Sana yakışmaz uzun uyku; Silkin, kalk bu halin ne? .. .......... Bakü’den barut sesi, Kandahar’dan top gelir Sofya’dan inleme, Selanik’ten ah! .. Gelir Yankılanır ezanlar, ışık olur aleme Huzur, güven verir Türk’e Arap’a, Acem’e ........ Esir Kutlu Kudüs seni gözler Suskun şanlı Beytullah seni özeler Sende; bütünlenir coğrafya, sende dirilir Sen; sembolüsün büyük davaların Dün senleydik, ümidimiz sende yarınların Kubben altında secde edemedim Rab’ba Melekler, şehitler, gönül erleri Hak’ta ........ Fethiyle değişmedi hiçbir yer için çağ Hakka zincir vurulmuş, batıla çekilmiş yağ Bedelindir; Resul işareti, binlerce şehit Ödenmez bedelin cihan durdukça hiç Ne yazık seni; benden aldılar Şahsında benim ruhumu çaldılar Ey Ayasofya! ... Seni çok hırpaladılar Ruhunu söndürmek isteyip yağmaladılar ......... Kaç kez geldim kısmet olmadı örmek Yakındır inşallah secdeye varmak Yetti gayrı.. İlahi, günahımız ne? Tövbe, kadirsin, aklımız ermez keremine Açılır, bir gün sana giden yol Yıkılır; geçilmez denen surlar, metin ol Çok bekledin, kavuşmamız ne zaman? .. Biz üç nesil: Açamadık, kıramadık kapındaki zinciri Dedem: İmanla,”ebediyen kurtardım” diyen Babam: Dedemin hatıraları ile uykuda gezen Ben: Gözeri mahmur, karanlığı yırtan şafağı bekleyen.. ........ Müjde; hep “yeni” olan, her “yeniyi” eskiten genç Geliyor kurtaracak; güneş çağının aydınlık nesli genç Müjde fethiyle çağ değişen ulu mabet; Yıkılıyor putlar tek tek, Allah inancı kaldı tek.. Güneş, doğacak bak seher çıktı Bu saba rüzgarı daha evvel yoktu Müjdeler; aydınlık günler eliyor Milletin üstündeki zulmet eriyor Güneş çağının altın nesli: Ta ezelden ebede çağ açacak; Fetih nesli geliyor ..... Dengeler değişir, paktlar yıkılır Yakındır; öldü denen aslan dirilir Yakındır; elbet bu hesaplar görülür Bulanık su; akar, akar durulur Evren; her gün yeni kurulur Şahsında çağlara hakikat mührü vurulur Ey Ayasofya! .. Odağısın, her oluşun Mihverisin; her devleşişin İçindesin; her dirilişin Hakkın değil; keder, gül artık Sen gül ki alem gülsün Çünkü sen cihan bülbülüsün Henüz gelmemişti son din Hak adına yapılan sendin Ne zaman gelmesi yakın oldu yüce din Din adına çelişkiler odağı idin Gelince o kutlu son din Kurtuluşun için verdi Emri, Sultanı din Ermek için kutlu payeye Can verdi nice serdarı din Çok şehitler verildi, sönmedi umut.. Çünkü henüz düşmemişti put Muhasaralarla beraber yıkandın, olgunlaştın Resurullah işareti ile şereflenip, nurlandın İslam’a Hilal olmuşsun, Türk’e yuva Türk’ün vücudusun, İslam’ın ruhu Beyoğlu’nun uğultusu mu bastıracak? Süleymaniye’yi, Sultanahmed’i,Eyyubu Saki alınmış; zıpırlar kerhanesi olsun diye Görselerdi sokaklarındaki hali Beyinleri fırlardı külhanbeylerinin bile Ne yazık ki; seni benden aldılar Müze diye; seni benden çaldılar Benim imanımla kazandılar Sende sembolleşen cevherimi adılar.. Necati Çavdar ..... #AYASOFYA #ERDOĞAN #tcbestepe #ayasofyacamii #receptayyiperdoğan ...... Ayasofya Camii, zulme uğrayınca yurdun çeşitli yerlerinde ki tüm "Ayasofya"ların kapısına kilit vurulur. Bunlardan biride Amasra kalesini dolaşırken denk geldiğimiz Fatih Sultan Mehmed'in Amasra'yı fethi şerefine Cami olan Amasra " Ayasofya" camii ya da mescidi.. "Kalenin bulunduğu yarımadaya tırmanıyoruz. Karşımızda Fetih camii.. Biraz ilerisinde bir pansiyonun taş duvarlarında birkaç eski postal.. Bunlar atılmayıp saksı olarak değerlendirilmiş. İnsana gülümseyen çiçekler boy vermiş. KİM ADINA, NİÇİN KAPALI? Kilise Mescidi denilen yere yeldiğimizde bin yıllık Anadolu yürüyüşü ile hesaplaşmanın resmi ile karşılaşıyoruz. Mescit kapatılmış. 30’lu yıllarda kapatılan bu mescit, acaba neyin kurbanı idi? İşgalcilerin yapamadığını birileri onlar adına, bal gibi yapabilmiş.. Ve kendinden bildiklerinin yaptığı bu anlamsız tasarrufa millet de gıkını çıkarmamış. O gün bu gün, Fatih’in hatırası bu mescit, tıpkı Ayasofya gibi mahzun.. Ne için, kim adına? Şimdilik, üzerinde sis bulutlarının örttüğü sorular, sorular.." 0 Yorum ⁠ Necati Çavdar bir anı paylaştı. 10 Temmuz, 10:49 · Herkese Açık ile paylaşılıyor 2 Yıl Önce Anılarını Gör Necati Çavdar, yeni bir video ekledi. 10 Temmuz 2019 · 0:04 / 6:24 0 Yorum ⁠ 28 ŞUBAT, HAKİM Önünde Albümü Necati Çavdar, 5 yeni fotoğraf ekledi. 9 Temmuz, 23:33 · GÜYA "ADALET" !!!! Garibe hemen, zorbaya geç gelir.. ... Yargıtay 28 ŞUBAT' çıların cezasını ONAYladı..! Aralarında "Demokrasiye balans ayarı yaptık" diyen Çevik Bir ile Çetin Doğan da var 14 kişinin cezası onaylanırken "Yardım" gerekçesiyle KEMAL GÜRÜZ kurtarılırken " gizli ittifak" dan 37 kişi beraat ettirildi.. https://m.sabah.com.tr/.../son-dakika-yargitay-28-subat... Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 28 Şubat davasıyla ilgili temyiz incelemesini tamamladı. Ceza dairesi tarafından dönemin Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir ve Çetin Doğan olmak üzere birçok sanık hakkında verilen müebbet hapis cezaları onandı. ... Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 28 Şubat davasında aralarında Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir ve Genelkurmay Harekat Başkanı Çetin Doğan'ın da aralarında bulunan 14 sanığın müebbet hapis cezasını onadı. Eski numarasıyla 16, yeni numarasıyla Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 28 Şubat davasıyla ilgili temyiz incelemesini tamamladı. Kararda, 28 Şubat'ta birtakım sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra basın-yayın kuruluşlarının, üniversitelerin, sendikaların, sermaye çevrelerinin, sivil bürokrasinin, yargı mensuplarının desteği alınarak, 28 Şubat 1997 tarihli MGK toplantısında alınan kararların hükümete dayatıldığı belirtilerek, seçilmiş bir hükümetin işlevsiz hale getirilerek, istifaya zorlandığı vurgulandı. Süreçte, tüm toplum üzerinde psikolojik harekat faaliyetleri uygulandığı kaydedilen kararda, bu çerçevede, tehdit, gerilim, korkutma, beyin yıkama, düşman algısı oluşturma vebenzeri yollarla toplumun baskı altında tutulduğu ve "laik-anti laik" şeklinde ayrıştırılmaya çalışıldığı belirtildi. MÜEBBET HAPİS CEZALARI ONANDI Söz konusu süreçte yaşananların anlatıldığı kararda, hükümete karşı suçun icra hareketleri üzerinde müşterek hakimiyet kurdukları tespit edilen sanıklar dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir olmak üzere, dönemin Genelkurmay Harekat Başkanı Çetin Doğan, eski Hava Kuvvetleri Komutanı Ahmet Çörekçi, dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Aydan Erol, dönemin Kara Kuvvetleri İstihbarat Başkanı Cevat Temel Özkaynak, dönemin Genelkurmay Personel Başkanı Yıldırım Türker, dönemin Genelkurmay İstihbarat ve İKK Daire Başkanı emekli Orgeneral Fevzi Türkeri, dönemin İstihbarat Başkanı Çetin Saner, dönemin Genelkurmay Genel Sekreteri Erol Özkasnak, dönemin Jandarma Genel Komutanlığı Harekat Başkanı Hakkı Kılınç, dönemin Genelkurmay İç Güvenlik Harekat Dairesi Plan Şube Müdürü İdris Koralp, dönemin MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral İlhan Kılıç, dönemin Genelkurmay İç Güvenlik Harekat Dairesi Başkanı Kenan Deniz ve dönemin Genelkurmay Plan Prensipler Başkanı Vural Avar, olay tarihinde yürürlükte olan ilgili madde gereğince, "Türkiye Cumhuriyeti İcra Heyeti Vekilleri Heyetini Cebren Iskat veya Vazife Görmekten Cebren Men Etmek" suçundan "müşterek fail" olarak sorumlu tutuldular. Daire, 14 sanık hakkında verilen "müebbet hapis" cezalarını onarken, sanıklar sağlık durumlarına göre tutuksuz yargılanıyorlarsa hüküm giyecekler. "YARDIM" DENİLEREK MÜEBBETLER BOZULDU Daire, haklarında "Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etme" suçundan müebbet hapis cezası verilen sanıklar eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Halil Kemal Gürbüz, eski YÖK üyesi Erdoğan Öznal, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Hayri Bülent Alpkaya ve dönemin Genelkurmay Adli Müşaviri Erdal Şenel'in bu suça "yardım" kapsamında olduğunu değerlendirerek, hükmün bozulmasına karar verdi. Ayrıca daire, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren düşürmeye ve devirmeye iştirak" suçu bakımından "gizli ittifak (suç için anlaşma)" suçunu işlediklerine, ancak ilgili kanunda 10 yıllık asli zaman aşımı süresi nedeniyle dosyalarının düşürülmesine ve beraatlerine karar verilen sanıklarında aralarında bulunduğu, İbrahim Selman Yazıcı, İzzettin İyigün, Altaç Atılan, Ersin Yılmaz, Kamuran Orhon, Köksal Karabay, Metin Yaşar Yükselen, Orhan Yöney, Refik Zeytinci, Şevket Turan, Şükrü Sarıışık ve Yücel Özsır'ın dosyalarının bozulmasına hükmetti. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, ayrıca 37 sanık hakkında verilen beraat kararını da onadı. 0 Yorum ⁠ Necati Çavdar 9 Temmuz, 22:52 · Herkese Açık ile paylaşılıyor 0 Yorum

SERASKER, SADRAZAM HÜSEYİN AVNİ PAŞA... "HAÇLI" Viktor Hogo...Emin Bülent SERDAROĞLU

ecati Çavdar 10 Temmuz, 12:34 · SERASKER, SADRAZAM HÜSEYİN AVNİ PAŞA... "HAÇLI" Viktor Hogo...Emin Bülent SERDAROĞLU 1 - Bu gün Isparta denilen/ dedirtilen ( Hamid ovası - Şark- i Karağaç) doğumlu AVŞAR obasından Hüseyin Avni paşa, Haçlının taşaron olarak kullandığı YUNAN İSYANI'nı bastırmada büyük hizmetleri olur. Bu yüzden olsa gerek hümanizma meraklısı batıcılar tarafından İTİBAR sızlaştırma bombardumanına tutulur.. 2 - Oysa... Osmanlının, Müslümanları toptan imha ve soykırım harekatı olan Yunan isyanını bastırma gayreti güya hümanizma önderlerinden Fransız Viktor Hugo'nun " çocuk masumiyeti " istismar edilerek şiddet özendirilen 10 temmuz 1828'de kaleme alınan ve 1929'da "Yunan İsyanı " kutsamak için yazdığı şiirlerden oluşan kitabı les orientals'de (doğu) yayımlannan "ÇOCUK" ( mavi gözlü yunan çocuğu) şiiri ile " KİN" e dönüşerek protesto edilir. 3- Balkan ve Çanakkale GAZİsi , Galatasaray kulubünün ilk Türk kaptanı Emin Bülent Serdaroğlu; HAÇLI " Victor Hugo'nun kan kusan şiirine karşı nazire yaparak " KİN" adıyla cevaplar.. Yazar ve düşünce adamı Bilal Sürgeç beyin sayfasında pay ettiği Hüseyin Avni beyin Yunan İsyanına karşı hizmetleri dolayısıyla Viktor Hugo'nun KİN ve kan damlayan şiirine karşı Emin Bülent Serdaroğlu'nun cevabını aşağıya alıyorum.. ...... ÇOCUK ( Mavi Gözlü Yunan Çocuğu) Türkler burada idi. Her yan Harabe Yürek acısı. Sakız, üzüm adası, Şimdi kömürleşmiş resif Bir zamanlar çiçeği ile gölgeli Chios, Gelgitlerle sahilleri coşan Sakız Adası, parlayan büyük ağaçlar, yamaçlar, saraylar, bazen alacakaranlıkta bir koro genç kızların dansı. Kurtarılmış ıssız bir köşede kararmış duvarlarına yakın yerlerde Bir mavi gözlü çocuk, bir Yunan genci, oturur Utançla eğdi başını Şimdi söndürmek için yüreğindeki ateşi Yıkımdan arta kalan beyaz çiçekli bir alıç aldı eline, Onu seviyorum. Yeniden gülümsetecekse eğer; vermeliyim size; Tatlı sesli bir flüt ziller ve dans? ama veremem - çiçek, tatlı meyve, harika kuş? Çocuk daha sonra, mavi gözlü Yunan çocuğu: "Arkadaş ", dedi vereceksen eğer: "Bana biraz ateş ve barut ver." Viktor Hugo ........ Emin Bülent Serdaroğlu'nun bu şiire atfen yazdığı Nazire ya da tepki şiiri: KİN Göster sema-yı mağribe yüksel de alnını, Dök kalb-i saf-ı millete feyz-i beyanını Al bayrağınla çık, yürü sağken zafer nüma Bir gün şehit olunca sen, olsun kefen sana! Ey makber-i muazzam-ı ecdadı titreten, Düşman sadası, sus, yine yükselme gölgeden! Kafir! Hilal-i rayet-i İslam'a hürmet et, Toplar boğar hitabını dağlarda akıbet! Dağlar lisana gelse de anlatsa hepsini, Binlerce can dirilse de nakletse geçmişini! Garbın cebin-i zalimi affetmedim seni, Türk'üm ve düşmanım sana kalsam da bir kişi!.. Ben şurezar-ı kalbimi kinimle süslerim, Kalbimde bir silah ile ferdayı beklerim. Kabrinde müsterih uyu ey namdar atam! Evladının bugünkü adı sade intikam! Emin Bülent SERDAROĞLU Bu gün millet evlatlarının anlamadığı/anlatılmadığı bazınkelimeler|: makber-i muazzam-ı ecdad: Ataların güzel mezarı Hilal-i rayet-i İslam: İslam’ın temiz hilal bayrağı cebin-i zalimi: Korkak zalim şurezar-ı kalbim: Çorak kalp 3 Yorum ⁠ Bilal Sürgeç Abi sana minnetlerimi teşekkürlerimi ve yürekten arz ediyorum · Yanıtla · 3g · Düzenlendi Gönderi Sahibi Necati Çavdar peki biz ne ile karşılık verelim.. Çalışan, bilgilenderen ,emek veren sen.. Vır vır eden biz...! · Yanıtla · 3g Bilal Sürgeç Abi estağfurullah · Yanıtla · 3g ⁠ Necati Çavdar

ARAPÇA VE OSMANLI TÜRKÇESİNİN GÜZELLİKLERİ

Sabri Özkul 11 Temmuz, 05:53 · ARAPÇA VE OSMANLI TÜRKÇESİNİN GÜZELLİKLERİ EVLÂDİYELİK TESPİTLER... Arapçada ANLAMA Çeşitleri : Dirâyet دِرَايَةٌ... : Akılla anlamak, Rivâyet رِوَايَةٌ... : Nakille anlamak, Hidâyet هِدَايَةٌ : Yürekle anlamak, Firâset فِرَاسَةٌ ..: Düşünerek anlamak, Kırâat قِرَاءَةٌ.......: Okuyarak anlamak, İbâdet عِبَادَةٌ.... : Tüm benlikle hissederek, anlamanın zirvesi. Arapçada İNCELİK Çeşitleri : Gözde incelik...........: Dikkât دِقَّةٌ Gönülde incelik........: Rikkât رِقَّةٌ Anlamada incelik.....: İdrâk إِدْرَاكٌ Ruhta incelik.............: Mahabbet مَحَبَّةٌ Hissetmede incelik..: Şu'ur شُعُورٌ Tüm benlikte incelik: İtâat إِطَاعَةٌ Dört önemli ve kıymetli SÜS nedir ? 1- Dünyânın süsü..; insândır. 2- İnsânın süsü......; ilimdir. 3- İlmin süsü......... ; ameldir. 4- Amelin süsü..... ; ihlâstır. Arapçada DÜŞÜNME Çeşitleri : Geçmişe yönelik düşünmek...................: TEZEKKÜR : تَذَكُّرٌ : Geleceğe dâir derin düşünmek..............: TEDEBBÜR : دَبُّرٌتَ : Sebep ve sonuç arasında bağ kurarak.: TEAKKUL.. : عَقُّلٌتَ : Lehinde ve aleyhinde olanı düşünmek.: TEFEKKAH .: تَفَقُّهٌ : Olaylar ve deliller üzerinde düşünmek.: TEFEKKÜR : تَفَكُّرٌ : Ümit ederek düşünmek..........................: TEEMMÜL.... : تَأَمُّلٌ : HUZURUN REÇETESİ : MEN SABERA, BASARA : Sabreden, görür : مَنْ صَبَرَ بَصَرَ MEN BASARA, ŞEARA....: Gören, hisseder : مَنْ بَصَرَ شَعَرَ : MEN ŞEARA, SECEDE....: Hisseden, secde eder : مَنْ شَعَرَ سَجَدَ : MEN SECEDE, VECEDE..: Secde, eden bulur : مَنْ سَجَدَ وَجَدَ : MEN VECEDE, SAMETE .: Bulan, susar : مَنْ وَجَدَ صَمَتَ : MEN SAMETA , NECA.....: Susan, kurtulur : مَنْ صَمَتَ نَجَا : ME NECA, SAİDE.............: Kurtulan. mutlu olur : مَنْ نَجَا سَعِدَ : Arapçada GÖRME Çeşitleri : Gözle görmek............: Ru'yet. رُؤْيَةٌ Fikirle görmek...........: Nazar. نَظَرٌ Kalple görmek...........: Basîret. بَصِيرَةٌ Hissederek görmek..: Şu'ur. شُعُورٌ Ruhla görmek............: Hub. .حُبٌّ Anlayarak görmek.....: İdrâk. إِدْرَاكٌ Tüm benlikle görmek: İbâdet. عِبَادَةٌ Arapçada KONUŞMA Çeşitleri : Gözle konuşmak.............: Îmâ. إِيمَاءٌ Fikirle konuşmak............: Münâzara. مُنَاظَرَةٌ Kalple konuşmak............: Mahabbet. مَحَبَّةٌ Dil ile konuşmak.............: Kelâm. كَلَامٌ Yürekle konuşmak..........: Sıdk. صِدْقٌ Anlayarak konuşmak......: Nutuk. نُطْقٌ Tüm benlikle konuşmak.: Zikir. ذِكْرٌ Arapçada SEVME Çeşitleri : Akılla sevmek................: Hevâ. هَوَى Kalple sevmek...............: Aşk. عَشْقٌ Gönülle sevmek............: Sevgi. حُبٌّ Nefisle sevmek..............: Heves. هَوَسٌ Sadâkatle sevmek........: Vefâ. وَفَاءٌ Tüm benlikle sevmek...: Îmân. إِيمَانٌ Arapçada YÖNELİŞ Çeşitleri : Cihet. : جِهَةٌ : Fizîki yöneliş. Sıla ...: صِلَةٌ : Kalbî yöneliş. Kıble..: قِبْلَةٌ : Fizîkî ve Kalbî yöneliş. Arapçada TEDAVİ Edenler : Refîk : رَفِيقٌ ..: Yolu tedâvî eder. Edîp : أَدِيبٌ ...: Hisleri tedâvî eder. Habîb : حَبِيبٌ : Kalbi tedâvî eder. Sadîk : صَدِيقٌ : Gönlü tedâvî eder. Tabîp : طَبِيبٌ : Bedeni tedâvî eder. Hakîm : حَكِيمٌ : Basîreti tedâvî eder. Arapçada GÜZELLİK Çeşitleri : Safâ : صفاء.........: Kalpte GÜZELLİK Dehâ : دهاء.........: Akılda GÜZELLİK Helâl : حلال.........: Rızıkta GÜZELLİK Celâl : جلال..........: Tavırda GÜZELLİK Cemâl : جمال......: Yüzde GÜZELLİK Bekâ : بقاء..........: Cennette GÜZELLİK Vefâ : وفاء ..........: Dostlukta GÜZELLİK Devâm : دوام.....: Amelde GÜZELLİK Hasât : حصاد.... : Emekte GÜZELLİK Hayâ : حياء .........: Davranışta GÜZELLİK Beyân : بيان ......: Konuşmada GÜZELLİK Arapçada KİRLİLİK Çeşitleri : Necâset : نَجَاسَةٌ : Bedende KİRLİLİK Vesâhet : وَسَاخَةٌ : Elbisede KİRLİLİK Habâset : خَبَاثَةٌ .: Kişilikte KİRLİLİK Hakâret : حَقَارَةٌ .: Duyguda KİRLİLİK Vekahât : وَقَاحَةٌ : Tavırda KİRLİLİK Atâlet : عَطَالَةٌ ....: Amelde KİRLİLİK Cehâlet : جَهَالَةٌ ..: Akılda KİRLİLİK Kabahât : قَبَاحَةٌ:..: Davranışta KİRLİLİK Dalâlet : ضَلَالَةٌ ..: Gidilen yolda KİRLİLİK KADER, NASİP, KISMET ve RIZIK nedir ? KADER...: Hayâtının her alanında karşına çıkan, Allah'ın belirlediği şaşmaz ölçü ve denge. NASİP....: Sana verilecek olan pâyın tamâmı KISMET : Nasibin parça parça belirli aralıklarla sana ikrâm edilmesi. RIZIK.....: Boğazından geçenlerin tamâmı.

BAŞPEHLİVAN ORDULU Mustafa

ecati Çavdar 11 Temmuz, 23:23 · Herkese Açık ile paylaşılıyor Rahmetli Mustafa pehivanı Biz orta okulda iken HÜSEYİNAĞBAD panayırına da getirmişler idi.. Ordu Sayfası 6 Temmuz, 10:36 · 🔴BAŞPEHLİVAN ORDU'LU MUSTAFA TAM BİR CENTİLMENDİ... 1966 -67 -68 yılları altın kemerli başpehlivanı Ordu’lu Mustafa Bük, 1969 yılı Tarihi Kırkpınar Güreşlerinde yine finale çıkar rakibi Babaeskili Nazmi Uzun’dur. Final güreşi başlayalı 4 saat 40 dakika olduğunda pehlivanlar bir kez daha yağlanıp su aldıktan sonra; Ordu’lu, son kez aldığı yağdan ve sudan sonra hakem heyetine doğru yürüyerek “ Ben Nazmi’yi yenemedim. Nazmi gençtir, başpehlivanlığa o layıktır. Meydanı ona bırakıyorum.” dedi. Sonra da “ Nazmi öp elimi sana kemeri ben takacağım. İnşallah iki sene sonra kemer senin olur” diyerek hem başpehlivanlığı hem de başpehlivanlık ödülünü rakibine bırakarak FAİR PLAY anlamında dünya spor tarihine önemli not düşmüştür. (Kaynak: Dilgeş Baz arşivi) Araştırmacı Yazar Naim Güney

Necati Çavdar, Yaba - aba albümü 13 Temmuz 2012 ·

https://www.facebook.com/photo?fbid=10151077073862700&set=ms.c.eJxllkkOZTkIBG~%3BUIpm5~%3B8VKr3pR~_uFtiMHgNEamks1YjTRj9p~%3B~_kTwHOQdZFbw2mzbrsDlnrpv49WrzIZn79WoFvVwLG6~_kzXegHxJ~_JGuIk0GvXHrVE6eSVdQwTiuQqxP96a~%3B5IN0ga6x9lzbnhexP58fcSKpIFiccUT8j1j4axnFBG~_O5JIe7mPAmWahuMnieXKh3SlDUVLP2Zsemm17z5Bpqfjahw1nqeY51rdlDGhpbDc687qh0w5BrY9DVTap3i3e61dDqdkLPO8Fcw5eyTzf2qKgzRj7ZQ3bg5dTqhVDpRaGrl0IPL4u5ij284my5OpLmXVw3TzhqkuKZ9yUreJ2OJIYE711mchIoU6Ywkl54fYWC4C~_Q~_RpIuEiGcRJqkeUOSAVtvu~%3Bql~%3BRTRTe7MSqSZeQVa99mD~%3BeY~%3BbKR~%3BbueH~%3BIVTzILoqCXCz2Up5E8ccJwQkWjP0pDf5SF29EnTJB8COaz1L4kk~%3BAao83UQ57Ii81B2hYin5jrit24hY2b0A03~%3BAVy4aeWKxjnW5pAqAT3wJ06J9v3bJteh1v2b0UCaWb~%3BxALirDSLpDBt5LW04Sbz1cTsk0YyeE2~_mLTyPSjB77mL4xsM40QK4~_sOcZKEGzofgb1XEUuSiSoiOVejxPNwY~%3BweJfoT~%3BUTuJRlsworBNqhvoyWpJHm8rhE5nx8k~_Xcr7RA5FfTi9q50bAXK4GTLoBLy6Xwm9oS~%3BYww2~%3Bb~%3Bm~%3BwCetJff.bps.a.10150808959517700

İKRA - OKU-KOZMİK AYETLER - KAİNAT KİTABI - TEFEKKÜR - 13 Temmuz 2013 ·

Necati Çavdar, OKU - KOZMİK AYETLER - TEFEKÜR - albümüne 50 yeni fotoğraf ekledi. 13 Temmuz 2013 · İKRA - OKU-KOZMİK AYETLER - KAİNAT KİTABI - TEFEKKÜR “O, biri diğeriyle 'tam bir uyum' (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir 'çelişki ve uygunsuzluk' (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir.” [Mülk Suresi, 3-4.ayetler] Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla Yaratan Rabbin adıyla oku. O, insanı bir alak'tan yarattı. Oku, Rabbin en büyük kerem sahibidir; Ki O, kalemle (yazmayı) öğretendir. İnsana bilmediğini öğretti. Alak Suresi (96), Ayetler 1-5 .............. «Şüphesiz ki göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, akl-ı selîm sâhipleri için (Allâh’ın birliğini gösteren) kesin deliller vardır.Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her an) Allâh’ı zikrederler; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin tefekkür ederler ve:Rabbimiz! Sen bunları boşuna yaratmadın. Sen’i tesbîh ederiz; bizi cehennem azâbından koru! (derler).» (Âl-i İmrân, 190-191) ................ " Allah’ın rahmetinin eserlerine bak! Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor. Şüphe yok ki O, ölüleri de elbette diriltecektir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir." (rum suresi 50. Ayet) ............... 13/3- O, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş yaratandır.3 O geceyi gündüze bürüyor. Şüphesiz bunlarda, düşünen bir kavim için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır. 313/4 - Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su ile sulanır. Ama biz ürünleri konusunda bir kısmını bir kısmına üstün kılıyoruz. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir kavim için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır.14/32 - Allah, gökleri ve yeri yaratan, gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri emrinize veren, nehirleri de hizmetinize sunandır.15/19 - Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.16/10- O, göklerden sizin için su indirendir. İçilecek su ondandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de onunla meydana gelir.16/11 - Allah o su ile size; ekin, zeytin, hurma ağaçları, üzümler ve her türlü meyvelerden bitirir. Elbette bunda düşünen bir kavim için bir ibret vardır.16/65- Allah gökten su indirdi de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti. Şüphesiz bunda dinleyecek bir toplum için bir ibret vardır.16/67 - Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden hem içki, hem de güzel bir rızık edinirsiniz. Elbette bunda aklını kullanan bir toplum için bir ibret vardır.2/164 - Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden gemilerde, Allah’ın gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgarları ve gökle yer arasındaki emre amade bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için deliller vardır.2/22 - O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah’a ortaklar koşmayın.2/61 - Hani, “Ey Mûsâ! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin” demiştiniz. O da size, “İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var” demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah’ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah’ın âyetlerini inkâr ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.22/5 - Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra bir “alaka”dan2, sonra da yaratılışı belli belirsiz bir “mudga”dan3 yarattık ki size (kudretimizi) apaçık anlatalım. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor, sonra da (akıl, temyiz ve kuvvette) tam gücünüze ulaşmanız için (sizi kemale erdiriyoruz.) İçinizden ölenler olur. Yine içinizden bir kısmı da ömrün en düşkün çağına ulaştırılır ki, bilirken hiçbir şey bilmez hale gelsin. Yeryüzünü de ölü, kupkuru görürsün. Biz onun üzerine yağmur indirdiğimiz zaman kıpırdar, kabarır ve her türden iç açıcı çift çift bitkiler bitirir. 2-322/63 - Allah’ın gökten yağmur indirdiği, böylece yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmedin mi? Şüphesiz, Allah çok lütufkârdır, hakkıyla haberdardır.23/19 - Onunla sizin için hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik. Bu bağ ve bahçelerde sizin için pek çok meyveler vardır ve siz onlardan yiyorsunuz.23/20 - Yine o su ile Sîna dağında biten bir ağaç (zeytin ağacı) yarattık ki hem yağ, hem de yiyenlere katık verir.25/48,49 - O, rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderendir. Ölü toprağı canlandıralım, yarattıklarımızdan bir çok hayvanları ve insanları sulayalım diye gökten tertemiz bir su indirdik.25/5 - “(Bu Kur’an, başkalarından) yazıp aldığı öncekilere ait efsanelerdir. Bunlar ona sabah akşam okunmaktadır” dediler.26/7 - Yeryüzüne bakmazlar mı, orada her türden nice güzel ve yararlı bitkiler bitirdik.27/60 - Yahut gökleri ve yeri yaratan ve size gökten yağmur indirip, onunla, ağaçlarını sizin yetiştiremeyeceğiniz gönül alıcı güzel bahçeler meydana getiren mi? Allah ile birlikte başka ilah mı var!? Hayır onlar (Allah’a) eş tutan bir kavimdir.7 729/63 - Andolsun, eğer onlara, “Gökten yağmuru kim indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti?” diye soracak olsan, mutlaka, “Allah” diyeceklerdir. De ki: “Hamd Allah’a mahsustur.” Fakat onların çoğu akıllarını kullanmazlar.30/19 - Allah, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. Ölümünden sonra yeryüzünü diriltir. Siz de (mezarlarınızdan) işte böyle çıkarılacaksınız.30/24 - Korku ve ümit kaynağı olarak şimşeği size göstermesi, gökten yağmur indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesi, onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir toplum için elbette ibretler vardır.30/50 - Allah’ın rahmetinin eserlerine bak! Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor. Şüphe yok ki, o ölüleri de elbette diriltecektir. O her şeye hakkıyla gücü yetendir.31/10 - Allah gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten de yağmur indirip orada her türden güzel ve faydalı bitki bitirdik.32/27 - Görmediler mi ki, biz yağmuru kupkuru yere gönderip onunla hayvanlarının ve kendilerinin yiyeceği ekinler çıkarırız. Hâlâ görmeyecekler mi?35/27 - Görmüyor musun ki Allah gökten su indirdi. Biz onunla türlü türlü ürünler çıkardık. Dağlardan da beyaz, kırmızı (birbirinden farklı) çeşitli renklerde yollar (katmanlar) var, simsiyah taşlar da var.35/9 - Allah, rüzgarları gönderendir. Onlar da bulutları hareket ettirir. Biz de bulutları ölü bir toprağa sürer ve onunla ölümünden sonra yer yüzünü diriltiriz. İşte ölümden sonra diriliş de böyledir.36/33 - Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler36/34,35 - Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hâlâ şükretmeyecekler mi?2 236/36 - Yerin bitirdiği şeylerden, insanların kendilerinden ve (daha) bilemedikleri (nice) şeylerden, bütün çiftleri yaratanın şanı yücedir.39/21 - Görmedin mi, Allah gökten su indirdi de onu yeryüzündeki kaynaklara ulaştırdı. Sonra onunla renkleri çeşit çeşit ekinler çıkarıyor. Sonra ekinler kuruyor da onları sapsarı kesilmiş görüyorsun. Sonra da Allah onları kurumuş çer çöp haline getirir. Şüphesiz ki bunda akıl sahipleri için bir öğüt vardır.41/39 - Allah’ın varlığının delillerinden biri de şudur: Sen yeryüzünü boynu bükük (kupkuru) görürsün. Onun üzerine yağmuru indirdiğimiz zaman kıpırdar kabarır. Şüphesiz ki, onu dirilten, elbette ölüleri de diriltir. Şüphesiz o, her şeye gücü hakkıyla yetendir.41/47 - Kıyametin ne zaman kopacağına ilişkin bilgi O’na havale edilir. Meyveler tomurcuklarından ancak O’nun bilgisi altında çıkar, dişi ancak O’nun bilgisi altında hamile kalır ve doğurur. Allah onlara, “Nerede bana ortak koştuklarınız?” diye seslendiği gün şöyle derler: “Sana arz ederiz ki, içimizden onları gören hiçbir kimse yok."43/11 - O gökten bir ölçüye göre yağmur indirendir. Biz onunla ölü araziyi canlandırdık. İşte siz de, böyle diriltileceksiniz.45/5- Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah’ın gökten rızık (sebebi olarak yağmur) indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgarları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için deliller vardır.50/7 - Yeryüzünü de yaydık ve orada sabit dağlar yerleştirdik. Orada her türden iç açıcı çift bitkiler bitirdik.50/8 - Bütün bunlar, içtenlikle Allah’a yönelen her kulun gönül gözünü açmak ve ona öğüt ve ibret vermek içindir.50/9,10,11 - Gökten de bereketli bir su indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek taneler (ekinler), birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları bitirdik ve böylece onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte (dirilip kabirlerden) çıkış da böyledir.55/11 - Orada meyve(ler) ve salkımlı hurma ağaçları vardır.55/12 - Yapraklı taneler, hoş kokulu bitkiler vardır.56/63 - Ektiğiniz tohuma ne dersiniz?!56/64- Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz?56/71- Tutuşturduğunuz ateşe ne dersiniz?!56/72 - Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz?56/73 - Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık.57/17 - Bilin ki Allah, yeryüzünü ölümünden sonra diriltmektedir. Düşünesiniz diye gerçekten, size âyetleri açıkladık.6/141 - O, çardaklı, çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (herbiri) birbirine benzer ve (herbiri) birbirinden farklı biçimde yaratandır.29 Bunlar meyve verince meyvelerinden yiyin. Hasat günü de hakkını (öşürünü)30 verin, fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez. 29-306/95 - Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! Peki (ondan) nasıl çevriliyorsunuz?6/99 - O gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler, -hurma ağacının tomurcuğunda da aşağıya sarkmış salkımlar- üzüm bahçeleri, zeytin ve nar çıkarırız: (Herbiri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı.19 Bunların meyvesine, bir meyve verdiği zaman, bir de olgunlaştığı zaman bakın. Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah’ın varlığını gösteren) ibretler vardır. 197/57 - O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde (yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.7/58 - (Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. (Toprağı) kötü ve elverişsiz olandan ise, faydasız bitkiden başkası çıkmaz. Şükredecek bir toplum için biz âyetleri işte böyle değişik biçimlerde açıklıyoruz.1178/14,15,16 - Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.79/31 - Ondan suyunu ve merasını çıkardı.80/27,28,29,30,31,32 - Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.87/4,5 - O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çörçöpe çevirendir.95/4- Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.(http://www.diyanet.gov.tr/Kuran/fihrist.asp?index=110) ........... Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, daha risâlet vazîfesine başlamadan önce bile, Hira Mağarası’ndaki inzivâ ve tefekkür hayâtı ile tâbî olmuş durumda idi. Nitekim hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurmuşlardı:“Al­lâh’ın ya­rat­tık­la­rı üze­rin­de te­fek­kür edin…” (Dey­le­mî, II, 56; Hey­se­mî, I, 81)“Tefekkür gibi ibâdet yoktur.” (Ali el-Müttakî, XVI, 121) Ahmed er-Rifâî -kud­di­se sir­ruh- da şöyle buyurur:“Te­fek­kür, Rasûlullah -sal­lâl­lâ­hu aley­hi ve sel­lem-’in ilk ame­li­dir. Ni­te­kim bü­tün farz­lar­dan ön­ce O’nun ibâ­de­ti, Al­lâh’ın mahlûkâtı­nı ve nîmet­le­ri­ni tefekkürden ibâ­ret­ti. Öy­ley­se siz de te­fek­kü­re iyi sa­rı­lın ve ib­ret ve­sî­le­si ya­pın.”" Deme şu niçin şöyle Yerincedir o öyle Bak sonunu seyreyle Mevlâ görelim neyler Neyleyse güzel Eyler" Erzurumlu İbrahim Hakkı 1 Yorum Abdurrahman Lak SLM ABİ SEN SİBELİ TANİYORMUSUN

Malum, "gezi" bahanesiyle başta İstanbul olmak üzere kimi yerler "işgal" edildi. Angara da bundan nasibini aldı..

Hangi birini yazam...? Gece toz olup 5-6 da ortaya cikanlarimi... Sehit yakin ve aileri hastanede o sicakta beklerken degil hatir sormsk bir yudum su vermeyen ve akşam beş de makam araclarina kurulup toz olsn hastsne bashekimik ve idareciler... Bolge belediye baskanlari.. Sehit evlerine en yakin mrscit ve cammi imamlari... Sehitler dizi dizi defnedilirken ortada olmsyan bakan,vekil,parti yoneticileri her kademede siyaset esnafi.. Simdi "reis" e sirinlik icin ya şehit evlerinde yada meydanlarda fotograf cektirmekle mesguller.. Necati Çavdar, Angara'da "gezi" izi albümüne 3 yeni fotoğraf ekledi. 13 Temmuz 2013 · Malum, "gezi" bahanesiyle başta İstanbul olmak üzere kimi yerler "işgal" edildi. Angara da bundan nasibini aldı.. Uzun süre gitmediğimiz Angara'ya 29 Haziran 2013 Cumartesi uğradık. Kızılay bölgesinde hala "gezi" izine rastlamak mümkün... ................. http://necaticavdar.blogcu.com/yas-kesen-bas-keser/13845798 http://necaticavdar.blogcu.com/bir-agac-kalas.../13853904 TC Mustafa Zor Olur böyle seyler kafana takma agaam.bunlarda gecer ne gecmediki.selamlar. · 8y Necati Çavdar veAS.. Anarşizmin, iç dış millet düşmanlarının tezgah ve tahrikine..Siyasetçilerin basiret ve dirayetsiliğine rağmen milletin sağ duyusu galip geldi. Şükür ucuz atlatıldı... · 8y TC Mustafa Zor Agbi daha gelecegi geride.Bizi itmisler istikrarsiz bölgeye , bizim MIT söylememis bile.Eeeee bir ülkenin MIT inin %60 CIA ve Israel e calisiyorsa, bizim alacagimiz daha coook ders var demektir.Bir IRAN kadar olamadik (kendi bagimsizligini koruma babinda) Selamlar saygilar.

Sanma ki uyuyan var

Necati Çavdar, Sanma ki uyuyan var albümüne 4 yeni fotoğraf ekledi. 13 Temmuz 2015 · Sanma ki uyuyan var Sen "konuş" dinyen olur Ne etmişsen yazılır, kar Geceyi sar, sabahı bulur Haşre hazırlık, şahidi var... 26 Ramazan 1436 13 Temmuz 2015 Ahimesud - Angara

15 - 16 Temmuz da "yok" olan soz de makam sahipleri; İstismar ve pay kapma adina kapi kapi dolsip poz veriyor... Meydanlara adam devsiriyor.. Utanmazlar

Necati Çavdar 13 Temmuz 2017 · Ankara · 15 - 16 Temmuz da "yok" olan soz de makam sahipleri; İstismar ve pay kapma adina kapi kapi dolsip poz veriyor... Meydanlara adam devsiriyor.. Utanmazlar 5 Yorum TC Mustafa Zor Bildiklerin var ise , YAZ ki genç insanlar bilip öğrensinler. · Yanıtla · 4y Necati Çavdar Hangi birini yazam...? Gece toz olup 5-6 da ortaya cikanlarimi... Sehit yakin ve aileri hastanede o sicakta beklerken degil hatir sormsk bir yudum su vermeyen ve beste makam araclarina kurulup toz olsn hastsne bashekimi ve idareciler...… Devamını Gör · Yanıtla · 4y · Düzenlendi Salih Demiryürek Aynen. Selamlar · Yanıtla · 4y Süleyman Bülbül istismar herşeyde olduğu gibi bunda da var · Yanıtla · 4y Nedim Açıkgöz Hayırlı cumalar

Kim bilir belki lazım olur BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ ?

Kim bilir belki lazım olur BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ ? 1) Gözlüğünüzün vidası çok çabuk çıkıyorsa vidayı takmadan önce,vidanın gireceği deliğe renksiz oje damlatın.Vidayı öyle takın. 2) Satın aldığınız ayakkabılar ayağınızı sıkıyor ise onları bir kaç dakika buhara tutun. 3) Makasınızı bilemek istiyorsanız,zımpara kağıdı kesin. 4) Halıdaki sigara yanıklarından,yanık yer ler üzerinde zımpara kağıdı ile dairesel hareketler yaparak kurtulabilirsiniz. 5) Mobilyaların yerlerini değiştirdiğinizde halıların üzerinde iz bırakır. Bu izleri yok etmek için izlerin üzerine bir parça buz koyun ve erimesini bekleyin. Daha sonra üzerinde elektrik süpürgesini gezdirin.İzden eser kalmadığını göreceksiniz. 6) Fermuarlı giyecekleriniziçamaşır makinesine koymadan önce kapalı olup olmadığını kontrol edin.Açıksa zedelenebilirler. 7) Üst üste koyduğunuz bardaklar yapışıp çıkmıyorsa bir leğenin içerisine koyun. Üstteki bardağın içerisine buz koyup leğenin içerisine yavaş yavaş sıcak su koyun. Bardakların kolayca çıktığını göreceksiniz. Satın aldığınız plastik ve cam eşyaların üzerine yapıştırılan etiketlerden kurtulmak için etiketin üzerine yemeklik margarin sürün ve 15 dakika bekletin.Bir bez ile ovalayıp yıkayın. Üzerinde hiç bir leke ve çizilme oluşmayacaktır. 9) Ütü yapmayı kolaylaştırmak ve süreyi azaltmak için ütü masasının kılıfının altına alüminyum folyo koyun. Sıcağı geri yansıtacağından ütü yapmak daha kolay olacaktır. 10) Bez pabuçların temizlenmesi sorun oluyor ise pabuçları bir yastık kılıfının içerisine koyun. Kılıfın ağzını kapayın ve çamaşır makinasında yıkayın.Yeni gibi olacaklardır. 11) Buz kalıplarınızı su ile doldurmadan önce bölmelere portakal,limon ve dilediğiniz meyve parçacıkları yerleştirirseniz dekoratif buzlar elde etmiş olursunuz. 12) Eğer ayaklarınız çok ısınıp şişiyorsa onları saatlerce sıcak suda bekletmeyin,aksine kolonya ile ovalayın.Bilekleriniz ve ayaklarınız şişmeyecektir. 13) Eğer ayaklarınız çok hassas ise,sıcak havalarda şikayetleriniz artıyorsa,her sabah bir kaç damla zeytinyağı ile ovalayın. 14) Pamuklu giysilerinizin çekmemesi için ilk yıkamada bir gece soğuk suyun içerisinde bekletin,sonra yıkayın,çekmeyeceklerdir. 15) Dirsek ve topuklarınızın sertleşmesini istemiyorsanız,bir dilim limon ile ovun.Böylece yumuşacık olacaklardır. 16) Yeni bir tava satın aldığınızda ilk önce içinde bir miktar sirke kaynatın.Bu işlem ilerde kızartmalarınızın tavaya yapışmasını önleyecektir. 17) Cevizle dost olun.İçindeki yağ beyin hücreleri için çok yararlıdır.Kan şekerini düşürdüğü için şeker hastalarına da uzmanlar tarafından tavsiye edilir. 18) Duvarınıza çivi çakacağınız zaman işaretlediğiniz yerin üzerine çapraz bant yapıştırın.Çiviyi öyle çakın. Böylece duvarın alçısını çatlatmamış olacaksınız. 19) Kızartma yağını bir kaç kez kullanabilirsiniz.Kullanılır durumda olup olmadığını anlamak için kızgın yağın içerisine bir dilim ekmek atın.Ekmekte kara lekeler oluşmuyorsa kullanabilirsiniz. 20) Cevizlerin kabuklarını kolayca açabilmek için onları bir gece tuzlu suyun içerisinde bekletin.Böylece içleri de dağılmayacaktır. KAVUN KOKUSU Buzdolabındaki kavun kokusu son derece rahatsız edicidir. Bunu gidermek için, dolaba sirke ile ıslatılmış bir peçete koymanız yeterli olur. SOĞAN KOKUSU Pek çok kişi pişmekte olan soğanın kokusundan hayli rahatsız olur. Bunu önlemenin çok kolay bir yolu var: içine bir-iki karanfil atmak. TUZLU YEMEK Yemeğin tuzunu fazla kaçırdıysanız, tencerenin dibine birkaç dilim çiğ patates koyup pişirin. Yemeğin tuzu çekilecektir. BALIK KOKUSU Bıçağınızdaki balık kokusunu çıkarmak çok zordur. Fakat, kuru bir beze bir parça karabiber ekerek bıçağınızı iyice ovarsanız hemen çıkar. BALIK YERKEN KOKUSU ELİNİZE SİNMEMESİ İÇİN Balığı yemeye başlamadan önce elinizi limonla silerseniz. elinize balık kokusu sinmez. Yıkayınca balık kokusunun elinizde olmadığını göreceksiniz. Aslında bıçağınıza da bu yöntemi tatbik edebilirsiniz. BALIK PİŞİRİRKEN Balıkları kızartmak üzere yıkadıktan sonra kurulamanızda fayda var. Bu surette balığın una ve yumurtaya daha iyi bulanmasını sağlamış olursunuz. KİRLİ ELLER Eliniz katran gibi yapışkan bi madde ile kirlenmiş olabilir. Önce vazelinle güzelce silin. Ardında da sabunla yıkayın. Katrandan iz kalmaz. ÇAMUR LEKESİ Çamur henüz kurumamış ise, ipekli ve yünlü kumaşlarda iyice kurumaya bırakılmalıdır. Sonra çamur sert bir fırça ile fırçalanır ve sirke sürülür. SÜTÜN TAŞMAMASI İÇİN Sütü kaynatacağınız tencerenin ağız kısmına sıvı yağ sürerseniz sütün taşmasını önlemiş olursunuz. ÜTÜ YAPARKEN Ütü yapmayı kolaylaştırmak ve süreyi azaltmak için, ütü masasının kılıfının altına alüminyum folyo koyun. Sıcağı geri yansıtacağındanütü yapmak daha kolay olacaktır. CAM SİLERKEN Camlarınızı silerken suyun içine biraz tuz koyarsanız hem daha kolay temizlenir hem de tertemiz, pırıl pırıl olur. SARIMSAK KOKUSU Ellerdeki sarımsak kokusunu çıkarmak için avucunuza biraz tuz alıp, hafifçe nemlendirdikten sonra iyice ovalayın. Sabunla da iyice yıkarsanız sarımsak kokusunun çıkmış olduğunu göreceksiniz. ARI ve SİVRİSİNEK SOKMALARI İÇİN Kesme şekeri hafif ıslatın, sokulan kısmın üzerine hafifçe bastırın zehiri alır ve kaşınmayı şişmeyi önler. TER KOKUSU Ter kokusuna neden olan bakterilerden kurtulmak için pamuğu şekersiz ve alkol bazlı bir ağız gargarası ile ıslatın ve koltuk altlarına sürün. Koltuk altlarını jiletle yeni temizlediyseniz, bunu denemek için bir gün bekleyin. ISLANIP BOZULAN TELEFON YA DA KAMERALARINIZ Telefon veya kameranız suya düşmüş veya ıslanmış ise pilini cikarin ve pirincle dolu bir torbada birkac gun bekletin. Pirincler suyu ve nemi emeceginden telefonunuz tekrar calisacaktir. Sevgili Peygamberimiz Resulullah ( Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) Bir hadis-i şerifte: “İnsanların hayırlısı (en iyisi), insanlara faydalı olandır” buyurulmuştur. -------------------------------------------------------------------Başkalarıda Okusun, faydalansın diye paylaşırmısınız

F-400 için birileri bayram ediyor.. İnşallah, başımıza bela olmaz..

Necati Çavdar 13 Temmuz 2019 · F-400 için birileri bayram ediyor.. İnşallah, başımıza bela olmaz.. Rus, ŞAM, HALEP vilayetlerimize ve Akdenize indi ..Başımıza bela oldu.. Memleket bir uçtan bir uca harap inasanımız hala perişan... Kafkasya - Kırım anılmaz oldu.. Allah, RUS un şerrinden muhafaza eylesin.. ... ABD nin ve RUS'un insaf ve sözlerine güvenilmez.. Kaç kez test edildi.. Bizi ancak kendi kararlılığımız ve imkanlarımız kurtarır.. ..... 7 Yorum ⁠ TC Mustafa Zor Rus'u , Şam'a Halep'e getiren Küreselciler.Bölgeye daha önce Amerika ve yandaşlarını getirdiler.Baktılar iş uzayacak ve umdukları gibi (Türkiyenin iç dinamikleri engel oldu) olmadı.Rusya'yıda oyuna dahil ettiler.G 20 zirvesinde S400 ler konusu konuşulmuştur.Zaten hafta ya ABD den bu konuyla ilgili heyet gelecek.Bu konu bizim basının yazdığı çizdiği gibi değil.Her hatanın bir bedeli olur.Bizde Rus uçağını düşürdük , bunun karşılığı bazı bedeller ödetiliyor.Rusya'nın by satışdaki vs reklamdaki karı , Suriyedeki masrafını finanse ettiriliyor.ABD nin masraflarını kimler finanse ediyor , Tüm dünya biliyor.Malesef bu işler böyle yürüyor.Hayırlısı olur Inşallah. Selamlar. · Yanıtla · 2y Tahsin Gs Abim Haklısında Ya üreteceksin Hiçbirinin kapısına varmayacaksın ya alacaksın başka seçeneğin yok Bu bir acil ihtiyaç Suriye’den Kilise Reyhanlıya yüzlerce roket füze atıldı onlarca Can ve mal kaybı oldu Malesef yerli etkili hava savunma sistemimiz olmadığı için bu saldırıları engelleyemedik Bu olaylardan sonra bu sistemlerin gerekliliği ön plana çıktı süreç hızlandı sanırım İnşallah Bizimkilerde Artık Lafla değil Gerçek bir çalışma ile her türlü imkanı seferber ederek Bu katagoride Yüzde yüz yerli üretim hava savunma sistemini Savaş uçaklarımızı hatta Nükleer silah yaparızda Rusyayada Amerikayada topla şu Takımlarını sizinle işimiz bitti diyecek seviyeye geliriz · Yanıtla · 2y En Alakalı seçili olduğu için bazı yanıtlar filtrelenmiş olabilir. TC Mustafa Zor Tahsin Tanli o Reyhanlıya , Kilise , Antepe düşen Roketlere bu S400 leri kullanamazsın.Bunlar pahalı sistem.Onlar için daha değişik koruyucu kalkan tabir edilen sistemler var. İsrael kullanıyor , bizde'de Aselsan o sistemler üzerine çalışıyor biliyorum. Hizbullah aynı anda 30 roket fırlatıyor, böyle S300 gibi pahalı sistemle kendini korusa bütcesi alt üst olur. · Yanıtla · 2y Selçuk Geyveli Çok acınacak vede kusura bakma LANETLENECEK bir paylaşım Hiç sana YAKIŞMADI. sen kendine nasıl yakışırdın · Yanıtla · 2y Makbul Kara Neden belaa olsun hayirdir..?? Aslinda belayi kovmak icin getiroldi ne muhtesem birsey .. Vatani seven vatan icin can vermek isteyen herkes sevinir ve mutlu olurdu bence ama sizi anlayamadim.? Çok tuhaf paylasim yapmisisniz sanki Abd ve Chp liler agziyla konusur gibisiniz..? Ve abd yi savunur gibisiniz sakli gizli..? Yaniliyormuyum..?

12 Temmuz 2021 Pazartesi

Hakiki "MARAŞAL" ve de "GAZİ" Recep TAYYİP ERDOĞAN kilidi kırdı İngiliz imparatorluğu ve onun kulları çakma mareşallerin kararlarını yırtıp attı..

Necati Çavdar 12 Temmuz 2020 · Herkese Açık ile paylaşılıyor Çakma MARAŞAL, Kamal kilit vurdu Hakiki "MARAŞAL" ve de "GAZİ" Recep TAYYİP ERDOĞAN kilidi kırdı İngiliz imparatorluğu ve onun kulları çakma mareşallerin kararlarını yırtıp attı.. ... "MARAŞAL" ve de "GAZİ" Recep Tayyip ERDOĞAN… “SULTAN “Erdoğan “MARAŞAL”dir.. Zira.. Girdiği tüm siyasi meydan savaşlarını ABD/Batı ile PKK maşası kullanılarak yapılan HENDEK savaşı Ve de 15 TEMMUZ askeri meydan savaşına komuta ederek kazanmıştır.. Üstelik .. Bu gün; Çakma Maraşal Kamal’ın kaçtığı çekildiği .. Irak da .. Barış Pınarı (Aynel Arap) Fırat Kalkanı, Afrin savaşlarını kazanarak İddlip’de Misak-I Milli bölgesindedir.. Ve de donanmalarımızla asırlar sonra Akdeniz’de BAYRAK sallamakta Tüm varlığımızla Libya da, Kuzey Afrika’dadır.. Ve de İngiliz, Fransız işgalci Haçlıların yapamadığını onlar adına yaparak Ayasofya’ya kilit vuran Çakma mareşalin kararını yırtıp atarak pagan mabedinden İslam mabedine çeviren Jüstinyen ve de Fatih’in arzusu milletin isteğini yerine getirerek AYASOFYA’yı tekrar “İSLAM MABEDİ “yaparak milletin gönül tahtına oturan “SULTAN” Erdoğan MAREŞALdir.. "GAZİ" dir.. Zira... Başta 15 TEMMUZ olmak üzere girdiği bir çok mücadelede direk CANINA kast edilmiştir.. Dolayısıyla Hükmü GAZİ " dir Mübarek ola 12 Temmuz 2020 NOT: a- Müşir/Mareşal; iki meydan savaşından zaferle dönen veya bir savaşta pekçok cepheyi birden idare ederek zafer kazanan, denizde ve havada da eşiti bir başarı gösterenlere verilir. b- Türk Silahlı Kuvvetlerinde resmi unvan için en az orgeneral (denizci ise oramiral) rütbesine sahip subaylara, T.B.M.M. tarafından verilen bir askeri rütbedir. Bu rütbe yukarıda belirtilen şartlar haricinde süre beklemeyle kazanılamaz. Deniz kuvvetlerindeki eşiti Büyükamiral dir. Müşîr, 1923-1934 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti'ndeki en yüksek askerî rütbedir. 26 Kasım 1934 tarihli 2590 sayılı Lâkap ve Unvanların Kaldırılması Hakkındaki Kanun'un üçüncü maddesi gereğince kaldırıldı ve Müşir rütbesinde olanlara Mareşal denmesine karar verildi. yukarda ki yazımızın şuan meriyette olan resmi kanundaki tarifle ilgiis olmayıp, "a" maddesindeki tarife uyan gerek biizm tarihimizdeki gerek dünyada uygulanan anlamda izafi olarak yapılmış bir yorumdur. b- SULTANLIK, resmi "padişah, kral" anlamında olmayıp tıpkı alman başbakanlarının kullandığı ŞANSÖLYE gibi yada batılı devletlerde İngiliz ve İspanyol devlet idarecilere verilen unvan gibi Dünyanın saygı duyduğu insan, yönetici anlamında kullanılmıştır.. Böyle biline..

Değerli kardeş, Ramazan Durmuş ziyarete geldi..

ALSANCAK KIRTASİYE - OYUNCAK - ÇANTA - Sahaf - AKVARYUM Albümü Necati Çavdar, 2 yeni fotoğraf ekledi — Ramazan Durmuş ile birlikte. 8s · Değerli kardeş, Ramazan ziyarete geldi.. Hoş geldi, sefal getiridi.. Az da olsa muhabbet imkanı bulduk.. 2 Yorum ⁠ Isa Bolat Selam söyle ramazan Abime · Yanıtla · 7s Gönderi Sahibi Necati Çavdar Kulağını çınlattık.. Hüseyinova istikametinde yola çıktı. Ellaham HÜSEYİNAĞBAD'a revan olmuştur

11 Temmuz 2021 Pazar

Çakma MARAŞAL, Kamal kilit vurdu Hakiki "MARAŞAL" ve de "GAZİ" Recep TAYYİP ERDOĞAN kilidi kırdı... İngiliz imparatorluğu ve onun kulları çakma mareşallerin kararlarını yırtıp attı..

Necati Çavdar 12 Temmuz 2020 · Çakma MARAŞAL, Kamal kilit vurdu Hakiki "MARAŞAL" ve de "GAZİ" Recep TAYYİP ERDOĞAN kilidi kırdı İngiliz imparatorluğu ve onun kulları çakma mareşallerin kararlarını yırtıp attı.. ... "MARAŞAL" ve de "GAZİ" Recep Tayyip ERDOĞAN… “SULTAN “Erdoğan “MARAŞAL”dir.. Zira.. Girdiği tüm siyasi meydan savaşlarını ABD/Batı ile PKK maşası kullanılarak yapılan HENDEK savaşı Ve de 15 TEMMUZ askeri meydan savaşına komuta ederek kazanmıştır.. Üstelik .. Bu gün; Çakma Maraşal Kamal’ın kaçtığı çekildiği .. Irak da .. Barış Pınarı (Aynel Arap) Fırat Kalkanı, Afrin savaşlarını kazanarak İddlip’de Misak-I Milli bölgesindedir.. Ve de donanmalarımızla asırlar sonra Akdeniz’de BAYRAK sallamakta Tüm varlığımızla Libya da, Kuzey Afrika’dadır.. Ve de İngiliz, Fransız işgalci Haçlıların yapamadığını onlar adına yaparak Ayasofya’ya kilit vuran Çakma mareşalin kararını yırtıp atarak pagan mabedinden İslam mabedine çeviren Jüstinyen ve de Fatih’in arzusu milletin isteğini yerine getirerek AYASOFYA’yı tekrar “İSLAM MABEDİ “yaparak milletin gönül tahtına oturan “SULTAN” Erdoğan MAREŞALdir.. "GAZİ" dir.. Zira... Başta 15 TEMMUZ olmak üzere girdiği bir çok mücadelede direk CANINA kast edilmiştir.. Dolayısıyla Hükmü GAZİ " dir Mübarek ola 12 Temmuz 2020 NOT: a- Müşir/Mareşal; iki meydan savaşından zaferle dönen veya bir savaşta pekçok cepheyi birden idare ederek zafer kazanan, denizde ve havada da eşiti bir başarı gösterenlere verilir. b- Türk Silahlı Kuvvetlerinde resmi unvan için en az orgeneral (denizci ise oramiral) rütbesine sahip subaylara, T.B.M.M. tarafından verilen bir askeri rütbedir. Bu rütbe yukarıda belirtilen şartlar haricinde süre beklemeyle kazanılamaz. Deniz kuvvetlerindeki eşiti Büyükamiral dir. Müşîr, 1923-1934 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti'ndeki en yüksek askerî rütbedir. 26 Kasım 1934 tarihli 2590 sayılı Lâkap ve Unvanların Kaldırılması Hakkındaki Kanun'un üçüncü maddesi gereğince kaldırıldı ve Müşir rütbesinde olanlara Mareşal denmesine karar verildi. yukarda ki yazımızın şuan meriyette olan resmi kanundaki tarifle ilgiis olmayıp, "a" maddesindeki tarife uyan gerek biizm tarihimizdeki gerek dünyada uygulanan anlamda izafi olarak yapılmış bir yorumdur. b- SULTANLIK, resmi "padişah, kral" anlamında olmayıp tıpkı alman başbakanlarının kullandığı ŞANSÖLYE gibi yada batılı devletlerde İngiliz ve İspanyol devlet idarecilere verilen unvan gibi Dünyanın saygı duyduğu insan, yönetici anlamında kullanılmıştır.. Böyle biline.. Fotoğraf açıklaması yok. 61Salih Demiryürek, Bkc Mtn ve 59 diğer kişi 68 Yorum 2 Paylaşım Paylaş 68 Yorum En Alakalı Aktif ⁠ Yorum yaz... Aktif Gönderi Sahibi Necati Çavdar MECBURİ AÇIKLAMA Bazı arkadaşlar pay ettiğimiz konuların sadece resmine bakıyor Ya da başlık kısmını okuyup, kendince yorumluyor..Keşke tümü okunsa Veya bazı terim ve isimlerin hakikatini bilmeden araştırmdan hakaret sayıyor.. Oysa öyle değil.. Çoğu yazılarımız DURUM tespiti. Maksadımız hali yani fotoğrafı vermek vermek.. ..... Mesela ALİ Arslan beyi çokğu insan BAŞBUĞ diye niteler.. Bunun için o kişi KINIYOR mı....? İstemez isen sen bu sıfatı söylemezsin, olur biter. Kimse kimseyide illa daha önceki adı ALi aslan olan kişiye BAŞBUĞ demeye zorlayamaz.. Zira herhangi bir parlamentodan geçmeyen hiç bir sıfat SANA GÖRE geçerli değil midir? Ayrıca.. size başka bir isimle hitap etsem HOŞ olur mu Ve başkalarına da hoşlanmadığı isimlerle ansak uygun olur mu? Olmaz dersiniz.. Vicdan ve insana saygı bunu gerektirir.. Ali Arslan bey gidip mahkemeye ismini TÜRKEŞ yapmış.. Kim onu eski ismiyle çağırıyor? Bahse konu olan kişi ise Ana-babasının uygun bulduğu MUSTAFA isminden Hocasının taktığı KEMAL sıfatından Kendi özgür iradesiyle VAZ GEÇİP, istifa etmiş ve KAFA KAĞIDINA da bunu İŞletmiş.. Kişiyi ismiyle çağırmak niçin HAKARET olsun.. Bence onun iradesi dışında tap en azından nezaketsizlik olur.. Yapmayın.. KAMAL agaya (ki bey, paşa demek yine onun geçmez yasalarına göre hala suç veya ilga) Mustafa Kemal, demek hoş değil Olsa olsa bilgisizlik eseri veya Anadolu halkının deyimi ile GALATI MEŞHUR dur. Bence bana kızanlar; ya çalışın, inceleyin hakikati öğrenin ya da DEVLETE bireysel başvuru hakkını kullanarak resmi adını öğrenin.. Ha AGA demek de hakaret olmayıp SELANİK ve çevresi TÜRK'LERİN saygı duyduğundana hitap tarzıdır ki KAMAL AGA, diyen hemşehrilerine ne kızmış ne degiraz etmiştir.. İnamazsanız AHİMESUD a Yerleştirdiği hemşehrilerine sorun onlar DOĞRU söylemeye devam ediyorlar.. ........ Birde Ağa Bey Paşa gibi sıfatları aslında KAMAL yasaları gereği söylemek -yazmak meri kanuna göre SUÇ.. ma nedense kendilerini en ATATÜRKÇÜ diye tarif edenler " BEY, PAŞA" nitelemesi yapmazsan alınıyor.. Hani yasa var dı..Var ama geçmez yasalar.. Kimsede başta AMA- YASA dan bunları kaldırmayı Toplumu rahatlatmayı düşünmüyor.. Bilenlerin bilmeyenlere anlatması duyurması dileği ile İsimle alakalı ayrıntı ve belgeler için: https://codaroglu.blogspot.com/2012/11/ ÇAVDAR'IN OBASI:ll CODAROGLU.BLOGSPOT.COM ÇAVDAR'IN OBASI:ll ÇAVDAR'IN OBASI:ll Beğen · Yanıtla · Önizlemeyi Kaldır · 51h · Düzenlendi Zekeriya Çavuş Allah cc yolunu daha da açık etsin. Bize sahte maraşallar terleyen siyasetçiler değil meydanda boy gösterenler gerekli. 1 Beğen · Yanıtla · 52h Ibrahim Kolçakoğlu Senin maraşal....Yakınlarına Daha cok maaş alsınlar diye Arpaliklarin artmasi için yaptıklarından mutlu olmuş gibisin... . 2 Hahaha · Yanıtla · 52h Aktif Gönderi Sahibi Necati Çavdar Süleyman Bülbül Allah, ebediyen razı olsun.. Evet DOĞRU bildiklerimize doğru diyelim YANLIŞA da YANLIŞ.. 1 Beğen · Yanıtla · 51h Süleyman Bülbül Ibrahim Kolçakoğlu Necati hocam yeri geldiğinde radikal eleştirilerini hiç kimseden kurum ve ya kuruluştan çekinmez cumhur başkanını da gerektiğinde eleştirmiş tir takdir gerektiğinde de esirgemez 2 Beğen · Yanıtla · 52h Süleyman Bülbül Necati Çavdar böyle olmalı esasen herkes bu şekilde yapmalı benim partim hata yapsın doğru diyelim olmaz hocam her daim takdir ederim sizi 2 Beğen · Yanıtla · 51h Aktif ⁠ Yanıt yaz... Süleyman Gökçe Olmadı hoca olmadı Atatürk kırmızı çizgimdir , bu ülkeyi Yunan tecavüzü den kurtaran adama çakma maraşal deneme müsade edemem . Senin gerçek maraşal dediğin adam daha ecdat türbesini koruyamayıp gece vakti türbe kaçıran biridir . Ayrıca senin gercek ma… Devamını Gör 2 Beğen · Yanıtla · 52h 20 Yanıtı Gizle Aktif Gönderi Sahibi Necati Çavdar Meclisin 1937 küşadında "Gökten indiği sanılan" diye adeta imanını haykırdı.. Bir daha da -38 küşadında nutkunu CELALBAYAR onun daına okuduysa da - ebediyen sesi kesildi.. İsteyen ve illa belge diyerek toz kondurmayanlar; 1937 meclis küşadı -açılışı zabıtlarına bakabilir.. Fotoğraf açıklaması yok. 2 Beğen · Yanıtla · 51h Aktif Gönderi Sahibi Necati Çavdar Adam FATİHA istemiyor ise ne yapalım.. Ağam gitim gördüm, inceledim. Eski Medeniyetlere ait TÜMÜLÜSler üzerine kurulan; Hiç bir müslüman TÜRK hakanı/başkanı mezarı veya türbesine benzemeyen ama Atinada ki pagan tapınağı benzeri ANITKABİR binasında Ne üzerine konulan 27 tonluk yekbare siyah taş da Ne de yakın zamana kadar nereye gömüldüğüngizlenen mezar odasında FATİHA, yani ALLAH dan rahmet dileme İSTEĞİ YOK.. Karşısındaki yatan MUSTAFA İSMET de öyle .... Fotoğraf açıklaması yok. 1 Beğen · Yanıtla · 51h · Düzenlendi Aktif Gönderi Sahibi Necati Çavdar Süleyman Gökçe ,Bu milletin arzusu, iradesi hilafına.. Türk’ün bölgede değil yaşaması var olmasına razı olmayanların arzularını yerine getirip oparasyon çekenlerin ham hayallerine milletin istiklal ve ikbalini ne açık getirip AYASOFYA ya kilit vuran kim olursa olsun doğru yapmamıştır.. Zira Ayasofya; ne bu millet nazarında ne de İstanbul'un ortasında “vatikanvari” Bizans hülyası kuranlar nezdinde sadece bir camii değil onun ötesinde anlamlar yüklenen bir şeydir. Ve Ayasofya ve çevresinde hesap yaparak memlekete millete operasyon çekme hazırlığındaki içerde ve dışarıda bazı art niyetlilere DEVLET aklı ; yerinde bir cevap verip hayallerinin boş ve işe yaramaz olduğunu ortaya koymuştur. Bunu kim yaparsa yapsın arkasındayız. HAK yerini bulmuş bina Mabet hüviyetine kavuşarak TÜRK ün İstiklal ve ikbal mührü vurulmuştur. “Ölü” arkasına da sığınmayın.. Çünkü.. Nemrutlar Firavunlar Hitler Stalinler Ebu cehiller ve zulüm işleyen tüm zalimler, ölüler;ebediyen lanetlenirler.. Ayasofyaları , asli işlevlerinden alaı koymak Hele hele milletin İstiklal simgelerinden birini ne ad altında olursa olsun kötü niyetlilerin niyetine açık hale getirmek ZULÜMdür.. 2 Beğen · Yanıtla · 52h · Düzenlendi Aktif Gönderi Sahibi Necati Çavdar Şu anda AKDENİZDE LİBYA DA Afrin vilayetimizde İdlip ilimiz de Ve de 15 Temmuzda tüm alanlarda TAARUZ halinde idi Yetmez mi Ve cihana karşı AYASOFYA da 2 Beğen · Yanıtla · 52h Süleyman Gökçe Necati Çavdar bugün yapılan ve bizimde desteklediğimiz güzel şeyleri ön plana çıkarmak için bu ülkenin kurucusuna hakaret etmeye gerek varmıdır ? Eğer Mustafa Kemal ve askerleri olmasaydı bugün Ayasofya ya pasaportla girerdik . Bence Müslüman ilk önce nankör olmayacak , yüz yüze gelmediği adamın arkasından konuşmayacak , hele ki ölmüş birinin arkasından asla hakaret etmeyecek . Bence siz Atatürk'ü bırakın da kendi imanınızı sorgulayın bu daha dürüstçe olur 2 Beğen · Yanıtla · 52h Süleyman Bülbül Süleyman Gökçe biraz tarih okursanız atatürkün maraşal olmadığını öğrenirsidiniz 1 Beğen · Yanıtla · 52h Süleyman Gökçe Süleyman Bülbül bugüne kadar çok tarih kitabı okudum siz hangisini tavsiye edersiniz ? Beğen · Yanıtla · 52h Süleyman Bülbül Süleyman Gökçe maraşal ne demek nasıl olunur Atatürk maraşal midir nasıl olmuştur tarih kitabı okuyabilen lerin anladığı bildiği bir tarih gerçeğidir haa şöyle olursa ki ilahlaştırdığın nesne veya şahsiyetlerin tarih sahifelerindeki yalancı kahramanlıklarını gerçek kabul etme rahatsızlığı zaten iman yoksunluğuna iman ekseninde ki kaymalara işarettir kiiiii ne okusan ne yazsan boş bom boştur bak Necati hoca Erdoğanı yerden yere vurur eleştirir de ama inanç yolunda kesilen pozitif kararlarını anında takdir de eder işte bu da nezcati hocanın kamili iman ışığında siyasete bakış açısıdır kiii Allah cc razı olsun bu siyaset üstü bir şeydir 1 Beğen · Yanıtla · 52h · Düzenlendi Süleyman Gökçe Süleyman Bülbül maraşallik payesini Tayyip Beye uygun gören ben değilim eğer eleştiri yapılacaksa ordan başlamak lazım , bu arada bende Ayasofya'nın açılmasını destekliyorum bu konuda fikrim net hatta bu konuda CHP bile itirazda bulunmadı . Ancaaak ben tarih kitaplarından Yunan ve Ermeni mezalimlerini çok okudum ülkemi bu durumdan kurtaran kişiyede elbette hayranlık duyuyorum . Size tavsiyem yeni düşmanlıklar yaratmadan Ayasofya'nın ibadete açılmasının keyfini sürün ve orayı fetheden Fatih'te layık çalışmalar içinde olalım 1 Beğen · Yanıtla · 51h Süleyman Bülbül Süleyman Gökçe nasıl ki yahudi Hristiyan örf adet ve an aneleri ni kanunlarını Türk devrimi adı altında yutturan bir İslam düşmanına meclis kararı ile maraşal ünvanı ad edilmiş Necati hoca da bu şekilde bir misilleme yapmış uygun ve doğrudur vesselam 1 Beğen · Yanıtla · 51h Zekeriya Çavuş Senin atan bu mu? Sopayı tutan kim ? acaba. Fotoğraf açıklaması yok. Beğen · Yanıtla · 51h Zekeriya Çavuş https://www.poltio.com/.../ataturkun-bu-ulkeye-yaptigi... Bu link i de bir zahmet ziyaret et ATATÜRK'ÜN BU ÜLKEYE YAPTIĞI BOĞULAN GENÇ KIZI KURTARIP KIYIDA TECAVÜZ ETMEYE BENZER. NECİP FAZIL KISAKÜREK'İN BU SÖZÜNE KATILIYOR MUSUNUZ ? POLTİO.COM ATATÜRK'ÜN BU ÜLKEYE YAPTIĞI BOĞULAN GENÇ KIZI KURTARIP KIYIDA TECAVÜZ ETMEYE BENZER. NECİP FAZIL KISAKÜREK'İN BU SÖZÜNE KATILIYOR MUSUNUZ ? ATATÜRK'ÜN BU ÜLKEYE YAPTIĞI BOĞULAN GENÇ KIZI KURTARIP KIYIDA TECAVÜZ ETMEYE BENZER. NECİP FAZIL KISAKÜREK'İN BU SÖZÜNE KATILIYOR MUSUNUZ ? Beğen · Yanıtla · 51h Zekeriya Çavuş Çok seviyorsan atanı bunu da deneyebilirsin https://yenidenergenekon.com/340-ey-hoca-bir-fatiha-da.../ 340) EY HOCA, BİR FATİHA DA ATATÜRK'E OKU! - Yeniden Ergenekon YENİDENERGENEKON.COM 340) EY HOCA, BİR FATİHA DA ATATÜRK'E OKU! - Yeniden Ergenekon 340) EY HOCA, BİR FATİHA DA ATATÜRK'E OKU! - Yeniden Ergenekon Beğen · Yanıtla · 51h Zekeriya Çavuş Ama maalesef Fatiha istemiyor ne atan ne onun yardakçısı Bir şunu diyen bir yazı '05:29 Siz 14Mart 19:24 %84 RUHUNA FATİHA YAZMAYAN 2 KABİR III' görseli olabilir Beğen · Yanıtla · 51h Süleyman Bülbül Süleyman Gökçe kırmızı çizgin buysa wah sana vahlar sana çünkü kırmızı çizgisi Allah Muhammet din düşmanı olanın çizgilerinin tümünün tamamı necis şeytan çizgisidir yaptığı işler mürted dir 2 Beğen · Yanıtla · 51h Süleyman Gökçe Süleyman Bülbül Allah ve Hz.Muhammete kim düşman ? Bir kişi öldükten sonra mezar taşı yapılır ve yaptıran ne yazdırdıysa taşta o yazar yatanın bu taşın üzerinde yazılanla ilgili bir sorumluluğu olduğunu düşünmüyorum. Ayrıca mezar taşının bile kime nasip olacağı belli olmaz Beğen · Yanıtla · 51h Süleyman Bülbül Necati Çavdar yaşarjende aynı şekilde İslam kuran düşmanı olarak yaşadı ölürken de öyle öldü ha kabül olmuş gizli tevbesi varda biz bilmiyor isek mesul de değiliz Müslümana yaşarken İslamı savunmak onun la alenen amel etmek farzdır Süleyman Gökçe yaşarken din adına hiç bir uyumu ameli olmayan üstelikte dinin kitabı kuran ile dalga geçen gökten indiği sanılan dogma diye ifade eden Allahın rasulüne Arap oğlu diyen bir Allah Muhammet ve din düşmanı kamal isimli dinsiz den bahsediyoruz sen kimden bahsediyor sun patron 1 Beğen · Yanıtla · 51h Süleyman Gökçe Süleyman Bülbül Prof.Dr. İsmail Yakıt hocanın Atatürk ve Din isimli kitabını okumanı tavsiye ederim , küçük ince bir kitap kısa sürede okuyabilirsin . Ayrıca Atatürk'ün imanını sen hangi yetkiyle sorguluyorsun "patron " bu yetkiyi sana kim verdi . Bence bizler kendi imanımızı korumanın derdinde olalım ölmüş bir insanın arkasından konuşarak bir yere varamazsınız Beğen · Yanıtla · 51h Süleyman Bülbül Süleyman Gökçe şimdi ismail yakıt ı boş ver sen Atatürkün alenen açık net İslam düşmanlığına bakacan ona yalan müşahitlikle din ve Allah sevgisini isnat edemezsin kimsede edemez adam din düşmanı adam kuranı alenen Red eden hiç bir yaşam şeklinde kuran ve hükümleri üzere örneği olmayan kamal dır o herhangi bir İslam ehlinin kırmızı veya başka bir çizgisi olamaz olamaz olamaz Beğen · Yanıtla · 51h Süleyman Gökçe Süleyman Bülbül edepli edebinden susar , edepsiz susdurdum sanırmış . Seni Allah'a havale ediyorum bu durumda Beğen · Yanıtla · 51h Aktif ⁠ Yanıt yaz... Vedat Keloglu Bu paylaşım buram buram yalakalik kokuyor. Allahın cahil yobaz çomarı! Senin mareşal ve gazi dediğin şahıs hangi savaşı kazanmış ta hangi cephede gazi olmuş? Bildiğim tek gaziligi var oda binmesini bilmediği attan düşerek gazi olmuştur.Sen çakma mareşal falan dediğin ve bilmeden eleştirdiğin Mustafa Kemal ATATÜRK 'ün kesip attığı tırnağı olamazsın.Hic birşey bilmiyorsan Büyük TAARUZ nedir kimlere karşı taaruz yapılmış ve nasıl dahice bir taktikle Ankara ya kadar gelen Yunan birliklerini Ege denizine kadar kim kovalamış?Senin yalakalik yaptığın şahıs daha üç beş metrekare lik Süleyman Şah Turbesini bile koruyamayip ülkemize kaçırmıştır. Neyse a haber izleyip tarihi de dizilerden öğrenen fesli deli kadirin öğrencileri tabiiki onun izinden giderler. 1 Beğen · Yanıtla · 51h Aktif Gönderi Sahibi Necati Çavdar Vedat Keloglu Bak vedat Sen bozuk plak gibi aynı yerdesin.. Biz çok şükür kimseye YALAKALIK yapmayız.. Tayyip beyi yeri gelince en sert eleştirenlerdeniz.. AKP nin zulmine de maruz kaldık.. Fakat.. En mühim İstikbal ve ikbal nişanelerimizden biri haline gelen idia ve ülkümüzün simgesi Ayasofya, iç deki dışda ki tüm şer güçlere rağmen aslına döndürülmüştür. Nokta.. Bunu yapabilmek her babayiğidin harcı değildir.. Hele hele İngiliz, Fransız Vatikan Atina ÇOMARLARI nın haddi hiç değildir.. Ayasofya nıın milletin ikbal ve istiklal nişanesi olarak asli haline döndürme KARAR ve İRADESİ Değil senin ve var ise torunlarının bu memlekete en cılız bağ ile ilişkisi olan tüm insanların faydasına olduğunu yaşayıp göreceksiniz.. Umar ve dileriz birilerine Kulluk dan kurtulup özgürleşerek akıl yolunu bulursunuz Beğen · Yanıtla · 51h · Düzenlendi Aktif Gönderi Sahibi Necati Çavdar Vedat, hakikaten böyle mi inanıyorsun Beğen · Yanıtla · 51h Vedat Keloglu Necati Çavdar hakkaten sen fesli deli kadirin saçma zırvalarına inanıyor musun? E tabii sürekli a haber ve Ak It tv izleyen çomarlardan başka ne beklenir ki korkarım siz bu hızla giderseniz mareşal başkomutan falan filan derken malum kainat padişahınızı mehdi bile ilan edersiniz. 1 Beğen · Yanıtla · 51h Aktif ⁠ Yanıt yaz... Osman Nuri Tek Gerekleri yazmışın eline diline sağlık hayırlı geceler diliyorum Beğen · Yanıtla · 51h Ahmet Akif Sarı Kardeşim bu tür bir paylaşım yapmanın ne gereği var,kime ne faydası var,kutuplaştırıcı olmanın ne gereği var. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün şahsiyetine saldırmanın bugüne ne faydası var.Bu tür bir mukayese neye ,kime hizmet eder bilmiyorum. Cumhurbaşka… Devamını Gör 2 Beğen · Yanıtla · 51h · Düzenlendi 1 diğer yanıtı gör Ahmet Akif Sarı Neyse kardeşim ,benim yorumumu anlayamamışsın,bu yazdığın yorum benim yazdığıma cevap değil,ben neye,kime faydası var bu ironinin demiştim.Neyse kapatalım konuyu..! Beğen · Yanıtla · 51h En Alakalı seçili olduğu için bazı yanıtlar filtrelenmiş olabilir. Melih Işcan AYASOFYA KARARINA MI SEVINELIM? 18 ADA'MIZIN IŞGAL'INE MI ÜZÜLELİM? Son dönem Osmanlı sadrazamı ve Islam alimi Sait Halim Paşa, Avrupa karşısında Islam dünyasının geri kalmışlığınin sebepleri üzerine pek çok eserler yazmıştır.. Sait Halim Paşa, Islam dünyasının, Avrupa karşısında geri kalmışlığınin sebebi olarak, "Eşyayı tanımak yerine, hep eşya ötesi aleme yönelen tefekkür geleneğinin sebep olduğu"nu ileri sürmektedir..Yani fikirlerimizin hep zihinden,(zan'dan) eşya'ya (gerçeğe) yansıması şeklinde oluştuğunu, oysa eşyadan(gerçekten)zihnimize yansıması şeklinde olması gerektiğini ısrarla söylemektedir..Ziya Gökalp, aynı hastalığı başka kelimelerle teşhis etmiştir. "Realite hükümleriyle, değer/kıymet hükümlerini karıştırmamak gerekir, Realiteyi tanımaksızın yola çıkılınca, varılacak nokta, realiteye mağlubiyettir" demektedir.. -Siyasal Islamcılar, Metodolojik olarak, dünyevi(realite)sorunlara hep, uhrevi(manevi ve hayali) açıdan bakarlar..Günümüz dünyasının karmaşık sorunlarına,1300 yıl öncesi indirilen ayetlerle yada, onun kifayet etmediği durumlarda, adına hadis denilen cahil sahabi rivayetleri ile bakmaktadırlar.Tabi bu bakış açısı ile, dünyevi sorunlara bir çözüm yolu bulamayışları da, yüzlerce yıldır ispatlanmasına rağmen, hala yanlışın farkında değiller..Kısacası, Siyasal Islamcılar, yüzyıllar önce, kaybettikleri elmas yüzüğü yanlış yerde arıyorlar. Ellerindeki olta ile dağda keklik avına çıkmışlar, Yada tüfekle sahilde balık avlamak istiyorlar.Gayretleri, eforları beyhude..Hem yönleri yanlış, hem de yöntemleri yanlış.. Aklı ve sorgulamayı öteleyip, nakli ve imanı öne alarak yola çıkılırsa, varılacak nokta, Ziya Gökalp'in dediği gibi, realite'ye (gerçeklere) mağlubiyettir. Bu kafa ile, bu bakış açısı ile doğruları(elmas yüzüğü) bulmaları mümkün değildir..Dünya'dan koparak, dünyevi sorunlara çözüm yolu bulunmaz! Biz Milliyetçiler ve siyasal islamcılar, oldum olası farklı dünyaların insanlarıyız..Şu 50 yıldır içinde yaşadığımız zaman diliminde, benim gözlemim şudur ki, Bizim gibi, tüm farklı görüşten yurdum insanlarına, sevinç ve elem veren pek çok olayda, siyasal islamcılar tepkisiz ve suskun kalırken, bizce önemsiz ve mantıksız olan pek çok konuya, bu vatandaşlarımız önem izafe etmektedirler.Buradan biz, yada onlardaki iman zafiyeti anlaşılmasın lütfen.Istiklal harbinde de, 12 Eylül öncesi çatışma ortamında da, Onlar "Hicret sünnettir!"deyip harpten kaçarken, Vatan için cihadı farz bilip, "Bayrak inmez, Ezan Susmaz!" diyenler bizlerdik.Anlaşamadığımız konuların en önemlisi, Akıl ile onun ürünü olan fikir ve düşüncedir..Akıl bizce, Imam Matturidi'nin dediği gibi, ayet kadar kutsaldır..Müslümanlık zaten akıllı ve hür insanlara farz kılınmıştır. Iman'ın kaynağı olan fikir, bilgiyle kazanılır..Bilmeden sorgulamadan fikir sahibi olunmaz, Fikir sahibi olmadan da inanıp, iman edilemez..Aklı ve fikri devre dışı bırakarak, nakledilen hadislere ehli sünnettir deyi önem izafe ederek inanmak, Allah'a şirk koşmaktır.. -Siyasal Islamcılar'la, aramızdaki en büyük tezatlardan biri de, Vatan konusudur.. -Vatan, biz Milliyetçiler için, çok kutsal bir kavramdır..Vatan, sadece bir yurt, yada toprak parçası değildir.Onlar, vatanın cansız, maddi unsurlarıdır.Vatan'ın manevi ve kültürel olan canlı unsurları da vardır.Onlar; dil'dir, din'dir, örf, adet gibi daha pek çok kültürel değerlerdir..Bize ait olan, bilerek yada bilmeyerek uyduğunuz, Milletimize ait tüm ortak değerlerimiz, vatanın canlı yaşayan ortak değerleridir. Bir halı deseni de, Bir kütahya çinisi de, bir minare sütunu da, Bir sofra adabı da,Yanık bir kaval sesi de, Söylenen bir memleket türküsü de, Davul-zurna eşliğinde çekilen bir halay ve dağ gibi bir zeybeğin yere diz vuruşu da, Er meydanında pehlivanların el ense çekişi de bize göre vatan'dır.Gurbette memleketimiz kadar, en fazla bizi biz yapan bu değerlerin de hasretini çekeriz.Cephedeki asker, bu ortak değerleri vatan bildiği topraklarda hür bir şekilde yaşamak uğruna düşmanla savaşırken şehit olur. Tabii, Siyasal islamcı'larımız için tüm bu kavramların hiç bir önemi yoktur..Ne düğün-dernek, ne davul-zurna, ne çekilen halay, ne söylenen türküler vel hasılı Türk'e ait olan hiç bir kültürel değerimiz,onlara göre rahmani(islami) değil.Varsa yoksa, bedevi arabın cahiliye dönemi gelenekleri..Bunları tek tek saymaya gerek görmüyorum. -Gelelim şu anki gündemimiz olan Ayasofya'nın cami olarak ibadete açılması olayına. -Bir önceki yazımda, Ayasofya ibadete açılsın, açılmasın konusunda ben bir yorum yapmadım..Ben sadece hiciv yaptım.Benim ülkemin insanlarını hele de müslümanlarını mutlu edecek her şeye ben de sevinirim.Ülke menfaati için benim kanaatim önemli değildir.Yalnız insan olarak da, milletçe de, ufak şeylere üzülüp, ufak şeylere sevinmeyelim isterim..Arzularımız, ideallerimiz, Hedeflerimiz büyük olmalı..Sait Halim Paşa ve Ziya Gökalp'in dediği gibi, Sanı'ların, zan'ların, sembollerin değil, gerçeklerin peşinde olmalıyız..Ayasofya'nın ibadete açılmasına sevinen müslümanımız, Sözüm size'dir; -1453 de Fatih'in Istanbul'u fethettiğini, Ayasofya'yı da Cami'ye çevirdiğini biliyorsunuz ama,1918 de Vahidettin'in Istanbul'un anahtarlarını Ingiliz komutana merasimle teslim ettiğini, ancak Mustafa Kemal'in onu tekrar kurtarıp,Türk Milletinin malı ettiğini görmezden geliyorsunuz! - Ege ve Akdeniz'de burnumuzun dibinde olan 18 Ada'nın Yunanistan tarafından işgal edilmesine sessiz kaldınız.Bu ada'ların yüzölçümü, Afrin, El Bab ve Idlip gibi bölgelerden daha büyüktür. Koyun Adasi:17.4 Km.2, Eşek Adasi:14.5 Km.2 Firnol Adasi:10 Km.2, Nergizlik Adasi: 6,6 Km2 Ayrıca; -Yunanistan, 2011 den bu yana Batı Trakya'da 60 Türk azınlık Okulumu kapattı.(Konu ile ilgili bilgiler, TC Dış Işleri Bakanlığı resmi Internet Sitesinde yayımlandı.) Buna karşılık, Türkiye'de 8 Yunan ve Rum Okulu açıldı. -2006 da Yunan işgali altında olan, Izmir "Koyun Adası"nda Yunan Üniversitesi açıldı.Üniversitede, Yunan Deniz Ticaret Filosu için kaptan ve gemi insanı yetiştiriliyor. -2012 Heybeliada Ruhban Okulu açıldı. -2013 de Gökçeada Rum Ilkokulu açıldı. -2015 de Gökçeada Rum Ortaokulu ve lisesi açıldı. - 2017 Yunan işgalindeki "Aydın Eşek Adası"nda Yunan Ilkoku ve Lisesi açıldı. -2017 de Yunan işgali altındaki "Aydın Hurşit Adası"nda Yunan Lisesi açıldı..Vatan topraklarına yönelik bütün bu tecavüzler karşısında, hiç bir Siyasal Islamci'dan en ufak bir tepki gelmedi.. NETICE OLARAK; -Siyasal Islamcılar için Vatan kavramı maalesef yoktur..Ne geçmişte, ne de günümüzde, Vatan toprakları işgal edildiğinde onlardan en ufak bir tepki göremedik.Onun için ne Atatürk'e, ne de Kuvayı milliyeye en ufak bir şükran borçları da yoktur..Onlar için Cami avlusundan başka kutsal bir mekan maalesef yoktur.. Saygılarımla. Mehmet Özcan....istifade ETMENİz dileklerimle 51h Aktif Gönderi Sahibi Necati Çavdar UŞİ ile ilgili bilgi eksikliği var.. Adalar; UŞİ ile bırakılmadı.. Başkenti işgal ederek kendi hükumetine DARBE yapıp güya iktidar olan İTTİHAT TERAKKİ ( İT'çiler ) iktidar olunca tüm batı dünyası onlara destek olacaktı..Maalesef öyle olmadı.. İTALYA, Traplusgarp ve adalarımızı işgal etti. Uşi de (1.Lozan) Traplusgarp-Libya- İtalya'ya verildi.Ancak daha evvel işgal edilen Rodos ve 12 adalar, Uşi ile İTALYA' ya ya boşaltma şartı getirildi. Balkan savaşlar sonrası da İTALYANLAR boşaltmadılar.. Son Lozan ile adalarımız da hukuken İTALYA'ın oldu.. 2. Dünya Harbinde de şartla bize bırakacaklardı.. Şart sebebi ile Kabul etmedik. Yunana kaldı.. Şimdi ise anlaşmada sayılmayıp hükmen bizim kayalıklara, adalar YUNAN işgalinde... Maalesef İşgal, ilhak ve hukuken bırakma karıştırılıyor. Bilindiği gibi bir yeri işgal edilse bile hukuken eski sahibinin sayılıyor.. Lozan'a kadar sadece adalar değil SUDAN bile Osmanlı mülkü sayılıyor idi..malesef a adları da Misak-ı Milli de asgari "vatan" toprağı ilan ettiğimiz yerleri Lozan da bıraktık/bırakmak zorunda kaldık Beğen · 51h · Düzenlendi Aktif Gönderi Sahibi Necati Çavdar Melih bey Hem üzülelim ve unutmayalım Ayasofya da yanlıştan dönüldüğüne de tedbir ve dikkati elden bırakmadan sevinelim.. ... Malum EGE Adaları yunana ait değildi..İtalya'nın işgalinde idi.. Lozan da İtalya ya bırakıldı..2 dünya harbinde biizmkiler.. Alaman korkusundan cesaret edemediler.. Yalnız, tarafsızlık şartıyla YUNAN'a kaldı..ayrıca adalarda oturan halkYUNAN değildir. Datçayı ziyaretimizde DATÇA çarşısında bir kahve yapan ADALI var.. O dedi ki "Yakın zamana kadar YUNANCA bilmezdik..Türkçe sonradanda 40 - 50 yıl italyan okulunda okuduğumuzdan İtalyanca konuşur yazarlar idik.. Yunan ADALARI alınca ada hlklarıb mecburen Yunanca uöğrendi . Fakat bizim konuşmamız hiç bir zaman Yunana uymadı.. Aksanımıxdan Fark hemen fark edilir.. O yüzden bizi hala kendilerinden saymaz.. Osmanlı olarak görüp potansiyel. Türkiye taraftarı diye muamele ederler.. Ediyorlar.. O sebeble ADALARA yunanistandan nufus kaydırması için orya yerleşen YUNAN a önemli teşvik veriyorlar" dedi.. Biz, Şam, beyrut, Halep, Musul vilayetlerimizde olduğu gibi adalarla kültürel ilişkimizi de kuramadık..Girit, Rodos ve adalardaki vakıf ve hayri kuruluşlarımızın da var olan hala devam etmesi gereken bağları kestik. .. Ancak ben ümitvarım.. Kale Nöbetçisi diye nitelediğim Terke mecbur olduğumuz vatan da kalanların torunlarından bir ablamız var.. Diyor ki.. Dedem babama bize söylerdiki Türk unutmaz.. Şimdi zordalar.. Kendileri ile meşgul. Ama mutlaka gelecekler.. Mutlaka bağ kuracaklar.. Bizde torunlarımızı böyle otive ediyoruz.. ... Evet, bekleyenler var.. Umar ve dileriz biz güç sahibi oldukça silahsız gönül fethi gerçekleşir... Libya anlaşması bir olumlu adımdır.. Eğer kuvvetli tutar isek YUNAN da Türkün dostluğu Ve korumasına can atar.. Adalarımız dostça kullanılacak alan olur.. Ben isterim ki Yunala bile konfederasyona yada AB gibi gevşek birlikteliğe gidilsin.. Zira Türkün korkacağı çekineceği bir durum yok.. Yeter ki kendi olsun.. Olabilsin Selamlarımızla Beğen · 51h Melih Işcan Duncan Gazetesi, Sayı 1 Great, man holding sign that says "10" çıkartması 51h Melih Işcan Yusuf Halaçoğlu'ndan Kadir Mısıroğlu Severlere Bilgi. Osmanlı Devleti, bugün 12 Adalar olarak bilinen adaları İtalya'ya bırakıyor. Sene 1912, Uşi Anlaşması'dır bu gördüğünüz anlaşma. İtalya'ya bırakıyor fakat geçici olarak. Anlaşma şartlarına uyulduğu takdirde adalar tekrar Osmanlı Devleti'ne geri verilecek. Fakat şartlara uyum sağlanmıyor. Bu yüzden 3 yıl sonra yani 1915'te Londra'da bu konu gündeme geliyor ve Londra Paktı denilen anlaşmada bu adaların tamamı İtalya'ya bırakılıyor. Bakınız itiraz eden hiçbir padişah yok. Hiç sultan yok. Adaları İtalya'ya bırakmakla kalmıyorlar aynı sene bir de Çanakkale Boğazı'na dayanıyorlar ve Çanakkale Savaşı'nı yapıyoruz. Yani 12 Adalar önce Uşi'de, sonra da 1915 Londra'da İtalya'ya verilmiştir. Osmanlı temsilcilerinden biri Rumbeyoğlu Fahreddin Bey'dir. Bu adam kim mi? Türk milleti bir milli mücadele verirken, Kuvayı Milliye'yi kurmuşken, bu adam Kuvayı Milliye'nin karşısına Damat Ferit'in kurduğu Kuvayı İnzibatiye ile çıkan adamdır ve Yunan ordusunun yanında olmuştur. Savaş kazanılınca sürgün edilenlerin arasında yer almıştır. 12 Adaları İtalya'ya bırakan heyetin içerisinde bu adam vardı. Şimdi asıl olaya gelelim... Uşi Anlaşması'nın ismini aldığı Uşi, Lozan şehrinin bir semtidir. Bu yüzden 1912'de imzalanmış olan Uşi Anlaşması, İtalyan tarihinde Lozan Anlaşması olarak geçer. Fakat bizim bildiğimiz yani 1923'te imzalanan Lozan Barışı ile bu anlaşma birbirine karıştırılmasın diye bu anlaşmaya Uşi denmiştir. İşte arkadaşlar sahte kiralık tarihçiler, yani Kadir Mısıroğlu, Armağan ve çetesi, bu durumdan faydalanıyor ve 12 Adaların Lozan Anlaşması'nda gittiğini söylüyorlar. Halbuki o Lozan başka, bu Lozan başka. Ne yazık ki bunu bütün millete yutturdular ve böylece milletimizi Lozan barışına düşman ettiler. Bizim bildiğimiz Lozan Anlaşması'nda ise bilakis Ege'de birçok ada Türkiye'ye geçmiştir. Türkiye'ye Lozan Anlaşması ile geçen bu adalar ise, son 10 yılda Yunanistan'a bırakılmıştır. Bugün Yunan papazların mangal yaptığı Ege adaları, uluslararası anlaşmaya göre halen daha Türklerindir. Umulur ki bol bol paylaşılır, gruplara atılır, milletimiz bilgilendirilir... 51h Melih Işcan Bir şunu diyen bir yazı 'Patmos Lipsi eros TURKEY Kalymnos Kos Astipalaia ദa Nissiros Tlilos SIMI Halki Rhodes Karpathos Greece Kassos Turkey' görseli olabilir 1 51h Melih Işcan Necati Bey; benzetmelere destekçilerde yeni sıfatlar eklenmekte;"PEYGAMBER...MESİH...MEHDİ...."bunlarda çok uygun benzetmeler .!!??.Ama şuna inanıyorum..muhafazakar kesim;ibadet,inanç,kıyafet gibi konulardan ziyade başında olacak insan arayışında ....binlerce senedir inanç sistemi ölmüşleri ve fikirleri ile yaşamını sürdürürken; yani zahir ile yaşarken ;bu dünyada var olan insan üzerinden yönetilmenin rızasına ulaştı....Yani bugünleri yaşarken MUTLU OLMA İŞTAHIMIZ v yeni yeni gelişiyor.... 51h 1 diğer yanıtı gör Aktif Gönderi Sahibi Necati Çavdar Meep Laughing, crying with laughter çıkartması Beğen · 51h En Alakalı seçili olduğu için bazı yanıtlar filtrelenmiş olabilir. Abdullah Dede Cehilce ve kirli bir aklın hezeyanı. İçinin kirini akıtma zsayfası değildir bu sayfa... Müzik notası olmadan harp edemeyen mareşal. diye başlar biri söver, sayar. seviye yerlerde sürünüyor. KINIYORUM. 1 51h Melih Işcan 0:00 / 0:00 52h 2 diğer yanıtı gör Melih Işcan Yüzyıllardır ayakta duran bir kiliseyi bir kararla camiye çevirdiğinizi ilân edersiniz, tarihi “Saray Vakanüvisti” kıvamında olan senaristlerin dizilerinden öğrenen cahilleri sevindirirsiniz. Ben dini yapıların da ruhu olduğuna inanırım, ne yaparsanız yapın Ayasofya’nın yapılışındaki ruhu rehin alamazsınız. Ayasofya’nın İmparatorluk Kapısı’ndan girdiğinizde hemen başınızı kaldırıp baktığınızda tahtta oturan Hz. İsa’nın elinde tuttuğu bir kitap görürsünüz. Bu kitapta: “Barış sizinle olsun, Ben Dünya’nın Işığıyım” yazar. Kapıdan içeri girip kubbenin altına geldiğinizde de Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin nakşettiği Kuran-ı Kerim’in 35. ayeti olan Nur Süresi’ni görürsünüz: “Allah göklerin ve yerlerin nurudur (ışığıdır). Barışı size getirecek O’dur.” yazar. “Fatih Sultan Mehmet’in vakıf malıdır” demenize gelince: Fatih Sultan Mehmet o vakfı Ayasofya’nın korunması ve onarılması amacıyla kurmuştur, kendi mülkü sayılsın diye değil... O devirde parsel parsel devlet malını satmak, satın almak zimmetine geçirmek yoktu çünkü! Dünya mirası sayılan bir mabedi, sadece gelecek seçimdeki oy kaygısıyla bu tür çekişmelere alet etmek zafer kazandırmaz, kaybettirir. Geçmişteki padişahların kazandığı zaferlerle övünmek, kendi zaferleri olmayanların züğürt tesellisidir. Ayasofya içinde “Fetih Suresi” okumakla mabedi yeniden fethetmiş olmazsınız. Fethedilmiş yer aynı millet tarafından tekrar fethedilmez! Bu yapılanlar Cumhuriyet tarihinin kazandığı zaferleri küçümsemeye kalkanların hatta yok sayanların acizliklerini örtme çabasıdır. Ahtamar’da kiliseyi restore edip biz dünya devletiyiz diyenlerin Ayasofya’ya yaptıkları ikiyüzlülüktür. Ayasofya henüz kilise iken Eyüp Sultan dönemin İmparator’unun özel izni ile kilisede namaz kılıyor. Dilek sütununun çarprazında yer olan bu bölüm bu yüzden “Eyüp Sultan Makamı” olarak anılıyor. Kilisenin anlayışı ve hoşgörüsü bizde yok ki; müze olarak bile korunmasına tahammül edemedik. Aya Sofya, 'Kutsal Bilgelik' mabedi, olup biteni seyrediyor ihtişamından hiç bir şey kaybetmeden Ayasofya -i Kebir Camii oluşunu. Dilerim İslâm dininin tasvir yasağı nedeniyle, başka bir dinin tasvirleri “geçmişte yapıldığı gibi” ince sıvayla kapatılmaz! Ayasofya’nın efsanelerinden biridir: Ayasofya'nın orta kapısı üzerinde bir tabut var. Sarı pirinçten yapılmış bu tabutta Kraliçe Sofya yatıyor. Efsaneye göre bir tehlike var, "Bu tabuta sakın dokunmayın" deniyor. Çünkü tabuta el sürülürse büyük bir gürültü başlıyor ve tüm bina sallanmaya başlıyormuş... Dokunmazlar umarım! Mabed içinde en sevdiğim yazılardan birini anarak bitireyim. Ayasofya’nın içindeki Hünkâr Kasrı’nın üzerinde: “Mağrur olma Padişahım, senden büyük Allah var” yazar.” Ayasofya kimseye kalmamış yüzyıllardır, göçüp gideriz bize de kalmaz! Alev Başaran......güzel bir karşı görüş .Necati bey 3 52h En Alakalı seçili olduğu için bazı yanıtlar filtrelenmiş olabilir. Melih Işcan Süleyman sah turbesini Suriye'den kacirarak .getirildiğini alınan haz gibi ..T.C.kurlusundan beri var olan bir mülkü mülk ve halkını yeni kazanmis sevinç ve naralari heyecan ve komplekslerimizin tavan yaptığının göstergesidir. .seccadeni ale gel caminiz AYA SOFİA adında kilacagini namaz ne makbul namazdir..Allah kabul eder ..kalabalıklar la mutlu olmaya devam. 52h Aktif Gönderi Sahibi Necati Çavdar evet, yanlışları da var..Eleştirdik ,eleştiririz..Doğru olana da doğru deriz.. Çandarlı vs Fatih'e aman yapma diyerek devleti muhafaza için İstanbul fethine karşı çıkmıştı..Ancak Fatih, başka yanlışları da olsa Fetih kararı ile doğru olanı yaptı.. Ayasofya karaırı da Tayyip bey için öyle bir şey Beğen · 52h · Düzenlendi Ahmet Bekret Bu yorumu kiniyorum 2 Beğen · Yanıtla · 52h 16 Yanıtı Gizle Aktif Gönderi Sahibi Necati Çavdar evet yalan söylüyorsunuz.. Ayasofya da aleni ve hür bir şekilde NAMAZ ve Ezan; KAMAL ve hempalarınca yasaklandı.. Sonra müze yapıldı.. ve de 80 de Demirel hükümeti; Hünkar mahfili denen ek bina da Namaza izin verdiler..Tek minarede EAZAN okundu. 80 darbesinde yine KAMAL ve de ABDnin OUR BOYSları (KENAN EVREN) ; NAMAZ ve EZAN'ı yasakladı.. Rahmetli Özal, Hünkar Mahfilini yeniden İbadete açarak Ezan okuttu.. O gün bu gün Ezan okunur. Oraya imam da tayin edilmiştir..Tüm bunlar KAMAL diktasının şerrinden uzaklaşıp imkan bulunur ise AYASOFYA yı milletimizin arzusu istikametinde CAMMİ olarak kullanılması için atılan adımlar idi.. .Hünkar mahfili, Ayasofya içinde bir çok binalar gibi ek bina olup Ayasofya sayılmaz. Ancak Ayasofya da İBADET yasak idi.... Yapmayın .. Aklımızla da oynamayın.. Daha - dün kimi Kilise sevdalılarına ve de İstanbul’da Patrik devleti kurma heveslilerine yol vermek, iştahını açık tutma adına - MÜZE kalsın diyordunuz.. Şimdi ise zaten KAMAL döneminde de CAMİİ idi diyordunuz. Evet tapu, vakfiye vs ile tamamen CAMİİ idi.Fakat KAMAL diktası; kim adına yaptığı sence de malum olan çevreler için MÜZE yaparak Camii olarak kullanmayı YASAKLADI... KAMAL ve onun zihniyetinin bu memlekete hangi zararlı kötülüğünü kim önlerse önlesin teşekkür ederiz.. Ayasofya üzerinden milletimize yapılan Bir kötülük ortadan kaldırılmıştır.. Allah, cümlemize akıl fikir ve salih iman versin.. Beğen · Yanıtla · 51h · Düzenlendi Aktif Gönderi Sahibi Necati Çavdar TC Mustafa Zor sen milletin değerlerine yabancıysan elden ne gelir.. Sorduğun soruların tek tek cevapları yazıda var Fakat yazıya, konuya bakmadan resmi görip saldırıyorsun.. Varsın olsun.. Beğen · Yanıtla · 51h · Düzenlendi Aktif Gönderi Sahibi Necati Çavdar TC Mustafa Zor ne hakareti..sen kim adına Türkün idia, istiklal sembolünü kilitlersin..Buna cevap verin.. Sultan Erdoğan'ın elbet yanlışları var..Eleştiririz.Fakat bu AYASOFYA nın zincirlerini kırması tarihi hadisedir..Papadan, yamyama ve Türke , türkün iddiasına düşman olan herkesde acılar açtı..Sen git alamanlar başbakanlarına neden hala şansöyle der onu düşün..Ortada ROMA imparatorluğu mu kalmış.. Fakat milletlerin iddiaları, ülküleri var..Ayasofyaya kilit vurmak; Müslüman Türkün iddiasından vaz geçmek..istiklalini birilerinin eline bırakmak..hala Roma, Megola idea rüyasıu görenlere de fırsat vermekdir..Ayasofyayı asli haline getirmek de Türkün iddiasına geri dönmek ,istiklaline sahip olmak demektir... mesele üç kuruş hesabı yapılarak kapatılacak iş değildir. hala aynı bozuk plak gibi ekonomi der durursun.. madem ekononi ; KAMAL aga, AYASOFYaya kilit vurdu da ekonomi mi çoştu.Uzaya mı gitti..Halk çarıktan mı kurtuldu.. hesabıu sen yap..ikidebir sapla samanı karıştırma.. Rvarisi olduğunu iddia eden ŞANSÖLYE ye saygılar sun.. Beğen · Yanıtla · 52h · Düzenlendi Aktif Gönderi Sahibi Necati Çavdar Ahmet Bekret tartışmaya evet..Ancak küfür- hakaret yok..Selamlarımızla Beğen · Yanıtla · 52h Aktif Gönderi Sahibi Necati Çavdar Aliosman Sema Bozagci , tartışmaya evet..Ancak küfür- hakaret yok..Selamlarımızla Beğen · Yanıtla · 52h Aktif Gönderi Sahibi Necati Çavdar Mustafa KEMAL diye bilinen kişi malesef Anasının verdiği " Mustafa " ismini Hocasının verdiği " KEMAL" sıfatını kendi istek ve iradesiyle ATARAK Gresmen "KAMAL" oldu.. Ve öyle öldü Kafa kağıdına bir bak ne demek istediğimi anlarsın Mesala resmi isimleri Mustafa İSMET inönü Mustafa Fevzi Çakmak Mustafa Bülent Ecevit oldğu halde vatandaş ; Sadece İSMET, FEVZİ ve BÜLET i bilir Ve sizler?de KAMAL'ı hala MUSTAFA KEMAL diye biliyorsunuz ki Resmen öyle biri yok.. "KAMAL " demek hakaret ve alçaltma değil Kişiye ismiyle hitap etmedir.. Mesela sana " Ahmet" demek hakaret olmuyor ise KAMAL agaya da KAMAL demek hakaret değildir.. AGA , yada kızacaksın Hiç kızma SELANİKLiler sevdikleri ve büyük gördüklerine AGA derler.. Türkiyeye yerleşen SELANİK mıhacirleri de bahsedilen kişiye hep AGA diye hitap emişler..onunda hoşuna gitmiştir.. ... İnsanı sevip sevmemek kişinin kedine bağlı.. Gurur duymak da öyle.. İyi dileklerin için teşekür ederim.. Ancak HAK ve HAKİKATİ konuştuğum, yazcdığım için de ayrıca sevinmeli hatta gurur duymalısın.. Merak etme Bu ve benzer yazılarımız ilgili mercilerin denetiminden geçmiştir.. Belgesiz bilgisiz söz ve yazı sadır olmaz.. Siz iyi niyetliler, HAK ve HAKİKATİn peşinde olun.. Nice cüceler kahraman nice kahramanların cüce sunulduğunbir dünyadayız.. Selamlarımızla 1 Beğen · Yanıtla · 52h Aktif Gönderi Sahibi Necati Çavdar neden Ahmet, kınamanın sebeplerini maddeler halinde de yaz da millet öğrensin... Ayasofya ya kilit vuranları millet yıllarca kınadı...kına dı da darbeler ve dalavereler hariç hiç bir hür seçimde milletten oy alarak iktidar olamadılar.. Beğen · Yanıtla · 52h · Düzenlendi Aliosman Sema Bozagci Ahmet Bekret cok Iyi ediyorsunuz ... sizin gibi cahil ve tarihini bilmeyen sahislardan uzak kalmak lazim.... Mustafa ismine kurban olun Kemal ataturk Kim oldugunu ogrenin Beğen · Yanıtla · 52h TC Mustafa Zor Bu yorum , yorum olmaktan çıkmış tamamen Erdoğan güzellemesine dönüşmüş..T.C.Devletini kuran iradeye 80 senedir söven bu Din'ci güruh..Bu ülkenin bu milletin malı olan kamu mallarını sata sata bugün lere 500 milyar Dolar Gavura yapılan Borc ile geldi..Ülkede satılan Fiyaka bu , borç'la yaşam.. Artık duvara toslandı , gemi su alıyor...Kumarbazın Son Jokeri Ayasofya safsatasıda zamansız kullanılan kağıda döndü..Tek bildikleri hakaret , aşağılama , küfür başka bildikleri yok..Biliyoruz dedikleri sahte , uyduruk tarih..Onuda ya püküllü Kadir'den , ya'da sahtekar Necip Fazıldan öğrendikleri tarih'dir...Ekonomik Krizin üstünü Ayasofya örtüsü ile örtmeye çalışmak , ancak bir iki ay idare eder.Ya sonrası ! Gene hamaset , gene hakaret ! Türk Milleti bu içi boş söylemleri yemiyor artık. Beğen · Yanıtla · 52h TC Mustafa Zor Necati Çavdar Erdoğan Sultan'mı oldu ! Yoksa Halife mi ? Ne zaman ilan ettiniz..Benim bildiğim Sultan'lık rejimleri bildiğimiz Sudilerde olur , Burinide olur , BAE de olur , Kuveyt'de felan olur..Yahu , bu Arap hayranlığı Türk Milletine revamı görüyorsunuz.Oralarda biraz ortam karışsa ki karışacak. O sefil araplar hemen ilk fırsatda kafir dedikleri Avrupa ülkelerine kaçarlar..Allah korusun bizim ülkemizde karışsa , hiç bir kimse ne Arabistana gider ne de diğer Arap ülkesi olan Sultanların memleketlerine gider..Soluğu ya Yunan sınırında ya da Bulgar sınırında alırlar..Onun için bırakın bu Sultan sevdalığını.1923 de Cumhuriyetin ilanıyla Sultan'lık da , Saltanat'da SON BULDU...Saltanat sahipleri ingiliz gemileriyle vatanı terk etti...İkincisi... Fotoğraf açıklaması yok. Beğen · Yanıtla · 51h Aliosman Sema Bozagci Necati Çavdar aynen dayi ne kufur ettim nede hakaret... rabbime emanet olun selamlar 1 Beğen · Yanıtla · 51h TC Mustafa Zor Ikincisi...Ayasofya meselesi 1934 de o günün tarihi şartlarında (Rusyada Stalin devrimi olmuş , Almanya tüm avrupayı işgal etmeye soyunmuş , İtalya'da Faşist iktidar var) bu şartlarda , Atatürk Ayasofyayı Müze olmasına karar veriyor..2 sene sonra ise aynı Atatürk Ayasofyayı 1936 da Tapu kayıtkarına Cami olarak kayıt ettiriyor." Kebir Cami Şerifi" olarak işleniyor.Bu karar bile başlı başına çok çok önemlidir..Bunu o günkü bürokrasi yani Devlet aklı uluslararası strateji gereği dillendirmedi..Atatürkün dehası bu olayda'da ortaya çıktı. Ben birşey daha söyleyeyim.Bize burada eleştiri getirecekler olacaktır elbet.Ben şu kadarını söyleyim.Ayasofya zaten Cami olarak hizmet veren , ezanı okunan bir mağbet.Açık ibadet edilen kesimi var.Kimse burası Cami değil demiyor ki.Kimsede kullanılmasına karşı değil. 18 yıl bu iktidarın aklı neredeydi , niye şimdi.! Erken Seçim için olabilir...Her neyse ben genede şunu söyleyim ; Hangi iktidar Din sömürüsüne dayanmış yıkılmıştır...CHP iktidarı , genel sekreteri ve onun yanındakiler (K.Gülek ve arkadaşları) 1949 da Din derslerini ilk okula ders olarak Kabul etti.CHP iktidardan yıkıldı o gidiş , o gidiş...DP. Menderes 1957 de Said-i Nursi'nin cübbesini meydanlarda bayrak yapıp , propagandaya soyundu ! Ne oldu Amerikalı işbirlikçiler' ce Yıkıldı..Sülo Demirel 1960 ların ortasında Süleymancıların , Nurcu'ların sakallarını okşadı! Sülo yıkıldı..Haç ve Ümre turları düzenleyen ANAP ve Özal avenelerine ne oldu. Önce %20 sonra %3 ler le yıkıldı..Türk Milleti Din ile siyaseti ve Din dömürüsüne hiç pirim vermemiştir...Tayyip Erdoğan'da her iki eline Kur'an alıp meydanlara çıksa .Artık bu milletden Din kullanarak Oy alamaz. Zaten en son televizyon programında "Z" kuşağı bunu "OyMoyYok" diyerek sloganlaştırdı..Bunu gören Erdoğan son koz olarak AYASOFYA kartını oynadı...Ancak tutmayacak...Bu millet artık bunlara inanmıyor...Ben hem bunlara hem de Muhalefete inanmıyorum...Çünkü her iki tarafın yular'ıda Londrada.Bu Böyle biline...Rothschild ler 1916 da Hazar'dan , Batuma karadenize tren yolunu , gene Bakü'den iskenderuna sanırım 70 lerde (Bp) petrol boru hattını bu Rothschild ler boşuna döşemediler..Önce seni bir güzel Borçkandırır..Sonra masaya yeniden oturduğunda ! tavizlerin masaya konur...Aynen Arap Sultanlarına yaptıkları gibi...Sonra yandı gülüm keten helva misali , kafalar duvarlara vurulur...Gençler Son 200 yılı iyi okusunlar , oradan alınacak ders çok...Türk'ün tarihi Atatürk le yeniden yazılmıştır...Ne Mutlu Türküm Diyene...YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE. Beğen · Yanıtla · 51h TC Mustafa Zor Necati Çavdar niye saldırayım , benim garezim mi var Allah aşkına..Şimdi bu Tapu gerçek değil mi..? Ayasofya'nın bir kısmı zaten Cami olarak kullanılıyor , 5 vakit ezan okunuyor...Bunlar yalan mı...2 sene önce benim gördüklerim Selimiye camisi mi..yani biz gidip oraları görmedik'mi ! gördük , , , gördüğümüzü yazıyoruz....daha ne olsun...Ben Kılıçtaroğlunu sevmek zorundamıyım ! Tayyip Erdogan'ı takdir etmek mecburiyetim var mı...hayır yok...Bizde istiyoruz memleketimiz çok daha iyi , üretken olsun...Yanlış olanları yazmayalım mı ! Çekirdek , leblebi , börtü , böcek'mi paylaşayım...Ahan geldik , ahan gidiyoruz..yaş olmuş 66...Ankarda niye büyüdük biz....yaşadıklarımızı , bildiklerimizi , gördüklerimizi yazmayalım mı ağam...kurban olduğum ne yapalım ...Akit TV. mi , ülke tv. mi , kanal 7 mi , a Haber , beyaz tv mi , CNN , tgrt mi izleyim bunları mı izlememi istiyorsun......yapma ağam benden bunu isteme .Ben yoğum bu oyunda , beni yok say...hayırlı geceler. Beğen · Yanıtla · 51h TC Mustafa Zor Necati Çavdar benim için Cami olmuş , Kilise olmuş , Müze olmuş fark etmez.Önemli olan Memleketimin o andaki konjojtürel durumu ve alınan karar benim için yeterlidir...Biz insanımızın Mutluluğu , Refahı ve Huzurunu ön plana alıyoruz..Tarihi yapıların zaman içerisinde ihtiyaca göre görev üstlenmeleri.Memleketi idare eden ve bu konuda yetkili olanlara bu grev düşer...Bunları bahane ederek Laik ve Hukuk devleti olan T.C.DEVLETİ'nin kurucu lider ve kadrosuna yapılan haksız itham ve hakaretlere'de sesimiz çıkmayacak anlamına gelmez.Bu konuda dilimiz döndüğünce cevap vereceğimiz bilinmelidir.Selametle , iyi günler. Beğen · Yanıtla · 51h Ahmet Bekret Tek kelime herşey senin yoruminda açik Çakma ve kemal ismini kamal diye yazısindaki ard niyet yaziklar olsun ...... nasil oluyorda bu kadar siyasi ve nankör olabiliyorsun hayret oysa ben senin gençliginde ve halen sana gıpta ile bakiyor dum çok yanilmişim bir daha da yazmayacagim benim MUSTAFA KEMAL ATATÜRK düşmanligi yapanlarla işim olmaz festeki arkadaşlığımızida sonlandiriyorum 3 Beğen · Yanıtla · 52h Ahmet Bekret Sen kim oluyonda benim ismimi agzina aliyon hadsiz yüru gi Beğen

BU da BAŞBAKAN.... ve yorumlar

 https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/113784615410249 BU da BAŞBAKAN.. Mehmed Zahid Çalışkan S n s r d o o t p e 8 i   7 h 6 2 1 2 k...